Tedavi edilmeyen hepatit siroz ya da karaciğer kanserine dönüşebilir

Medicana Konya Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Doğaç Uğurcan, kronikleşen ya da taşıyışı haline gelen hepatitin tedavi edilmemesi durumunda siroz ya da karaciğer kanseri gibi ciddi hastalıklara yol açabileceğini...

Tedavi edilmeyen hepatit siroz ya da karaciğer kanserine dönüşebilir

Medicana Konya Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Doğaç Uğurcan, kronikleşen ya da taşıyışı haline gelen hepatitin tedavi edilmemesi durumunda siroz ya da karaciğer kanseri gibi ciddi hastalıklara yol açabileceğini...

28 Temmuz 2016 Perşembe 14:40
Tedavi edilmeyen hepatit siroz ya da karaciğer kanserine dönüşebilir
Medicana Konya Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Doğaç Uğurcan, kronikleşen ya da taşıyışı haline gelen hepatitin tedavi edilmemesi durumunda siroz ya da karaciğer kanseri gibi ciddi hastalıklara yol açabileceğini söyledi.
Halk arasında sarılık olarak bilinen hepatit hastalığının Türkiye için çok önemli bir hastalık türü olduğuna işaret eden Medicana Konya Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Doğaç Uğurcan, coğrafya itibariyle hepatitin yüksek görüldüğü bir bölgede bulunduğumuzu kaydetti. Hepatit hastalığının basitçe karaciğerin iltihabı olarak bilindiğini aktaran Uğurcan, mikrobik bir enfeksiyon olan hepatitin bulaşıcı bir hastalık olduğunu bu yüzden de bu konuda dikkatli olunması konusunda uyardı.
"En etkin korunma yolu aşılanma"
Dr. Uğurcan, A-B-C türlerinin en çok görülen hepatit türleri olduğunu ifade ederek, hastalığın tanısı ve tedavisi hakkında şunları söyledi:
"Bunlar mikrobik hepatit türleridir. Onun dışında nadir görülen hepatit türleri de var ama bizim için en büyük tehlike hepatit A-B ve C türleridir. Genellikle herhangi bir bulgu vermeden de rastlantısal olarak hastalara tanı koyabiliyoruz. Onun dışında herkesin bildiği kadarıyla gözlerde ve ciltte sararma gibi bulgular olabiliyor. Bulantı, kusma, ateş yükselmesi gibi bulgularla da kişiler bize müracaat edebiliyor. Ancak bunun tanısını koymamız için mutlaka kan tahlili yapmamız gerekiyor. Sadece hastayla görüşerek tanısını koymamız mümkün değil. Yapacağımız tahlillerle hastaya hepatit var ya da yok diyebiliyoruz. Hastaya yeni bulaştıysa sadece takip ederek tedavi ediyoruz. Özel bir ilaç tedavisi uygulamıyoruz çünkü vücut bunu kendisi de atabiliyor ancak daha sonra atamaz ve karaciğere yerleşirse bu mikrop kronikleşme ya da taşıyıcı adını verdiğimiz duruma dönebiliyor. Esas bunların tedavisi gerekiyor çünkü bunlar tedavi edilmezse vücuda yerleşirse ileride siroz, karaciğer kanseri gibi riskleri var. Biz bu hastaları kandaki mikrobun miktarına göre tedaviler uyguluyoruz. İğne veya hap tedavisi uygulayarak kanı temizleyebiliyoruz. Halk arasında geçmiyor gibi biliniyor ama tedavisi mümkün bir hastalık. Hepatitlerin bulaşma yolları da birbirinden farklıdır. Hepatit A yediğimiz içtiğimiz gıdalarla bulaşırken, hepatit B ve C daha çok kan yoluyla ya da cinsel temasla bulaşabiliyor. Hepatit A ve B’nin aşısı mümkün. En etkin korunma yolu aşılanmadır. Hepatit A’dan korunmak için mümkünse dışarıda açık satılan gıdalardan kaçınılmasını ve hijyene çok önem verilmesi gerekiyor. Onun dışında hepatit C için çok önemli bir korunma yolu yok, kan yoluyla ve cinsel yolla bulaştığı için bu konularda dikkatli olunması gerekiyor."
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner215

banner124

banner154

banner126