17 Mayıs Dünya Hipertansiyon Günü

Acıbadem Ankara Hastanesi İç Hastalıkları Ve Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Alper Kırkpantur, 17 Mayıs Dünya Hipertansiyon Günü Dolayısıyla Yaptığı Açıklamada, Hipertansiyon İle Etkin Mücadelenin Önemli Bir Halk Sağlığı Sorunu Olduğunu Vurguladı.

17 Mayıs Dünya Hipertansiyon Günü

Acıbadem Ankara Hastanesi İç Hastalıkları Ve Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Alper Kırkpantur, 17 Mayıs Dünya Hipertansiyon Günü Dolayısıyla Yaptığı Açıklamada, Hipertansiyon İle Etkin Mücadelenin Önemli Bir Halk Sağlığı Sorunu Olduğunu Vurguladı.

17 Mayıs 2016 Salı 18:17
17 Mayıs Dünya Hipertansiyon Günü
banner203
Acıbadem Ankara Hastanesi İç Hastalıkları ve Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Alper Kırkpantur, 17 Mayıs Dünya Hipertansiyon Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, hipertansiyon ile etkin mücadelenin önemli bir halk sağlığı sorunu olduğunu vurguladı.
Acıbadem Ankara Hastanesi İç Hastalıkları ve Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Kırkpantur, 17 Mayıs Dünya Hipertansiyon Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, hipertansiyonun böbrek sağlığına olumsuz etkileri konusunda bilgi verdi. Hipertansiyonun erken devreleri, böbreğin damar yatağında meydana gelen değişiklikler ile karakterize olduğunu belirten Prof. Dr. Kırkpantur şunları dedi:
“Böbreğe gelen toplam kan akımı miktarındaki azalmaya rağmen böbreğin kendi iç düzenleme sisteminin (otoregülasyon) devreye girmesiyle, damar tonus (birçok kasta bulunan normal kasılma derecesi) değişiklikleri ile böbreğin süzme fonksiyonu korunmaya çalışılır. Bu sayede yüksek kan basıncının doğrudan böbreğin fonksiyonel birimlerine iletilmesi ve hasarı önlenmeye çalışılır. Bununla birlikte, devam eden hipertansiyon zamana bağlı olarak böbreğin boyutça daha küçük-büyük atar damarlarında ödem, kas kitlesi artışı ile giden daralmayla sonuçlanan dejeneratif değişikliklere yol açar. Odak olarak başlayan değişiklikler yüzde olarak daha büyük oranda böbrek yapısal birimlerini etkilediği zamanda böbrekten idrar yoluyla protein kaybına ve değişen derecelerde böbrek hasarı neticesinde böbrek yetmezliğine neden olabilir."
Türkiye 2014 Yılı Ulusal Nefroloji, Diyaliz ve Transplantasyon Kayıt Sistemi Raporu incelendiğinde 2014 yılında hemodiyalize yeni başlayan hastaların yüzde 28.4’ünde nedenin hipertansiyon olduğunun görüldüğüne dikkat çeken Prof. Dr. Kırkpantur, "Aynı rapora göre 2014 yılsonu itibariyle mevcut (idame) hemodiyaliz hastalarının yüzde 27.15’in de hipertansiyon bağımsız bir faktör olarak karşımızda durmaktadır. Dolayısıyla, sinsi düşman hipertansiyon ile etkin mücadele önemli bir halk sağlığı sorunudur” ifadesini kullandı.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner215

banner124

banner40

banner126