Seyahat öncesi bağışıklık sisteminini kuvvetlendirin

Uzman Diyetisyen Şebnem Kandıralı, Seyahatler Sırasında Vücutta Bakteri Ve Virüsler Gibi Birçok Patojenin Açık Hale Geldiğini Belirterek, “bu Da Bizi Hastalıklara Karşı Savunmasız Bırakır. Yolculuk Öncesinde Bağışıklık Sisteminizi Arttırarak Vücudunuzu Seyahat İçin Hazır Hale Getirebilirsiniz” Dedi.

Seyahat öncesi bağışıklık sisteminini kuvvetlendirin

Uzman Diyetisyen Şebnem Kandıralı, Seyahatler Sırasında Vücutta Bakteri Ve Virüsler Gibi Birçok Patojenin Açık Hale Geldiğini Belirterek, “bu Da Bizi Hastalıklara Karşı Savunmasız Bırakır. Yolculuk Öncesinde Bağışıklık Sisteminizi Arttırarak Vücudunuzu Seyahat İçin Hazır Hale Getirebilirsiniz” Dedi.

13 Kasım 2016 Pazar 14:17
Seyahat öncesi bağışıklık sisteminini kuvvetlendirin
Uzman Diyetisyen Şebnem Kandıralı, seyahatler sırasında vücutta bakteri ve virüsler gibi birçok patojenin açık hale geldiğini belirterek, “Bu da bizi hastalıklara karşı savunmasız bırakır. Yolculuk öncesinde bağışıklık sisteminizi arttırarak vücudunuzu seyahat için hazır hale getirebilirsiniz” dedi.
Çinko, D vitamini, probiyotikler ve DNA koruyucu besinlerin seyahate çıkılan hafta içinde alınarak bağışıklık sisteminin planlı bir şekilde harekete geçirilerek güçlendirilebileceğini kaydeden Uzman Diyetisyen Şebnem Kandıralı, “1-Çinko ve D vitamini ile işgalcileri defedin. Çalışmalar D vitamininin insan bağışıklık sistemi regülasyonunda önemli bir rol oynadığını ve bazı bakteriyel/viral enfeksiyonlara yakalanma riskini azalttığını göstermektedir. Optimal sağlık için kan D vitamini düzeylerini 50-80 ng/mL’de tutmak önemlidir. Bu aralıkta değilseniz günlük en az 5000 IU D vitamini alımı önerilmektedir. Multi vitamin kullanıyorsanız biraz çinko takviyesi aldığınızı düşünebilirsiniz fakat yeterli olmayabilir. 20-50 mg arası ek çinko takviyesinin fayda sağlayabileceği saptanmıştır. Hava kalitesi, yerel kirleticiler, otel havalandırmaları ve uçaklardaki geri dönüşümlü havalar patojenlere maruz kalmanızı arttırıp enfeksiyona yakalanma riskine katkıda bulunmaktadır. Çinko minerali anti viral özellik gösterdiğinden, rinovirüsün (grip) nazal yollardan hücrelere tutunmasını engellemektedir. Çinko asetat şeklinde pastil olarak alınması da işe yaramaktadır” dedi.
Probiyotiklerin yoğurt, kefir gibi besinlerde belli miktarlarda bulunan yararlı bakteriler olduğuna dikkat çeken Kandıralı, “Bu canlı bakteriler bağışıklık sağlığı da dahil olmak üzere bulundukları konağa birçok sağlık faydası sunarlar. Bağışıklık sistemimizin yüzde 70’i bağırsak floramızın bütünlüğüne dayanarak fonksiyon gösterir. Yararlı bakterilere bolca sahip olduğumuza emin olmamız gerekir. Seyahatiniz süresince yüksek potansiyelli bir probiyotik karışım almayı düşünebilirsiniz. Sağlıklı bir bağırsak florasını korumak için çeşitli suşlar ve en az 15 milyar CFU içeren bir probiyotik takviye alınması önerilmektedir. Bağırsak florası sadece bağışıklık sistemini etkilemekle kalmayıp, aynı zamanda beyin fonksiyonları için de gereklidir. Örneğin iş gezisi kaygısı yaşıyorsanız probiyotik alımına yönelebilirsiniz. Yapılan çalışmalar Lactobacillus helveticus R0052 ve Bifidobacterium longum R0175 suşlarının stresi azalttığı ve gevşeme sağladığını göstermiştir” diye konuştu.
“DNA’nızı koruyun”
Uzman Diyetisyen Şebnem Kandıralı, “DNA’nızı koruyun” önerisinde bulunarak konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Uçakların da X-ray cihazları gibi bizi radyasyona maruz bıraktığını biliyor muydunuz? İnsanlar hem diğer yıldızlardan gelen kozmik radyasyona hem de güneş ışınlarından gelen solar radyasyona maruz kalırlar. Dünya’nın atmosferi bizi büyük ölçüde korusa da yüksek rakımlarda seyahat sıklıkları arttıkça koruma oranı azalmaktadır. Radyasyon vücudu serbest radikallere açık hale getirdikten sonra dokularla etkileşime girip DNA gibi hücre yapılarını bozmaktadır. DNA hasarını önleyen başlıca besin öğeleri ve etkiledikleri kanser türleri; karotenoidler (lutein, astaksantin, likopen) prostat ve kolon kanserinde, koenzimQ10 kolon, baş ve boyun kanserlerinde, balık yağları (omega3) kolon ve deri kanseri, soyadan genistein lösemide, bitki polifenolleri birçok kanser türünde, probiyotikler kolon kanserinde, kuersetin baş ve boyun kanserlerinde, selenyum kolon ve meme kanserinde, C vitamini meme, kolon ve deri kanserinde, D vitamini kolon ve deri kanserinde, E vitamini karaciğer ve meme kanserlerinde koruyucu etki göstermektedir. Melatonin hormonunun da güçlü antioksidan özellikleri vardır. DNA’yı korur ve sağlıklı hücre bölünmesini teşvik eder. Çoğu insan ortalama 3 mg melatonin dozunu optimum uykuyu sağlaması için kullanır. Heyecan, rahatsız edici otel yatağı vb. sebeplerden ötürü her zaman iyi bir gece uykusu çekmeniz söz konusu olmayabilir. Alıştığınızın dışında saat farkı olan bir yere seyahat ediyorsanız melatonin kullanıp hızlıca vücudunuzun sirkadyen ritmini ayarlamasına yardımcı olabilirsiniz.”
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner215

banner124

banner40

banner126