Yüksek stres ani kalp krizi sebebi

Prof. Dr. Mehmet Kabukçu, sürekli stresin damar içi duvarları bozduğunu ve yüksek stresin ani kalp durmasına neden olacağını söyledi. Girişimsel radyoloji tedavisi ile yüzde 15’lerde olan ölüm oranı yüzde 5’lere düştü.29 Eylül Dünya...

Yüksek stres ani kalp krizi sebebi

Prof. Dr. Mehmet Kabukçu, sürekli stresin damar içi duvarları bozduğunu ve yüksek stresin ani kalp durmasına neden olacağını söyledi. Girişimsel radyoloji tedavisi ile yüzde 15’lerde olan ölüm oranı yüzde 5’lere düştü.29 Eylül Dünya...

29 Eylül 2016 Perşembe 13:08
Yüksek stres ani kalp krizi sebebi
Prof. Dr. Mehmet Kabukçu, sürekli stresin damar içi duvarları bozduğunu ve yüksek stresin ani kalp durmasına neden olacağını söyledi. Girişimsel radyoloji tedavisi ile yüzde 15’lerde olan ölüm oranı yüzde 5’lere düştü.
29 Eylül Dünya Kalp Günü etkinlikleri kapsamında Medical Park Antalya Hastanesi kardiyoloji ekibi Medical Park Antalya Kalp Hastanesi Direktörü Prof. Dr. Hüseyin Oktan, Kardiyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mehmet Kabukçu, Kardiyoloji Uzmanı Dr. İsmail Ateş, Kardiyoloji Uzmanı Dr. Atakan Yanıkoğlu, Kardiyoloji Uzmanı Dr. Zeynettin Kaya, Çocuk Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Gayas Akçur, Girişimsel Radyoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Aykut Recep Aktaş, Kalp ve Damar Cerrahi Bölümü’nden Op. Dr. İlker Tekin, Op. Dr. Şahin Kapan, kalp sağlığı ve kalp damar hastalıklarıyla ilgili bilgilendirici bir toplantı gerçekleştirdi.
Yüksek stres ani kalp krizi sebebi
Kardiyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mehmet Kabukçu, strese uzun süreli maruz kalınmasının kalp ve kalp damar hastalıklarına neden olabileceğini belirterek, “Uzun süren geçmeyen bir stres kanda adrenalin ve kortizon dediğimiz hormonu arttırıyor. Bunlar damarların iç tabakasına zarar veren hormonlardır. Uzun süren streslerde damarlar içindeki kanın akışkanlığını etkileyerek kalp ve damar hastalıklarının oluşumuna yatkınlık sağlıyorlar. Yatkınlık sağlayan sigara içimi, hareketsiz bir yaşam, beslenme alışkanlıklarının olumsuz olması gibi faktörlerin hepsi kalp ve damarları etkileyenlerdir. Uzun süreli streslerde damarların ve kalbin gereğinden fazla kasılması nedeniyle ani kalp krizleri de oluyor” dedi.
Dr. Kabukçu, bilinçsizce yapılan diyetin de kalp sağlığını etkilediğini belirterek şöyle konuştu:
“Hastalığın tedavisinde basamak olarak değerlendirirsek ilaçlar, egzersiz, beslenme ve tedavi oluşturuyor ve bunların düzenli olması lazım. Bilinçsiz diyet çok fazla. Beslenme kişiye özgü olmalı. Herkesin beslenmesi kendi ekonomik düzeyine ve alışkanlıklarına göre olmalıdır. Hem kolesterolü hem de şeker bakımından düşük gıdalar beslenme için daha uygun gıdalardır. Uzun vadede kalp hastalıklarından korunmak için önemlidir.”
“Kalp hastalıkları artmasına rağmen ölüm oranları düştü”
Tedavilerdeki gelişmelerin ölüm oranlarını da azalttığını belirten Kabukçu, “Kalp hastalıklarının artmasına rağmen ölüm oranlarının azalmasına bakılınca yaklaşık yüzde 60’ının sigara içmenin azalması daha dengeli beslenme tansiyonun kontrol altına alınması ve egzersizin etkili olduğu görüldü. Azalmanın yüzde 40’ı da hem kalp krizinde daha erken müdahale edilmesi anjiyo stent benzeri gelişmelerin artmasına tekniklerdeki ilerlemelere bağlıdır. Toplumun büyük bir kısmı basit önlemlerle dikkat sonucu bu hastalıklardan ölümü azaltılabiliyor” dedi.
“Gelişimsel radyoloji ile ölüm oranları düştü”
Kardiyoloji Uzmanı Dr. İsmail Ateş, 1999 yılında sadece bir merkezde kalp damar hastalıklarına girişimsel radyoloji yapılırken günümüzde sayıları 12’yi bulan merkezlerin olduğunu söyledi. Dr. Ateş, Antalya’daki girişimsel merkez sayısının Danimarka’daki toplam sayıdan fazla olduğunu da ifade etti. Ateş, ölüm oranlarının düştüğünü de belirterek, “Ani krizlerde önceleri ölüm oranı yüzde 15’lerde iken günümüzde bu sayı gelişimsel tedavilerle birlikte yüzde 5’lere düştü. Önemli krizlerde bile müdahalenin ardından bakımlar ve tedaviler gelişti ve hayatta kalma süreleri ve sonuçları arttı” diye konuştu.
Prof. Dr. Gayas Akçur da anne karnındaki bebeği 24 haftadan itibaren gelişen teknoloji ile izleyebildiklerini, bunun çok büyük bir kolaylık sağladığını ve gerektiğinde hamileliği sonlandırabildiklerini kaydetti.
Op. Dr. İlker Tekin ise, bacaktan yapılacak bir kesi ile uygun damarın alınabildiğini ve kalp damar tedavisinde kullanılabildiğini belirtti. Dr. Tekin hastaların genelde diyabetik hastalar olduğu için zaman zaman yara iyileşmesiyle ilgili sorunlar yaşadıklarını da kaydetti. 1 buçuk santimlik bir kesi ile tedaviyi gerçekleştirdiklerini de belirten Tekin, bu tedavi için hastanın uyumlu olmasının önemli olduğunu vurguladı.
Haftada 5 gün 30 dakika yürüyüşün kalbe faydası
Uzm. Dr. İsmail Ateş, beslenme konusunun çok tartışmalı bir konu olduğunu belirterek, beslenmeyle ilgili bilgiler verdi. Haftada 5 gün 30 dakika yürüyüşün kalp damar hastalıklarına yakalanma riskini yüzde 20 azalttığını da belirten Dr. Ateş, “Her diyetisyen kendi diyetinin iyi olduğunu söylüyor. Hatta bunlar zaman zaman büyük kavgalar ve hakaretlere kadar gidiyor. Biz kalp dostu bir beslenmeden bahsediyoruz. Özellikle 35-40 yaşından sonra iç yağ ve kuyruk yapı önermiyoruz. Yağ olarak zeytinyağı öneriyoruz. Tatlandırıcı olarak yüzde 20’yi geçmeyecek kadar tereyağı kullanabilir. Bu yaş grubuna da kırmızı eti haftaya bir öneriyoruz. Pişirme olarak da kızartma haricindeki teknikleri öneriyoruz. Meyveyi de şeker hastalığı yoksa uygun porsiyonda tüketebilirler. Egzersiz çok önemli. Haftada 5 gün 30 dakika yürüyüş kalp-damar hastalıklarına yakalanma sıklığını yüzde 20 azaltıyor. Sağlık sorunumuz yoksa 1 saat yürümek daha iyidir” dedi.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner215

banner124

banner40

banner126