Bu Demirel bizim Demirel mi?

Sene 1987”¦ Yaz sıcağının en şiddetli olduğu günler. Süleyman Demirel, Müftülük Meydanı'nda siyasi yasakların kaldırılması için çıktığı yurt gezisi kapsamında Kahramanmaraşlılara karşı konuşuyor.

Bu Demirel bizim Demirel mi?

Sene 1987”¦ Yaz sıcağının en şiddetli olduğu günler. Süleyman Demirel, Müftülük Meydanı'nda siyasi yasakların kaldırılması için çıktığı yurt gezisi kapsamında Kahramanmaraşlılara karşı konuşuyor.

25 Temmuz 2008 Cuma 00:41
Bu Demirel bizim Demirel mi?
banner203
Yanında Aydın Menderes var. Mavi bir takım elbise giyen Menderes'in ceketinin koltuk altı yırtık. Halk coşkulu. Daha demokratik bir Türkiye isteyenler meydanlarda Demirel'i alkışlıyor. Hemen yanımda 30 yaşlarında biri bağırıyor. “Baba, öl de ölelim”¦” Demirel kalabalık içinden birkaç kişinin adını söylüyor. Bir kaçından öne gelmesini istiyor. Sevgi seli gözlerimi yaşartıyor. Manzara yüreğime dokunuyor. Liseyi yeni bitirmiş bir genç olarak Demirel'e karşı yüreğimde bir sıcaklık hissediyorum. Yanında Demokrasi şehidi Adnan Menderes'in oğlunun olması sevgimi daha da artırıyor. Büyük Türkiye hayalimi Demirel'le birleştiriyorum. Ben de kalabalıkla birlikte haykırıyorum. “E-vet-E-vet” Bu ömrüm boyunca bir siyasi mitingde ilk ve son bağırışım oluyor. ”¦”¦. O yaz Demirel'le birlikte birkaç şehri geziyorum. Gazeteciliğe ilk o zaman başlıyorum. Demokrasinin güzel şey olduğunu düşünüyorum mitingler boyunca. Kıl payı galip çıkan Evet'çilerden ”“oy verecek yaşta olmasam da- biri olmanın gururunu yaşıyorum. Demokrasinin Demirel'le birlikte daha da gelişeceğine olan inancım seçimden sonra da devam ediyor. Demirel hakkında söylenen hiçbir şey beni fikrimden vazgeçirmiyor. Yazılarımda Demirel ve demokrasi ağır basıyor. İleride Demirel'le ilgili fikirlerimin değişeceğine asla ihtimal vermiyorum yıllar boyunca. 20 Ekim 1991 seçimlerinden birinci parti olarak çıkan Doğru Yol Partisi ve Demirel'i alkışlıyorum. Bu sevincimi çok güzel bir makaleyle de süslüyorum. Her şey yolunda gidiyor. Ta ki Özal'ın ölümüne kadar. Özal'ın ölümünden sonra köşke çıkan Cumhurbaşkanı Demirel'i bir süre sonra elinde viski kadehiyle görüyorum. İçki ve Demirel aynı fotoğraf karesinde ilk defa yer alıyor. Ya da ben ilk defa görüyorum. Ama Demirel'in keskin dönüşü 28 Şubat'la başlıyor. Daha önce savunduğu bütün demokratik teamülleri bir bir çiğniyor. Kendisine asla yakışmayan anti demokrat tavırlar sergiliyor bu dönemde. Son on yılda zaman zaman akl-ı selim sözler sarfetse de genel manada demokrasiye aykırı mesajlar veriyor Demirel. Son olarak başörtüsü ile ilgili söylediği sözler inanılmaz. Bu Demirel değil. En azından bizim Demirel değil. Peki kim? Kim?
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner215

banner124

banner40

banner126