Tanrıkulu: Failleri koruyan ve kollayanlar, en az failler kadar suçludur

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Şırnak'ın Silopi ilçesinde Halkın Demokrasi Partisi (HADEP) yöneticileri Serdar Tanış ve Ebubekir Deniz’in kaybedilmelerinin 14. yıl dönümünde faillerinin hala aramızda...

Tanrıkulu: Failleri koruyan ve kollayanlar, en az failler kadar suçludur

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Şırnak'ın Silopi ilçesinde Halkın Demokrasi Partisi (HADEP) yöneticileri Serdar Tanış ve Ebubekir Deniz’in kaybedilmelerinin 14. yıl dönümünde faillerinin hala aramızda...

25 Ocak 2015 Pazar 15:31
Tanrıkulu: Failleri koruyan ve kollayanlar, en az failler kadar suçludur
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Şırnak'ın Silopi ilçesinde Halkın Demokrasi Partisi (HADEP) yöneticileri Serdar Tanış ve Ebubekir Deniz’in kaybedilmelerinin 14. yıl dönümünde faillerinin hala aramızda olduğunu söyledi. Faili meçhullerin aydınlatılması ve bu tür olaylarda zamanaşımının işlememesi için Meclis’e getirdikleri tüm tekliflerin AK Parti hükümeti tarafından reddedildiğini vurgulayan Tanrıkulu, "Failleri koruyan ve kollayanlar, en az failler kadar suçludur." dedi.

Yazılı açıklamasında CHP'li Sezgin Tanrıkulu, 25 Ocak 2001 tarihinde sivil kişilerce merkez karakoluna götürülmek üzere araca binmeye zorlanan Tanış'ın, daha sonra Jandarma Komutanlığı’ndan cep telefonuyla aranarak çağrıldığını hatırlattı. Bunun üzerine Jandarma Komutanlığı’na giden Ebubekir Deniz ve Serar Tanış’tan bir daha haber alınamadığını anlatan Tanrıkulu, şöyle dedi: "Tanış ve Deniz’in kaybedilişinin ertesi günü (26 Ocak 2001) Silopi’ye gitmiş ve çeşitli görüşmeler gerçekleştirmiştik. Tanış ve Deniz’in Jandarma Komutanlığı’na girdikten sonra bir daha çıkmadığına dair net göstergeler vardı. Ancak olayın basına yansıması üzerine Şırnak Valisi, 1 Şubat 2001’de yazılı bir açıklama yaparak, Deniz ve Tanış’ın 25 Ocak’ta gittikleri Jandarma Komutanlığı’ndan yarım saat sonra ayrıldıklarını ileri sürmüştü. Olay hakkında açılan soruşturma 9 Şubat 2004’te takipsizlikle sonuçlanınca AİHM’e taşınan davada tanık olarak dinlenmiş biri olarak, faillerin başından itibaren korunduğunu söylemem gerekmektedir. Nitekim Ağustos 2005’te kararını veren AİHM, yaşam hakkının ihlali ve kaybolmayla ilgili makamların yeterli araştırma yapmaması dolayısıyla Türkiye’yi toplam 150 bin Euro ödemeye mahkum etti. Aradan 14 yıl geçmiş olmasına rağmen failleri gün gibi ortada olan bu olayın Türkiye’de cezasız bırakılmış olması kabul edilemez. Faili meçhullerin aydınlatılması ve bu tür olaylarda zamanaşımının işlememesi için Meclis’e getirdiğimiz tüm teklifleri reddeden, bu konuda en ufak bir adım atmaya niyetlenmeyen AKP hükümetidir. Failleri koruyan ve kollayanlar, en az failler kadar suçludur."
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner215

banner124

banner40

banner126