MHP'den Tuncelileri kızdıracak aday: Namık Dursun

MHP'nin Tunceli'de 1. sırada aday olarak gösterdiği Namık Dursun'un adı son olarak Tunceli'nin Hozat ilçesinde yaşanan fişleme skandalı ile ilgili gündeme gelmişti. TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu bünyesinde Hozat'taki fişleme iddialarını araştırmak üzere kurulan Alt Komisyon, Hozat'a gitmiş, 28 köy muhtarı komisyona Albay Namık Dursun ile ilgili şikayetlerini iletmişti. O şikayetlerde ise dehşet verici ifadeler bulunuyordu.

MHP'den Tuncelileri kızdıracak aday: Namık Dursun

MHP'nin Tunceli'de 1. sırada aday olarak gösterdiği Namık Dursun'un adı son olarak Tunceli'nin Hozat ilçesinde yaşanan fişleme skandalı ile ilgili gündeme gelmişti. TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu bünyesinde Hozat'taki fişleme iddialarını araştırmak üzere kurulan Alt Komisyon, Hozat'a gitmiş, 28 köy muhtarı komisyona Albay Namık Dursun ile ilgili şikayetlerini iletmişti. O şikayetlerde ise dehşet verici ifadeler bulunuyordu.

08 Nisan 2015 Çarşamba 10:58
MHP'den Tuncelileri kızdıracak aday: Namık Dursun
banner203
 MHP, Tunceli'de birinci sıra milletvekili adayı olarak 2004-2006 yılları arasında Tunceli İl Jandarma Alay Komutanlığı yapan Albay Namık Dursun'u seçti.
Namık Dursun'un ismi son olarak Tunceli'nin Hozat ilçesindeki fişleme skandalı haberleriyle gündeme gelmiş, TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu bünyesinde Hozat'taki fişleme iddialarını araştırmak üzere kurulan Alt Komisyon, Albay Namık Dursun'u dinlemişti.

Hozat'taki 300'e yakın fişlemeyle ilgili haberlerden sonra TBMM Hozat Alt Komisyonu, Hozat'a giderek üçü kamu görevlisi 21 kişiyi dinlemişti.

28 köy muhtarı, komisyona Albay Namık Dursun ile ilgili şikayetlerini anlatmış ve bu ifadeler komisyonun dosyasına girmişti.

Aralarında, Akpınar, Karabakır, Altınçevre, Beşelma, Çağlarca, Çığırlı, Karabakır, Karaçavuş, Kardelen, Köprübaşı, Uzundal,  Sarısaltık, gibi 28 köy muhtarının altına imza attığı tutanak da, Alay Komutanı Namık Dursun’la ilgili dehşet verici ifadeler yer alıyordu.

İfadelerde şunlar yer almıştı

"10 kasım 2004 tarihinde Tunceli Hozat ilçesi kaymakamlığının köylere hizmet götürme birliği adı altında yapılan toplantıda Jandarma Alay Komutanı Kurmay Albay Namık Dursun konuşmasında tehdit savurarak şu sözleri söylemiştir:

-Muhtar olup da çocukları dağda olan muhtarlar istifa edecekler, köyde terörist faaliyetleri tespit ettiğim muhtarların başını ezerim, devletin kendilerine 116 milyon maaşının hakkını vermeyen muhtarın başını ezerim, Tunceli bölgesinde vurulan teröristin cenazesine katılan araçlara bilinçli olarak 19 milyar para cezası kestim, köyde muhtarlık yapan kişilerin dağdaki akrabaları bulunan muhtarların teröristlerden güç aldığını tespit ettiğimde bunlarla ilgili kaymakamlarla görüşüp mühürlerini elinden alırım, kursağınızdan geçen devletin 3 kuruş hakkını vereceksiniz. Tunceli eğer böyle hareket ederse Pülümür yolunu keserim. Elazığ yolunu keserim gelsin; MKP size baksın. Ben burada il valimizin adına bulunup onun adına konuşuyorum..."

Ankara'ya dönen Alt Komisyon üyeleri ise bu iddialar üzerine 2004-2006 yılları arasında Tunceli İl Jandarma Alay Komutanlığı yapan Albay Namık Dursun'u 7 Şubat 2013 tarihinde dinlemişti.

TBMM'nin sitesinde yer alan Namık Dursun ile ilgili o basın açıklamasında komisyon üyeleri ile Dursun arasında şu diyaloglar geçmişti:

Komisyon Başkanı AK Parti Adıyaman Milletvekili Mehmet Metiner, Dursun'un hakkındaki iddiaları söyledi.

Metiner, Dursun'a, ''10 Kasım 2004'te Hozat'ta ilçe kaymakamlığı başkanlığında köylere hizmet götürme faaliyetlerine ilişkin bir toplantı yapmışsınız. Toplantıdaki konuşmanızda, 'ben valiyi temsilen geldim' diyorsunuz. Bir jandarma alay komutanı valiyi temsilen toplantı yapabilir mi-'' diye sordu.

Metiner ayrıca Dursun'a, ''Bundan böyle akrabası veya kardeşi dağda olan bir aile varsa derhal gitsin. 1,5 ay süre tanıyoruz. Bize bilgi vermediğiniz taktirde sonucu ne edeceğiz siz düşünün. Yani öldürürüz, asarız, keseriz. Bu yani dağdakilerle işbirliği şeklinde devam ederse Elazığ hattını keserim. Elazığ'a bırakmam sizi. Tunceli-Erzincan bölgesini de abluka içine alırım ve sizi burada imha ederim'' sözlerinin kendisine ait olup olmadığı sorusunu yöneltti.

Bunun üzerine Dursun, böyle bir toplantının yapıldığını, bu toplantının köylülere hizmet götürme birliğinin yaptığı faaliyetlerin vatandaşlara aktarılması olduğunu ifade ederek, şöyle devam etti:

Hozat'taki fişlemeden sonra takip skandalı!
''Bu arada terörle mücadelede özellikle muhtarlardan beklentilerimiz nedir- Vazifelerin hatırlatılması baabındadır. Bu toplantıda ifade edilen kelimelerin hiçbirisine katılmıyorum. Benim ağzımdan çıkmış bir ifade değildir. Toplantı 10 Kasım 2004'te yapılmıştır, 18 Kasım'da, aradan 8 gün geçtikten sonra kim tarafından kaleme alındığı meçhul bir bildiri, 28 muhtara imzalattırılmıştır. Aynı konu 25 Kasım 2004'te o dönem Tunceli Milletvekili olan Vahdet Sinan Yerlikaya tarafından TBMM Genel Kurulu'nda gündeme getirilmiştir. Yine 3 Kasım 2004'te Tunceli milletvekilimiz bu konuya İçişleri Bakanlığı'na yazıyla iletmiştir.''

Dursun, 7 Aralık 2004'te aradan 1 ay geçtikten sonra, Tunceli Barosu'nun, Tunceli Dernekleri Federasyonu ve İnsan Hakları Derneği adına kurumsal olarak hakkında suç duyurusunda bulunduğunu dile getirerek, suçun geçtiği iddia edilen yerin Cumhuriyet Savcılığı'na ve Tunceli Valiliği'ne iletildiğini, valiliğin yaptığı ön incelemede hakkında soruşturma izni verilmemesine dair bir karar alındığını söyledi.

Bu karar üzerine Hozat Cumhuriyet Savcılığı'nca 3 ayrı suç duyurusuna ilişkin olarak takipsizlik kararları verildiğini kaydeden Dursun, valiliğin soruşturma izni vermemesi üzerine Tunceli Barosu'nun Malatya Bölge İdare Mahkemesi'ne itiraz ettiğini bildirdi.

"Tamamen çarptırma ve bilinçli bir şekilde kaleme alınmıştır" 

Malatya Bölge İdare Mahkemesi'nin valiliğin kararını onadığını ve taraflarda itiraz etmediği için kararın kesinleştiğini belirten Dursun, ''Yani ben bu olayda, idari ve yargının denetim ve gözetiminden bir şekilde geçtim. Yıllarca ben bu işin muhasebesini yaptım. 'Acaba ben nerede bir yanlış yaptım' diye. Bu ifadenin hiçbirisi bana ait değil. Tamamen çarptırma ve bilinçli bir şekilde kaleme alınmıştır. Ama üslupla ilgili biraz sıkıntım vardır. Bunu gün geçtikçe tedavi etmeye baktım. Keşke bu kullandığım ifadeleri daha uygun bir üslupla ifade etseydim diye düşünürüm'' dedi.

Metiner'in, fişleme ile ilglii jandarma kriminal dairesinin raporunu istediklerini belirterek, ''Sizin döneminizde bilginiz, talimatınız dahilinde fişleme oldu mu-'' sorusuna Dursun, TCK'daki değişiklikten sonra, 1 Nisan 2005'ten itibaren kişisel kayıtların veri altına toplanmasının yasaklandığını anımsattı.

Dursun, bununla ilgili o dönem Jandarma Genel Komutanlığı'nın yazılı bir emri bulunduğunu söyledi.

Bu emir çerçevesinde tutulan bütün fişlerin ortadan kaldırıldığını, bir tek bilgi toplama işlem merkezince yasal olarak tutulan fişlerin kaldığını anlatan Dursun, ''Bunun dışında jandarmanın benim dönemimde herhangi bir gayrıyasal fiş toplaması ve kaydetmesi de mümkün değil. Çünkü bu konuda defalarca personelimi uyardığımı çok iyi bilirim'' diye konuştu.

cnnturk
Son Güncelleme: 08.04.2015 10:59
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner215

banner124

banner154

banner126