Tanrıkulu: Faili meçhullerle ilgili devletin politikasında değişiklik yok

CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, 1990’lı yıllarda işlenen faili meçhul davaların sanıklarının ‘alenen korunduğunu’ belirterek, “Dün görülen iki ayrı davanın duruşmasında, faili meçhullerle ilgili devletin politikasında...

Tanrıkulu: Faili meçhullerle ilgili devletin politikasında değişiklik yok

CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, 1990’lı yıllarda işlenen faili meçhul davaların sanıklarının ‘alenen korunduğunu’ belirterek, “Dün görülen iki ayrı davanın duruşmasında, faili meçhullerle ilgili devletin politikasında...

04 Temmuz 2015 Cumartesi 12:30
Tanrıkulu: Faili meçhullerle ilgili devletin politikasında değişiklik yok
banner203
CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, 1990’lı yıllarda işlenen faili meçhul davaların sanıklarının ‘alenen korunduğunu’ belirterek, “Dün görülen iki ayrı davanın duruşmasında, faili meçhullerle ilgili devletin politikasında hiçbir değişiklik olmadığı bir kez daha ortaya çıkmıştır.” dedi.

Sezgin Tanrıkulu, faili meçhul davalarıyla ilgili yazılı açıklama yaptı. Tanrıkulu’nun açıklaması şöyle: “1990’lı yıllarda bir devlet politikası olarak uygulanan faili meçhul cinayetler konusunda yürütülen davalarda sanıkların alenen korunduğunu defalarca gözlemledik. Dün (3 Temmuz) görülen iki ayrı davanın duruşmasında, faili meçhullerle ilgili devletin politikasında hiçbir değişiklik olmadığı bir kez daha ortaya çıkmıştır. Şırnak’ın Silopi ilçesine bağlı Görümlü beldesinde 14 Haziran 1993’te altı köylünün askerlerce gözaltında kaybedilmesiyle ilgili dönemin Şırnak 23. Jandarma Sınır Tümen Komutanı emekli Tuğgeneral Mete Sayar ve diğer 5 sanık subay hakkında beraat kararı verilmesi sadece bir yargı skandalı değildir. Bu karar aynı zamanda yargının hala 'devlet refleksiyle' hareket ettiğini, devletin imajını adalete tercih ettiğini ortaya koymaktadır. Görümlü davası aynı zamanda 'güvenlik gerekçesiyle' nakledilmelerin 'aklama' yönteminin uzantısı, bir parçası olduğunu bir kez daha bize göstermiştir. Çünkü bu dava da güvenlik gerekçesiyle Ankara’ya nakledilmişti. 1990’lı yıllarda işlenen 19 faili meçhul cinayetle ilgili davada da başta dönemin Emniyet Genel Müdürü Mehmet Ağar olmak üzere sanıklar korunmaya devam ediliyor. Bu davanın da sanıkları aklama çabasının bir uzantısı haline getirilmesinden derin bir kaygı duymaktayız. Dün (3 Temmuz) Ankara’da gerçekleştirilen davada, duruşma için mahkemeye getirilmesi gerekirken İstanbul’dan ifade veren Ağar’a uygulanan ayrıcalık, davanın seyri konusunda önemli bir ipucu vermektedir. 1990’larda gerçekleştirilen suçların daha kapsamlı araştırılması ve soruşturmaların daha etkin bir biçimde sürdürülerek gerçeklerin su yüzüne çıkarılması konusunda yasal düzenlemelere büyük bir ihtiyaç vardır. Başta zamanaşımı olmak üzere bu tür suçların cezasız kalmasının yolunu açan tüm yasalar gözden geçirilmelidir. Hakikatleri Araştırma Komisyonu gibi bir formüle de hiç olmadığı kadar ihtiyaç vardır. Yeni Meclis’te, önceki dönemde bu konuda sunduğumuz tekliflerin hayata geçirilmesi için çok daha etkin bir çaba sarfedeceğimizin bilinmesi lazım. Hiçbir suçun hesapsız kapanmaması, işlenebilecek suçların da önemli bir engelleyicisi olacaktır.”
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner215

banner124

banner40

banner126