Öztrak: Hukuk 12 Eylül’de bile bu kadar iktidarın sopasına dönüşmedi

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı ve Tekirdağ Milletvekili Faik Öztrak, "Bugün yaşadıklarımızı biz 12 Eylül dikta rejiminde bile yaşamadık. Hukuk, 12 Eylül’de bile bu kadar iktidarın sopasına dönüşmedi." dedi.Öztrak,...

Öztrak: Hukuk 12 Eylül’de bile bu kadar iktidarın sopasına dönüşmedi

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı ve Tekirdağ Milletvekili Faik Öztrak, "Bugün yaşadıklarımızı biz 12 Eylül dikta rejiminde bile yaşamadık. Hukuk, 12 Eylül’de bile bu kadar iktidarın sopasına dönüşmedi." dedi.Öztrak,...

16 Eylül 2015 Çarşamba 16:38
Öztrak: Hukuk 12 Eylül’de bile bu kadar iktidarın sopasına dönüşmedi
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı ve Tekirdağ Milletvekili Faik Öztrak, "Bugün yaşadıklarımızı biz 12 Eylül dikta rejiminde bile yaşamadık. Hukuk, 12 Eylül’de bile bu kadar iktidarın sopasına dönüşmedi." dedi.

Öztrak, Meclis'te basın toplantısı düzenledi. Türkiye’nin sıkıntılı bir dönemden geçtiğini, her gün şehit haberleri geldiğini dile getiren Öztrak, dün de Hakkari ve Mardin’de 5 polisin şehit olduğunu hatırlattı. "Milletinin canını, askerini, polisini koruyamayan, görevini ihmal ettiğini itiraf eden AKP kadroları, bugün de milletin malına, mülküne, haber alma özgürlüğüne göz dikmiştir." diyen Öztrak, şöyle devam etti: "AKP kadrolarına giderek hukuk ve piyasa düşmanlığı hakim olmaktadır. Nitekim son AKP kongresinden sonra da en azından piyasa ve hukuk sözünü söyleyen kadroların da önemli bir tasfiyeye uğradığı dikkat çekmektedir. AKP kadroları uzunca bir süredir muhalif gördükleri şirketlere, basın kuruluşlarına baskılar yapıyor. Bugün bunun son örneği Kayseri’de yaşandı. Boydak grubunun yöneticilerinin gözaltına alındığını basından öğrendik. Gerekçe, nitelikli yağma. İlginç bir takım cürümlerin icat edildiğini görüyoruz. Elbette bir suç varsa bu usulüne uygun olarak soruşturulmalıdır. Ancak iş dünyasına dönük operasyonların epeydir davul ve zurna eşliğinde yapıldığını görüyoruz. Ünlü bir Fransız devlet adamının söylediği gibi 'Adaletsiz bir ülke mezbahadan başka bir şey değildir.' Hukuku, siyasetin bir aracı haline getirirseniz, gün gelir bundan en çok bunu yapanlar, buna sebep olanlar üzülür. Yargı kararlarının 'yok hükmünde sayıldığı', Anayasa'yı korumakla yükümlü olanların Anayasa'yı ilga ettiğini açıkça itiraf ettiği, hukukun fiili duruma uydurulmaya çalışıldığı günlerden geçiyoruz. Yönetimde keyfilik her geçen gün artıyor. İş adamlarına ve basına yapılan baskılar dikta rejimlerini aratmıyor."

BUGÜN YAŞADIKLARIMIZI 12 EYLÜL DİKTA REJİMİNDE BİLE YAŞAMADIK

Medyada bazı tetikçilerin hedef gösterdiğini, hukuğun ise bu hedefler üzerinden lazer güdümlü füze gibi kullanıldığını savunan Öztrak, şunları kaydetti: "AKP milletvekilleri medya organlarını basıyor. 'Bunlar dayaktan anlar' diye kabadayı ağzıyla konuşuyor. AKP yönetimi ise bu milletvekilini uyarmak ve ceza vermek yerine bu milletvekilini sahipleniyor, yaptıklarına ortak oluyor. Gerçi bunlar sadece bugün yaşanan şeyler değil. Türkiye 2007’den sonra bu olaylara şahit olmaya başladı. 2009’da Doğan Grubu'na büyük vergi cezaları kesildi. 2013’de Koç Grubu'nun aldığı otoyol ve milli gemi ihaleleri iptal edildi. Aynı gruba ait TÜPRAŞ’a maliyeciler polis eşliğinde baskın yaptı. TÜSİAD başkanları üzerlerinde kurulan baskılara dayanamadı ve istifa etti. Dün bu gruplara yapılan baskılara itiraz eden iş dünyasının nadir gruplarından Boydak Grubu'na bugün baskın yapıldı. Bugün yaşadıklarımızı biz 12 Eylül dikta rejiminde bile yaşamadık. Hukuk, 12 Eylül’de bile bu kadar iktidarın sopasına dönüşmedi."

HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜNÜ ZEDELERSENİZ YATIRIM OLMAZ

Baskın yapılan, ceza kesilen şirketlerin önemli bir kısmının borsaya kote milli şirketler olduğuna vurgu yapan Öztrak, açıklamasını şöyle sürdürdü: "Milli değerler. Bu şirketler, değerler üzerinde yapılacak her haksız, davul zurnayla yapılan operasyon milletin dişinden tırnağından artırdığı tasarrufların eriyip gitmesi demek. Milli ekonomi lafını ağzından düşürmeyenlerin milli ekonomiye kestiği ceza bu. Bu yapılanlar sonucunda ülkede sadece sivil özgürlükler değil, ekonomik özgürlükler de daralıyor. Bakın geçtiğimiz yıl Türkiye, Ekonomik Özgürlükler Endeksi sıralamasında 6 sıra gerileyerek 178 ülke arasında 70’inci oldu. Yine aynı yılda Yolsuzluk Endeksinde dünyada puanı en hızlı düşen ülke biz olduk. Böyle bir ülkede elbette yatırım olmaz, olan yatırımlar da kaçar. Ekonomik büyüme hızımız yüzde 2-3 bandına sıkışmış durumda. İşsizimiz çok. Dün açıklandı son bir yılda işsiz sayısı 226 bin kişi artarak 2,9 milyona çıktı. Gençler arasında işsizlik oranı son 14 aydır düşmüyor. Haziran’da gençler arasında işsizlik, mevsim etkilerinden arınmış verilerle, yüzde 19,2’dir. Neredeyse her 5 gencimizden birisi iş ve istihdamdan mahrum. Bizim büyümek için, iş ve istihdam yaratmak için özel sektör yatırımlarına ihtiyacımız var. Bu ihtiyaç duyduğumuz yatırımları, hukukun üstünlüğüne zarar vererek, piyasa ile kavga ederek sağlayamazsınız."

OTORİTERLEŞME DEVAM EDERSE BÜYÜYEMEYİZ

"Bugün insani gelişmişlik bakımından dünyada ilk 20’de olan ülkeler demokrasi ile son 20’dekiler ise otoriter ve melez rejimlerle yönetiliyor." diyen Öztrak, "Türkiye’de yaşanan bu otoriterleşme süreci sona ermedikçe Türkiye’nin büyümesi zenginleşmesi mümkün değildir. Hukuk, adalet herkese lazımdır. Türkiye bunu geçmişte tecrübe etmiştir. Gelecekte de bunu tecrübe edecektir. Milleti kaos ve Recep Tayyip Erdoğan ikilemiyle tehdit ederek, zorla ve zorbaca anayasa ve demokratik teamüller çiğnenerek ülkemiz felakete sürükleniyor. Ben milletin ferasetinin buna izin vermeyeceğini ve millet iradesine kumpas kurup milli iradeyi ikmale bırakanlara 1 Kasım’da millet hak ettiği cevabı verecektir." ifadelerini kullandı.

'AK Parti İstanbul Milletvekili ve 5. Olağan Kongre Divan Üyesi Abdurrahim Boynukalın'ın tehdit içerikli sözlerinin' sorulması üzerine Öztrak, "Bir milletvekilinin millete örnek olması gerekir. Örnek olması gereken vekil zorbaca davranışlar içerisine girerse o zaman bunu tasvip etmek mümkün değildir. Hele hele bir de partisi ona sahip çıkıp kongresinde ona önemli bir görev verirse o zaman bunu hiç kabul etmek mümkün değil. Bu manzaralar bu ülkeye yakışmıyor. Hukuk devleti yok, can ve mal güvenliği yok." dedi.

'Halkbank Yönetim Kurulu Başkanlığı görevinden 27 Ağustos'ta sağlık gerekçeleriyle ayrıldığını açıklayan Hasan Cebeci'nin bizzat Başbakan Ahmet Davutoğlu tarafından görevden alındığının anlaşılması ve 3 damadı, 2 kızı, 8 yeğeni Halkbank'ta çalışır duruma gelmesiyle' ilgili bir soruya ise Faik Öztrak, "Diyorlardı ya bürokraside liyakata dayalı atama; işte liyakata dayalı atamadan anladıkları bu. Akraba, dost, ahbap çavuş; liyakat bu demek, işi iyi yapmak demek değil." karşılığını verdi.

'Teröre karşı yürüyüşte sadece Türk bayrağının taşınacak olmasıyla ilgili HDP’nin tepkisinin' sorulması üzerine de Öztrak, "Türk bayrağı ırkçılık değildir. Türk bayrağı Türk milletinin birliğini, beraberliğini temsil eder. Dolayısıyla milletin birliği, beraberliğinin söz konusu olduğu, bunun talep edildiği bir ortamda Türk bayrağının kullanılmasından da daha doğal hiçbir şey olamaz diye düşünüyorum." diye konuştu.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner215

banner124

banner154

banner126