Günay, Türkiye'den IŞİD'e katılımları Meclis gündemine taşıdı

Bağımsız İzmir Milletvekili Ertuğrul Günay, Başbakan Ahmet Davutoğlu tarafından yazılı olarak cevaplandırılması için Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığı'na soru önergesi verdi. İzmir Milletvekili Ertuğrul Günay, Suriye’deki...

Günay, Türkiye'den IŞİD'e katılımları Meclis gündemine taşıdı

Bağımsız İzmir Milletvekili Ertuğrul Günay, Başbakan Ahmet Davutoğlu tarafından yazılı olarak cevaplandırılması için Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığı'na soru önergesi verdi. İzmir Milletvekili Ertuğrul Günay, Suriye’deki...

09 Mart 2015 Pazartesi 11:27
Günay, Türkiye'den IŞİD'e katılımları Meclis gündemine taşıdı
banner203
Bağımsız İzmir Milletvekili Ertuğrul Günay, Başbakan Ahmet Davutoğlu tarafından yazılı olarak cevaplandırılması için Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığı'na soru önergesi verdi.

İzmir Milletvekili Ertuğrul Günay, Suriye’deki otoriter rejimin dünyanın her yanından gelen silahlı militanlar eliyle yıkılmaya çalışıldığı akıl dışı ortamda, bölgede oluşan IŞİD (DAİŞ/ISIS) terör örgütünün, bugün Türkiye'nin de geleceğini tehdit eden başlıca sorun haline geldiğine dikkat çekti. Günay, "Yakın bir süre önce barışçı ilişkiler içinde bulunduğumuz bir komşu ülkenin yıkımına ve bir halkın mahvına sebep olan sürecin, çok uzun olmayan bir vadede, halkların vicdanında olduğu kadar, uluslararası yargı organları önünde de tartışılacağı açıktır. Yakın tarih bunun örnekleriyle doludur. Acısı hala yüreklerimizi dağlayan Yugoslavya iç savaşının üzerinden çok zaman geçmeden sorumlularının uluslararası yargı önündeki durumu ve sonları, hepimizin hafızasında unutulmaz izler bırakmıştır. Suriye'de yaşananların da benzer bir sonuca varacağı, insanlığın çok da gecikmeden bu muhasebeyi yapacağı açıktır. Onun için Türkiye'nin bu olumsuz gelişen süreçte, ileride değil yargı konusu, tartışma konusu bile olabilecek olaylardan özenle sakınması, ülkeyi uluslararası sıkıntılardan koruyacak önlemleri şimdiden alması siyasetin gereklerinin de ötesinde, bir yurtseverlik ödevidir." dedi.

Günay, şu soruları yöneltti: "Türkiye'nin Suriye sınırları ülkemizin en uzun kara sınırlarıdır. Bu sınırlarımızdan geçen çok sayıda genç yurttaşımızın IŞİD'e katıldığı Hükümet Sözcüsü Bakan tarafından açıklandı. Bu yurttaşlarımızın kimlikleri, yurt dışında kaldıkları süre, ülkeye dönüp dönmedikleri hakkında Hükümetinizin elinde bilgi var mıdır? Varsa nedir?

Basında yer alan haberlerde, Türkiye'den IŞİD'e katılanlar arasında onlarca kamu görevlisinin de bulunduğu iddia ediliyor. Bunlarla ilgili Hükümetinizin yaptığı bir araştırma var mıdır? Bu kamu görevlileri hangi kurumlara mensuptur? Bunlarla ilgili yapılmış bir resmi işlem var mıdır? Varsa nedir? Türkiye'den IŞİD terör örgütüne militan devşirme konusunda çalışan hücreler takip edilmekte midir? Bu konuda yapılmış bir resmi işlem ve varılmış sonuç var mıdır?

Dünyanın çeşitli ülkelerinden gelen çok sayıda IŞİD mensubunun Türkiye sınırlarından geçerek örgüte katıldığı, dünya basınında genel kabule dönüşmüş bir bilgidir. Türkiye sınırlarının bu ölçüde güvensiz olması, dünya ve bölge için olduğu kadar ve onlarda da önce Türkiye'nin iç güvenliğini de tehdit eden bir tehlike ve zaaf değil midir?

IŞİD mensuplarının Türkiye'ye rahatlıkla gelip gittiği, kendilerine sınır kapılarında engel olunmadığı, hastanelerde tedavilerinin sağlandığı haberleri Hükümetiniz tarafından takip edilmekte midir? Sınırların güvenliksiz hali nedeniyle bugüne kadar açılmış bir soruşturma ve tesbit edilmiş bir sorumluluk var mıdır?

İl valisinin de kabul ettiği üzere, Denizli Devlet Hastanesi'nde tedavisi yapılan IŞİD militanı hakkında yapılan işlem nedir? Bunun gibi Türkiye'de tedavisi yapılan IŞİD militanları var mıdır? Varsa haklarında ayrıca bir işlem yapılmış mıdır? Konsolosluk mensuplarının sâlimen ülkeye dönmesi karşılığında IŞİD'e karşılık olarak verilen mensupları arasında Türkiye'de öldürme olaylarına karışınlar da var mıdır? Yoksa, Ulukışla'da bir jandarma astsubayını, polisi ve kamyon şoförünü öldürenlerin davaları neden gıyaplarında sürdürülmektedir?

Süleyman Şah Türbesini kapsayan 10 bin metrekareyi aşkın alan uluslararası anlaşmalarda Türkiye toprağı olarak kabul ediliyordu. Türkiye sınırında türbeyi taşıdığınız alan bu tür bir uluslararası kabule dayanmakta mıdır? Dayanmıyorsa, bu, ülke toprağını başka bir devletin egemenliğine terk etmek değil midir?

Esad yönetiminin 6 ayda devrileceği, daha insanca bir düzen kurulacağı hayaliyle girilen bataklıkta, bugün döktüğü kanın yanı sıra insanlık tarihinin en önemli kalıntılarını ve Türk/ Osmanlı medeniyetinin eserlerini de yerle bir eden bir vahşet çetesi ortaya çıktı. Bu vahşet çetesinin daha fazla yayılmadan yok edilmesi ve bugün gelinen nokta yüzünden ileride Türkiye'ye sorumluluklar yüklenmesinin önüne geçilmesi için Hükümetinizin içerde ve dışarıda düşündüğü etkin önlemler var mıdır, varsa nedir?"



Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner215

banner124

banner154

banner126