Antibiyotik kullanımında birinci olduk!

Sağlık Bakanlığı'nın bu yıl ilk kez gerçekleştirdiği araştırmaya göre, Türkiye antibiyotik kullanımında 40 Avrupa ülkesi arasında birinci sırada.

Antibiyotik kullanımında birinci olduk!

Sağlık Bakanlığı'nın bu yıl ilk kez gerçekleştirdiği araştırmaya göre, Türkiye antibiyotik kullanımında 40 Avrupa ülkesi arasında birinci sırada.

18 Kasım 2013 Pazartesi 07:15
Antibiyotik kullanımında birinci olduk!
banner203
Dünya genelinde yanlış antibiyotik kullanımı ile en basit bakteriyel hastalıkların tedavisinde bile zorluklar yaşanmaya başlamışken, Türkiye için de tehlike çanları çalıyor...

Bakanlığın sonuçlarını yakında açıklayacağı araştırmaya göre, Türkiye'de kişi başına düşen günlük antibiyotik tüketimi 42 birimken Hollanda'da bu rakam 14 birim seviyesinde. Bir başka deyişle bir Türk vatandaşı, Hollandalı bir kişiden günde 3 kat fazla antibiyotik tüketiyor. Bu değerle Türkiye Avrupa'da kişi başına günde kullanılan antibiyotik birimi hesaplamasında 40 ülke arasında birinci sırada. Bizden sonra, 35 birimle Yunanistan geliyor. Kuzey Avrupa ülkelerinde bu rakamlar en çok düşük seviyelerde... En az antibiyotik kullanan ise 13 birimle Estonya.
Yüzde 20 direnç var

Peki Türkiye'de antibiyotiğin bu kadar çok kullanılması ne gibi sonuçlar doğuracak? Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Derneği (Klimik) Başkanı Prof. Dr. Önder Ergönül, genç kadınlarda sıklıkla görülen sistit için verilen antibiyotiklere karşı her beş kişiden birinin dirençli olduğunu söylüyor. Bir başka deyişle sistit için kullanılan antibiyotiklere yüzde 20 direnç söz konusu. Antibiyotik direnci olduğunda da enfeksiyon tedavi edilemiyor ve bakteri vücutta üremeye devam ediyor. Çünkü dirençten dolayı verilen ilaç yerini bulmuyor. Sistit bu durumun net şekilde gözlemlenmeye başlandığı alanlardan sadece bir tanesi.
'Çaresiz kalabiliriz'

Dış Kapı Yıldırım Bayezıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nden Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Nilay Çöplü de, dikkatli olunmazsa Türkiye'de antibiyotik öncesi çağa girileceği konusunda uyarıda bulunuyor. 

Çöplü, Türkiye'de durumun ne kadar ciddi bir hâl aldığını şöyle ifade ediyor: "Geçmişten gelen tecrübelere bakarak, Türkiye'de direnç Avrupa ülkelerinden daha yüksek. Antibiyotik kullanım hızımız yüksek. Eğer antibiyotiği akılcı kullanmazsak, basit enfeksiyonla baş edemez hale geliriz. Bir cerrahi müdahalede, bir protez takılacağı sırada ya da erken doğmuş bir bebeğin enfeksiyon kapması gibi antibiyotiksiz tedavi edilemeyecek durumlarda çaresiz kalabiliriz."
10 yılda bir üretiliyor

'Bakteriler direnç kazandıkça yeni antibiyotikler üretilerek, bu tehlike giderilemez mi?' sorusunda da uzmanların yanıtı, 'hayır' oluyor... Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Klinik Mikrobiyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı öğretim üyesi ve Antibiyotik Çalışma grubu üyesi Prof. Dr. Neşe Saltoğlu, yeni antibiyotik geliştirmenin 10 yıl gibi uzun bir süre aldığını söylüyor.

Yeni antibiyotik geliştirmenin masraflı ve yoğun çalıştırmalar gerektirdiğini ve 10 yıllık bir zaman aldığını belirten Prof. Dr. Saltoğlu, diğer yandan da yeni geliştirilen antibiyotiğe karşı uygunsuz ve aşırı kullanım nedeniyle 1 yıl gibi kısa sürede direnç geliştiğini kaydediyor.
'Reçetesiz kullanmayın'

Uzmanlar, tehlikenin antibiyotiklerin reçetesiz kullanılmaması halinde önlenebileceğini belirtiyor. Antibiyotiğin özellikle en hatalı kullanıldığı alanın üst solunum yolu enfeksiyonları olduğunun altını çizen Doç. Dr. Çöplü, "Bu enfeksiyonların yetişkinlerde yüzde 95'i, çocuklarda ise yüzde 75'i virüs dediğimiz daha farklı bir mikroptan kaynaklanıyor. Antibiyotikler ise virüslere etki etmiyor" diyor.

Çöplü, antibiyotiğin yanlış kullanımı noktasında ilk önüne geçilmesi gerekenin, insanların üst solunum enfeksiyonuna yakalanmaları durumunda kendi kendilerine antibiyotik alıp kullanmaları olduğunu kaydediyor. Çöplü, "Bazı durumlarda doktorlar da viral (virüslerin neden olduğu hastalık) hastalığa da ardından bakteriyel enfeksiyon gelir endişesi ile antibiyotik yazıyorlar. Bu uygulamanın da kalkması gerekir" görüşünde.
Antibiyotik kullanımındaki ikinci bir hata da ilacı doktorun verdiğinden daha az süre kullanmak. Uzmanlar, antibiyotiğin doktorun verdiğinden daha kısa süreli kullanımı sonucunda vücutta kalan az sayıda bakterinin, tekrar enfeksiyona neden olma ve direnç kazanma ihtimali bulunduğu konusunda da uyarıda bulunuyor.
'Günlük el hijyenine dikkat edilmesi lazım'
Avrupa Antibiyotik Farkındalık Günü'nü ilan eden Avrupa Hastalıktan Korunma ve Kontrol Merkezi (ECDC) Direktörü Dr. Marc Sprenger da hatalı antibiyotik kullanımı ve neden olabileceği sonuçlar konusunda Milliyet'in sorularını yanıtladı.

Sprenger, hatalı ve aşırı antibiyotik kullanımı konusunda şu uyarılarda bulundu:
"Aşırı antibiyotik kullanımı basterilerin antibiyotik tedavilerine karşı dirençli hale gelmesine neden olur. Bu durumda doktorlar da daha pahalı ya da daha fazla yan etkisi bulunan antibiyotikleri kullanmak zorunda kalabilirler. Antibiyotik bulunmadan önce binlerce insan bakteriyel hastalıklardan ölüyordu. Antibiyotik keşfedildiğinden beri birçok bakteri direnç kazandı. Direnç artıp antibiyotik üretimi azaldığı için şu anda antibiyotik direnci ciddi bir kamusal sağlık tehdidi. ECDC antibiyotiklerin ihtiyatlı kullanılması gerektiği konusunda insanları uyarıyor. Bu ne demek? Antibiyotikler sadece doktorlar verdiğinde, doğru dozda, belirtilen aralıklarla ve belirtilen süre içinde kullanılmalıdır. Tüm bunlara ek olarak, insanların da bakterinin yayılmasının önüne geçmek için önlemler almalıdırlar. Örneğin sıradan insanların günlük el hijyenine dikkat etmesi bile bakterilerle mücadelede ciddi bir adımdır."
Anlamı 'Hayata Karşı'
Antibiyotikler, bakteriyel enfeksiyon hastalıklarının tedavisinde kullanılan ve insan sağlığı açısından çok büyük öneme sahip ilaçlardır. Kelime anlamı ile 'antibiyotik' terimi, 'hayata karşı' demektir. Bu kimyasal maddeler, bakterilerin çoğalmasını önlemekte ve bazen de bakterileri öldürmektedir.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner215

banner124

banner40

banner126