Aldatılma ya da terk edilme karşısında insanın ilk tepkisi intikam almak olabiliyor

İlişkilerde Aldatılma Ve Terk Edilme Karşısında Duyulan İntikam İsteğine İlişkin Tespitlerde Bulunan Uzman Psikolog Özge Genlik, Partnerler Arası Bağlanma Şekilleriyle İlgili Bilgi Verdi.

Aldatılma ya da terk edilme karşısında insanın ilk tepkisi intikam almak olabiliyor

İlişkilerde Aldatılma Ve Terk Edilme Karşısında Duyulan İntikam İsteğine İlişkin Tespitlerde Bulunan Uzman Psikolog Özge Genlik, Partnerler Arası Bağlanma Şekilleriyle İlgili Bilgi Verdi.

26 Temmuz 2016 Salı 13:02
Aldatılma ya da terk edilme karşısında insanın ilk tepkisi intikam almak olabiliyor
İlişkilerde aldatılma ve terk edilme karşısında duyulan intikam isteğine ilişkin tespitlerde bulunan Uzman Psikolog Özge Genlik, aldatılma ve terk edilme kavramlarının anne ile olan ilişkiyle bağlantısına işaret ederek, partnerler arası bağlanma şekilleriyle ilgili bilgi verdi.
“Aldatılma ya da terk edilme karşısında insanın ilk tepkisi intikam almak olabiliyor. Üzülmek ve öfke duymak son derece insani bir duygu ancak inceden inceye hesaplar yapmak ya da kendimize acı çektirmek doğru bir davranış mıdır?” sorusuna ilişkin çıkarımlarda bulunan Uzman Psikolog Özge Genlik, aldatılmanın deneyimlenmek istenen bir şey olduğunu belirterek şunları söyledi: “Aldatılma ya da terk edilme bir kişinin yaşamında deneyimlemek istediği eylemlerdir. Şöyle ki; aldatılan ya da terk edilen kadın veya erkek bunu kendisi isteyerek yaşamına çekmiştir buradaki çekirdek mekanizma bilinç dışı mekanizmada saklıdır, temeli anne-bebek bağlanmasında atılmaktadır. Aldatılma veya terk edilme kavramlarına yönelik kaygı/korku duyguları beraberinde sürekli ‘ya aldatılırsam, ne yaparım? Ya beni terk ederse vb. düşüncelerle desteklenen düşünce-duygu bileşimleri, annemiz veya bize birincil derece bakım veren kişi ile oluşturduğumuz bağlanma stili,aldatılma ya da terk edilme karşısında vereceğimiz davranışsal ve duygusal reaksiyonun en temel belirleyicileridir”.
Aldatan ve terk eden kişinin kendisini aldattığını ifade eden Genlik, “Aldatan ya da terk eden kişi ise; kendi kendisini terk eder veya aldatır. Aldatılan ya da terk edilen bir başkası değildir. Kişi kendisini aldatır veya terk eder. Burada bilinçdışının hedefi kişinin anne-bebek bağlanmasını farkındalık zeminine taşıyarak şifalandırmasını sağlamaktır. Bir çifti biraraya getiren bağlanma mekanizmasının temeli, dünyaya merhaba dediği ilk anlarda annesi ile kurduğu bağda atılmaktadır. Annesiyle güvenli bir bağlama ilişkisi geliştirmiş bireylerin yakın ilişki partnerleri ile de güvenli bağlanma ilişkisi geliştirdikleri ve ilişkilerindeki olumsuz nitelikteki çatışmalara yüksek bir farkındalık ile yaklaşarak ilişkilerini iyileştirmeye odaklanıp en az oranda aldatma eğilimine ya da terk etme eğilimine yönelen kişiler olduğu araştırmalar tarafından desteklenmektedir” diye konuştu.
Uzman Psikolog Özge Genlik bağlanma stilleriyle ilgili şunları aktardı: “Güvenli bağlanma stiline sahip kişiler, aldatılma ya da terk edilme durumlarına yönelik merceği kendi iç dünyalarına çevirerek; ilişki dinamiğinde kendi duygu ve düşüncelerini analiz etmeye yönelirler.”
“Güvensiz bağlanma stiline sahip bireyler ise partnerlerini en fazla aldatma veya terk etme eğilimi gösteren gruptur. Partnerlerin ilişki süreçlerinde yaşanan en ufak olumsuzluğa yönelik çareyi bir başka kişide aradıkları gözlemlenmektedir. Güvensiz bağlanma stiline sahip bir kişi aldatıldığında veya terk edildiğinde “intikam almak” isteyecektir. Çünkü aldatılma veya terk edilme kendi benlik değerine yönelik bir tehdit unsurudur.”
“Kaygılı bağlanma stiline sahip bireyler; kendilerinden çok partnerlerine güven duyan bireylerdir. Genelikle uzun süreli ilişki deneyimlemekten kaçınırlar çünkü partnerleri tarafından aldatılma korkuları vardır. Bu nedenle kısa süreli ilişkileri deneyimlemeye daha yatkın olan kaygılı bağlanma stiline sahip bireyler aldatılma veya terk edilme söz konusu olduğunda kendilerini “suçlu” hisseder ve kendilerine acı çektirecek düzeyde “üzüntü” duygusunu deneyimlerler.”
“Kaçıngan bağlanma stiline sahip bireyler ise; partnerlerinden ziyade kendilerine daha fazla güven duymaktadırlar. Partnerlerine sürekli olArak yönelttikleri sürekli “güvensizlik” duygusu ilişki zeminini de zamanla yıpratır. Partnerin sürekli telefonlarının karıştırılması, sürekli yapılan sorgulamalar vb. karşı tarafı tükenmişlik noktasına getirerek ilişikiyi besleyecek duygusal ve fiziksel yakınlık ihtiyaçlarını bir başkası ile giderme ihtiyacını doğurmaktadır. Araştırmalara göre; kaçıngan bağlanma stiline sahip bireyler en fazla tek gecelik ilişkiler tercih eden bireylerdir. Kaçıngan bağlanma stiline sahip birey aldatıldığında veya terk edildinde yoğun tepkiler göstermez çünkü ilişki fiziksel, duygusal, düşünsel ve sosyal yönden daima ,derinlikten çok uzak, yüzeyseldir.”
Partnerin kişinin kendisini yansıtan ayna görevi gördüğünü söylen Genlik, “Aldatılma veya terk edilme durumlarına yönelik reaksiyonlarımız, bir zamanlar annemiz ile kurduğumuz bağlanma stiline göre şekillenmektedir. Seçtiğimiz partnerimiz bizi bize yansıtan bir ayna görevi görür. Kendimizi en iyi bir başkası ile kurduğumuz ilişki dinamiğinde tanıyabiliriz. Bu nedenle partnerimizde bizi rahatsız eden her türlü; duygu-düşünce-davranış durumunu, kendimizi şifalandırmak, kendimizi daha iyi tanımak olarak yeniden zihnimizde çerçeveleyebilirsek; alacağımız profesyonel bir psikolojik danışmanlık ile birlikte annemizle kurduğumuz ilk bağ zeminini “güvenli” olarak dönüştürme şansımız daima vardır” dedi.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner215

banner124

banner154

banner126