Demirtaş: Parlamento'ya daha güçlü girip PKK'ya silah bıraktıracağız

HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, AK Parti iktidarına güvenmediklerini belirterek, "Sen iç güvenlik paketini Parlamento'dan tekme tokat geçirmeye çalışan bir iktidarsın. Senin neyine güveneceğiz?" dedi. PKK'nın silah bırakması gerektiğini...

Demirtaş: Parlamento'ya daha güçlü girip PKK'ya silah bıraktıracağız

HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, AK Parti iktidarına güvenmediklerini belirterek, "Sen iç güvenlik paketini Parlamento'dan tekme tokat geçirmeye çalışan bir iktidarsın. Senin neyine güveneceğiz?" dedi. PKK'nın silah bırakması gerektiğini...

03 Mart 2015 Salı 14:23
Demirtaş: Parlamento'ya daha güçlü girip PKK'ya silah bıraktıracağız
banner203
HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, AK Parti iktidarına güvenmediklerini belirterek, "Sen iç güvenlik paketini Parlamento'dan tekme tokat geçirmeye çalışan bir iktidarsın. Senin neyine güveneceğiz?" dedi. PKK'nın silah bırakması gerektiğini dile getiren Demirtaş, "Evet, PKK'ya biz silah bıraktıracağız, parlamentoya daha güçlü girip bunu başaracağız. Türkiye'de herkes iktidar ortağı olsun istiyoruz." ifadelerini kullandı.

Partisinin Meclis Grup Toplantısı'nda konuşan Demirtaş, sözlerine hayatını kaybeden Yaşar Kemal'i anarak başladı. İş güvenliği ve iş kazalarını eleştiren Demirtaş, AK Parti iktidarının tutumunu eleştirdi. "Hükümet para babalarına şu mesajı veriyor. Türkiye'de işçi çok ucuz, işçinin canı çok ucuz diyor. 10 işçi ölür 300 işçi ölür rahat ol diyor. Bu mesaj veriliyor. Aynı işçiler, o inşaatta can veren işçiler grev yapmış olsa, hakkını aramak için yolu kapatsa o işçiler orada önce öldüresiye döverler. Sonra içeri atarlar, arkasından ağır cezalar alırlar. İşçiye verilen mesaj da budur." diye konuştu.

"Dolar fırlıyor Cumhurbaşkanı'nın umurunda değil. Yeter ki faiz düşsün konut satışı canlansın işin sonrası kolay diyor. Seçim öncesi krizi olmasın diye elinden geleni yapıyor Cumhurbaşkanı." diyen Demirtaş, seçim öncesi üç ayı kurtarmak için çalıştığını söyledi. Seçim sonrasının ekonomide kıyamet olacağını bildiklerini ifade eden Demirtaş, ama seçim öncesi kriz olmasın diye uğraşıldığına dikkat çekti. Ekonominin patlayacağını ve bundan herkesin zarar göreceğinin altını çizen Demirtaş, "Seçimi kazanayım, gerisi umrumda değil. Kendi bakanını azarlamak, Merkez Bankası Başkanını vatan haini ilan etmek; herşey yapılıyor. Gözü dönmüş bir Cumhurbaşkanı var. Nasıl bir başkanlık sistemi olacağını bu uygulamalardan görebiliriz. Cumhurbaşkanı olarak hangi yasaya dayanarak Merkez Bankası'na talimat veriyorsun? Bu Anayasa beni bağlamıyor diyor. Seçimden sonra kendime yasa yapacağım diyor. Bunun için 400'cük vekil istiyor. Başka bir vaadi yok. Bunu durduracak güç HDP. Başka da hiç bir güç yok. Doların yükselişinden dolayı kur farkından dolayı 81 milyar borç atmış durumda. 60 tane saray parası havaya uçtu gitti. Ekonomi Bakanı istifa için gidiyor ama seçime kadar ikna ediliyor. Her gün Cumhurbaşkanı'nın hakaretlerine katlanmak zorundalar. Düşünün bir de Başkan olduğunu; düşünün ki bunlar 400 vekil almış olacak. En iyisi düşünmeyin; çünkü böyle bir şey olmayacak. Başkanlık sistemi adı altında diktatörlüğe izin vermeyeceğiz." şeklinde konuştu.

HDP-AKP ittifak iddialarına sert tepki gösteren Demirtaş, iddiaların seçim yürüyüşünü engellemeye yönelik komplo olduğunu vurguladı. "HDP konusunda kafa karışıklığı yapmaya çalışıyorlar." diyen Demirtaş, şöyle devam etti: "Seçim öncesinde AKP'yle anlaşmamız yoktur. Biz başkasının ilkesizliği üzerinden yeni bir yaşam inşaa etmeyeceğiz. Her yerde HDP'yi umut olarak, geleceğin kurtuluşu olarak benimsemiş olanlar bizim garantimizdir. Bu halk hareketi Türkiye'nin gerçek teminatı olmuştur. Panik bu nedenle giderek büyüyecektir. Bizi her türlü komplo ve iftira ile yıpratmaya çalışacaklardır. Kendi çirkinlikleri kapatılamayacak boyutta olduğu için bizi engelleyemeyecekler. Bize saldıranlar sadece kendilerini yıpratıyorlar. hükümetin her alandaki yanlışını eleştirmek bizim temel misyonumuzdur. Kimileri HDP'yi yanlış anlatmaya çalışabilir. Ama bizim görevimiz ana muhalefet görevidir. Ve mümkün olduğu ilk anda onun yerine geçmektir. Nasıl yoksul emekçi halk kitlesiyle bu mücadeleyi sürdürdüğümüz farkındayız. Sokağa, mahalleye temas eden bir partiyi Türkiye hiç görmedi. Gerçek bir halk hareketini Türkiye bu kadar yakından görmedi. Bütün dünya bizi izliyor. Proje partisi olarak gelenler bizi başka şeylere inandırmak istiyorlar. Bir halk hareketinin onları süpüreceğini tahmin etmiyorlardır. Biz yeni bir dikta rejimi için iktidara talip değiliz. Katılımcı bir iktidarı yaratmak istiyoruz. Bizim yeni muktedirlere yeni saraylara ihtiyacımız yok. Emek mücadelemiz var. Bizim emekçi iktidarına ihtiyacımız var. Genç arkadaşlarımızın, bu dönemde çalışmalarımıza katkı vermesi çok önemlidir. Biz genç arkadaşlarımıza güveniyoruz."

"Bugün Bingöl Üniversitesi'nde 8. gününde açlık grevi eylemindeki arkadaşlarımıza selamlarımı gönderiyorum." diyen Demirtaş, "Ben Bingöl Üniversitesi diyorum ama kendisi Elazığ'da kadrolu. Ama kendisi olsa iyi, kardeşi Burhanettin Baydaş'ı rektör yardımcısı yapmış. Mahmut Baydaş öğretim görevlisi. Bu Gıyasettin Baydaş üniversitede şirket kurmuş adeta. Şimdi öğrencilere kan kusturuyor. Kendisi AKP propogandası yapıyor. Bütün üniversite personeline AKP yandaşı gazeteye abone olma zorunluluğu getiriyor. Bu öğrenciler rektöçrün zulmüne karşı basın açıklaması yaptığında hemen soruşturma açıyor. Şimdi YÖK Başkanı'na sesleniyorum. Yenilir yutulur şeyler değil. Rektörün kardeşinin rektör yardımcısı olmasına nasıl müsade edersiniz? Bu rektör Kürdoloji Bölüm Başkanlığı yapıyor. Oradan da maaş alıyor. Fen Fakültesi'nden gelmiş 'Zazalar Kürt değil' diye yazı yazmış. Böyle 81 değil 810 tane de üniversite olsa yetmez. Ye ye bitmez. Buradan Bingöl Üniversitesi rektörüne sesleniyorum, çocuklara kalkan eller kırılır. Asla provokasyona mahal verilmeden Bingöl Üniversitesi'ne el atılması gerekir. Buradan Milli Eğitim Bakanlığı ve YÖK'e çağrı yapıyorum, göreve çağırıyorum.

Öcalan'ın silah bırakma çağrısına da değinen Demirtaş, "Geçen hafta hükümet ve HDP heyeti açıklama yaptı. Biz de ciddi bir emeğimiz var dedik. Elbetteki kesinlikle silahlar susmalı. Bu HDP'nin ve HDP'yi destekleyenlerin en büyük arzusudur. Demokratik siyasetten yanayız ve en kısa sürede bu çağrının yapılması için herkesin hazırlık yapmasını söyledik. Biz bu hükümetin barış getirmesine inanmıyoruz dedik. Bunu dersen barışı bozma noktasına geliyormuşuz. Hükümetle barış yolunda anlaşamadığımız şey bu: Onlar barışı satmak istiyorlar biz barışı halkımıza armağan etmek istiyoruz. Biz sizin bu ülkeye barış getireceğinize zerre kadar inanmıyoruz. Bu açıklama 7 ay önce yapılacaktı neden yapılmadı? Şu 7 aylık gecikmeyi neden söylemiyorsun? Neden biliyor musunuz, seçime yakın yapıp barışı pazarlamak için yaptılar. Biz yine de itiraz etmedik. Meclis kalan süreyi de iç güvenlik zırvasıyla geçirecek. AKP'ye güvenmiyoruz, güvenmiyoruz size, anlamıyo rmusunuz? Sen iç güvenlik paketeni Parlamentodan tekme tokat geçirmeye çalışan bir iktidarsın. Senin neyine güveneceğiz? İktidarsın ya. 10 tane hasta tutsağı bıraktırmadın ya. Onların dışarı çıkmasına son nefeslerini anasının babasının yanında vermesini engelledin ya. Hangi adımı attın da bizden hesap soruyorsun? Bugüne kadar hangi barış adımı attınız? Türkiye halklarına ne verdiniz ki ne istiyorsunuz? Bu hükümet bu ülkeye kalıcı barışı getiremez. Zihniyetleri buna uygun değil. Bu ülkenin gerilime ihtiyacı yok. Biz kendimizi halka anlatacağız kendimizi, biz AKP'nin minnetine ihtiyacımız yok. Böylesine zalim iktidara karşı direnmek bile kutsaldır. Silah mı bıraktırmak istiyorsunuz? Size gösterdiğimiz yol ortada. Öyleymiş gibi göstermeye çalışıyorlar. Biz de bunu halkımıza karşı ciddiyetsizlik olarak gördüğümüz için eleştiriyoruz. Evet, PKK'ya biz silah bıraktıracağız, parlamentoya daha güçlü girip bunu başaracağız. Türkiye'de herkes iktidar ortağı olsun istiyoruz." dedi.

"Şakran Cezaevi'nde çocuklara uygulananlar orta." diyen Demirtaş, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ'a seslenerek "O bakan nasıl o gece huzurla uyudu. Uçak olmazsa ben koşarak o cezaevine giderdim. Çocukları suça iten bizleriz. İlle birini cezaevine koyacaksınız kendinizden başlayın. Bu çocuklar cezaevinde bırakın çocukluklarını, insanlığını kaybediyorlar. Adalet Bakanı sayın Bekir Bozdağ insan olarak da sizi iyi tanırım. Lütfen bizzat bakan olarak oraya gidin. Sorumluların hakkından öyle bir gelin ki cezaevlerinde böyle bir şey yaşanmasın." ifadelerini kullandı.

9 Mart'ın nakil yapmak zorunda kalanların son tarihi olduğunu belirten Demirtaş, "7 Haziran'da sandık başında olamayacaksanız lütfen ayın 9'una kadar naklinizi değiştirin. Avrupa başta olmak üzere yurt dışındaki seçmenlerimiz hem seçmen kaydınız hem de naklinizi şimdi hemen yapın." diye konuştu.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner215

banner124

banner40

banner126