Kılıçdaroğlu: Akan kanın sorumlusu Çankaya’da değil, 'Kaçak Saray'da oturuyor

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "7 Haziran’da seçim oldu, 8’inde Türkiye demokrasiye uyandı. Şimdi kaosta kendi iktidarlarını korumak istiyorlar. Akan kanın sorumlusu Çankaya’da değil, 'Kaçak Saray'da oturuyor. Akan kanın sorumlusu...

Kılıçdaroğlu: Akan kanın sorumlusu Çankaya’da değil, 'Kaçak Saray'da oturuyor

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "7 Haziran’da seçim oldu, 8’inde Türkiye demokrasiye uyandı. Şimdi kaosta kendi iktidarlarını korumak istiyorlar. Akan kanın sorumlusu Çankaya’da değil, 'Kaçak Saray'da oturuyor. Akan kanın sorumlusu...

23 Ağustos 2015 Pazar 15:51
Kılıçdaroğlu: Akan kanın sorumlusu Çankaya’da değil, 'Kaçak Saray'da oturuyor
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "7 Haziran’da seçim oldu, 8’inde Türkiye demokrasiye uyandı. Şimdi kaosta kendi iktidarlarını korumak istiyorlar. Akan kanın sorumlusu Çankaya’da değil, 'Kaçak Saray'da oturuyor. Akan kanın sorumlusu odur, kaosun sorumlusu odur, terörün sorumlusu odur. Kaçacak yeri yoktur. Yazık günahtır bu ülkeye, bu ülkenin insanlarına." dedi.

CUMHURBAŞKANI ŞEHİT CENAZESİNİ KENDİ ÇIKARLARI İÇİN KULLANIYOR

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, bugün toplanan CHP Parti Meclisi'nin açılış konuşmasını yaptı. Kılıçdaroğlu'nun gündeminde son günlerde artan terör saldırıları vardı. Kılıçdaroğlu, "Bizim toplumsal barışa ihtiyacımız var. Her gün şehit cenazeleri geliyor. Şehit cenazeleri üzerinden siyaset yapıyorlar bazıları. Akan kandan beslenen siyasetçiler var. Ülkenin cumhurbaşkanı şehit cenazesini siyasi çıkarları için kullanıyor. Elinde mikrofon şehit anneleri ağlıyor, gözyaşları içinde. Elinde mikrofon 'ne mutlu size' diyor, çocuğunuz şehit oldu." ifadelerini kullandı.

ÇOCUKLARINI NEDEN ASKERE GÖNDERMEDİN?

Ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a seslenmek istediğini belirten Kılıçdaroğlu, "Niye sen o mutluluktan kaçındın, hangi gerekçeyle kaçındın? Çocuklarını niye askere göndermedin? Bu ülkenin fakir fukara çocukları şehit oluyor, başlarında oturup edebiyat yapıyorsun. O annelerin dramını biliyor musun sen?Hani analar ağlamayacaktı? Şimdi kandan besleniyorsun." diye konuştu.

KAOSTA KENDİ İKTİDARLARINI KORUMAK İSTİYORLAR

Kılıçdaroğlu, akan kanın sorumlusunun da Cumhurbaşkanı Erdoğan olduğunu iddia etti. Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti: "7 Haziran’da seçim oldu, 8’inde Türkiye demokrasiye uyandı. Şimdi kaosta kendi iktidarlarını korumak istiyorlar. Akan kanın sorumlusu Çankaya’da değil, 'Kaçak Saray’da oturuyor. Akan kanın sorumlusu odur, kaosun sorumlusu odur, terörün sorumlusu odur. Kaçacak yeri yoktur. Yazık günahtır bu ülkeye, bu ülkenin insanlarına."

TÜRKİYE'Yİ BU HALE KİM GETİRDİ?

CHP lideri, şöyle devam etti: "Şehit cenazelerinde şehidin anne, babasını, yakınlarını görüyorsunuz. Emin olun insanın yüreği parçalanıyor. O annenin haykırışlarını dinleyen birisinin o gece uyumaması lazım. Uyuyamıyoruz da. 'Neredesin evladım' diye bağırıyor. Bu dramı bu tabloyu Türkiye’ye musallat eden kim? Bütün vatandaşlarıma sesleniyorum. Terörsüz bir iktidar devraldılar. Türkiye kan gölü içinde. Ateş çemberinde bir Türkiye. Kaosu yaşayan bir ülke Türkiye. Türkiyeyi bu hale kim getirdi? Önce bu soruyu otur kendi vicdanına sor. 13 yıldır bunlar yönetiyorlar, bir ortakları da yok, suçlayacakları hiç kimse yok. Kaçak Saray’dan yandan eleştiriler geliyor, 'ülkeyi bu hale muhalefet getirdi' diye. İnsanda biraz utanma olur, utanma. Ar damarı olur bir insanın. Muhalefet ne yaptı size. Siz önemli bir karar aldınız da muhalefet engel mi oldu? Kan gölüne çevirdiniz kaosun batağına soktunuz Türkiye’yi. Sizi uyardık ‘hayır’ dediniz bize, biz daha iyi yönetiriz dediniz."

ŞEHİT OLACAKMIŞ BEYEFENDİ, 20 KORUMAYLA GEZİYOR

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, ardından konuşmasında şehit olmak istediğini söyleyen Enerji Bakanı Taner Yıldız'ı hedef aldı. Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu: "İşi o boyutlara getirdiler ki bunlardan birisi de kalktı dedi ki; 'benim de arzum ben de bir gün şehit olmak istiyorum'. Yani bu ülkenin insanları ile ancak böyle dalga geçilir. Şehit üzerinden yapıyorlar. Bunu söyleyen bakan da 20 korumayla geziyor, şehit olacakmış beyefendi. Altında da kurşun geçirmez araba üstelik, şehit olacakmış bu beyefendi. Sen şehit olmak istiyorsan o koltuğu bırak, kırmızı plakalı arabayı da bırak, korumaları da bırak. Yandaşının maden şirketine git, orada işçiler nasıl çalışıyorsa öyle çalış bakalım. O zaman şehit olursun. Ben sana yolunu göstereyim. Yapabilirler mi bunu? Yapamazlar. Çünkü onlar her şeyi sömürdükleri gibi şehitliği de kendi çıkarları için sömürmeye başladılar. Bakın Erzurum’da bir şehit yakını, şehidin amcası ne söylüyor? ‘Cumhurbaşkanı bununla gurur duysun’ diyor. Diyordu ya ‘ne mutlu anneler şehit verdi’ diye. ‘Kardeşi kardeşe kırdırıyor. Kendi kardeşimi gönderdim cesedini alıyorum’ diyor. ‘Cumhurbaşkanı bunu bilsin ben bunu bu yaşa getirene kadar ne çektim biliyor mu.’ Allah’tan hiç korku yok. Emin olun Allah’tan korktuğu konusunda ciddi endişelerim var. Allah’tan korkan bunu yapmaz. Vicdanı olan bunları yapmaz."

ALLAH ŞAHİT, ONLAR EL VERMEDİLER

Kocatepe’de katıldığı bir şehit cenazesinde şehidin babasının kendisine söylediklerini aktaran Kılıçdaroğlu, şu ifadeleri kullandı: "Şehit babası bana da, Davutoğlu’na da, Bahçeli’ye de aynı şeyleri söyledi. ‘Bizim ocağımız söndü başkalarının ocağı sönmesin. Neden bir araya gelmiyorsunuz, neden hükümet kurmuyorsunuz? Niye birleşmiyorsunuz?’ Bu şehit babasına sesleniyorum: Sevgili kardeşim. Bu tabloyu senin istediğin noktaya getirmek için ben elimden geleni yaptım, Allah şahittir. Kişisel çıkar gütmedim, parti çıkarı gütmedim. Sadece sadece bu ülkede kan akmasın, analar ağlamasın diye elimden gelen her şeyi yaptım. Her şeyi yapım. Senin için yaptım. Bu ülkenin güzel insanları için yaptım. Ama onlar el vermediler. Kaosu tercih ettiler. Bir araya gelmediler. Gelmek istemediler. Çünkü onların derdi senin çocuğun değil. Onların derdi kendi koltukları. Bunu çok iyi bilmeni isterim."

ZENGİNLEŞME ARACI OLARAK SİYASETİ SEÇENLER AĞIR BEDELLER ÖDETTİLER

Kılıçdaroğlu, değerlendirmelerini şöyle sürdürdü: "Bu ülke bu noktaya kolay gelmedi. Bilinçli olarak getirildi. Bir kaos ortamı yaratıp ‘bakın bizi seçmediniz ülke bu hale geldi’ bu mesajı vermek istiyor sana değerli vatandaşım. ‘Neden oyunu bana vermedin, ben de sana göstereceğim.’ Senin iradene saygı duymuyor ki kendi iradesini sana kabul ettirmeye çalışıyor acıyla ve gözyaşıyla. Buna izin verme. İzin vermemeliyiz. Yazık oluyor bu ülkeye. Hepimizin görevi bu. Eksiğim, yanlışım kusurum varsa bana söyle. Yoksa elini vicdanına koy ve sandığa giderken düşün. Yeter de artık yeter. Bakın dolar yükseliyor. Diyor ki ‘dolar yükseldi bizim kaygımız yok’ Sizin zaten kaygınız olamaz ki siz çok memnunsunuz. Vatandaşın dolar hesabı mı var, sizin dolar hesabınız var. Siz dolar yükseldikçe köşeyi dönüyorsunuz. Siyaset samimiyet işidir, doğruluk işidir, hesap verme işidir, ülkeyi düşünme işidir, işsizleri düşünme işidir. Bunları bırakıp siyaseti araba koltuğa indirgeyen, zenginleşme aracı olarak siyaseti tercih edenler bu ülkeye ağır bedeller ödettiler. Daha düne kadar ayrım yapıyorlardı, etnik kimlik üzerinden siyaset yapıyorlardı. İzin verme. İnanç üzerinden siyaset yapıyorlardı. İzin verme. Yaşam tarzı üzerinden siyaset yapıyorlardı. İzin verme. Beraber vermeyelim."

CHP'DE O KADAR KARAKTERSİZ İNSAN YOK

Konuşmasının sonunda Kılıçdaroğlu'na seçim hükümeti için 'CHP’li milletvekillerine veya eski milletvekillerine teklif geleceği' iddiaları soruldu. Kılıçdaroğlu, "CHP’de o kadar karaktersiz insan yoktur." cevabını verdi.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner215

banner124

banner154

banner126