Numan Kurtulmuş 28 Şubat'ı çok ağır sözlerle eleştirdi

Saadet Partisi (SP) Genel Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş, 28 Şubat sürecinde Türkiye'de herkesin büyük bir sınav verdiğini söyledi. Kurtulmuş, "Bir siyasi partinin iktidar ortağı olan Doğru Yol Partisi'nin 50 milletvekiline 'ayaklarınızı kırarız istifa

Numan Kurtulmuş 28 Şubat'ı çok ağır sözlerle eleştirdi

Saadet Partisi (SP) Genel Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş, 28 Şubat sürecinde Türkiye'de herkesin büyük bir sınav verdiğini söyledi. Kurtulmuş, "Bir siyasi partinin iktidar ortağı olan Doğru Yol Partisi'nin 50 milletvekiline 'ayaklarınızı kırarız istifa

27 Şubat 2009 Cuma 15:41
Numan Kurtulmuş 28 Şubat'ı çok ağır sözlerle eleştirdi
Kurtulmuş, Kahramanmaraş Yimpaş Otel'de partisi tarafından verilen kahvaltıda, basın mensuplarının sorularını cevaplandırdı. Kurtulmuş, 28 Şubat sürecinde Türkiye'de herkesin büyük bir sınav verdiğini dile getirdi. Bir siyasi partinin iktidar ortağı olan Doğru Yol Partisi'nin 50 milletvekiline "Ayaklarınızı kırarız, istifa edeceksiniz, başka bir partiye geçeceksiniz" dendiğini söyleyen Kurtulmuş, iktidarda bulunan Refah Partisi'nin o anda askerin tankının namlusu ile ortağının hançeri arasında sıkıştığını ifade etti. Doğru Yol Partisi'nden bir gecede 50 kişinin istifa ettirildiğini belirten Kurtulmuş, şunları söyledi: "Ama orada 287 milletvekilinin imzaları var. Bu milletvekillerinden 7 tanesi de Büyük Birlik Partisi milletvekilleriydi. Refah Partisi'nden bir tek milletvekili istifa etmedi. Bu fevkalade büyük bir güçtür, fevkalade tarihe karşı yapılmış ciddi bir sorumluluktur. Aynı şekilde Büyük Birlik Partisi'nden 7 tane milletvekili arkadaşımızın da her türlü baskıya rağmen o süreçte hükümetin yanında yer aldıkları daha doğrusu demokrasinin yanında yer aldıklarını biliyoruz. Zaten Türkiye'nin demokrasi tarihi de bu 7 milletvekili arkadaşımızın göstermiş oldukları tavırları da gerçekten çok olumlu bir tavır olarak hatırlamaktadır, yad etmektedir. Türkiye demokrasi tarihine geçmiştir" O zamanda Başbakan Necmettin Erbakan'ın Tansu Çiller'e Başbakanlığı devretmesi ile ilgili bir protokol olduğunu hatırlatan Kurtulmuş, "Normalde hükümet protokolünde 2 yıl Erbakan, ikinci 2 yıl da Çiller Başbakanlık yapacaktı. Ancak Erbakan kendi isteğiyle Başbakanlığı Çiller'e devretti. Bunu da bir dilekçeyle o günkü Cumhurbaşkanı Demirel'e verdiler. Her zaman 276'yı bulan hükümeti kurar diyen Sayın Demirel ne yazık ki 287 imza kendisine verilmiş olmasına rağmen o dönemin Başbakan'ı Erbakan Köşk'ten çıkmadan mecliste üçüncü parti olan Anavatan Partisi Lideri Mesut Yılmaz'ı görevlendirerek Başbakan olarak atadı. Bu da Türkiye'nin demokrasi tarihinde kayıtlara geçmiştir. Geçmişle hesaplaşmak anlamında değil ama 28 Şubat'ta herkesin bir karnesi tutuldu. Millet adına demokrasi adına herkes burada sınav verdi. Maalesef bu sınavda birçoğu fevkalade kötü sınavdan geçtiler. Refah Partisi'nin 156 milletvekilli meclis grubu ve Büyük Birlik Partisi'nin 7 kişilik meclisteki milletvekili topluluğu gerçekten bu süreçlerde fevkalade büyük sınav vermişlerdir. Ayrıca Doğru Yol Partisi'nden istifa etmeyip de partilerinde kalan milletvekillerini de bu şekilde hatırlamak gerekir diye düşünüyorum" dedi. Yeni 28 Şubat'lar ülkeyi bekleyebilir mi şeklindeki soruya "Geride kaldı" şeklinde cevap veren Kurtulmuş, "Türkiye'de bizim söylediğimiz bir şey var. Bürokratik oligarşi. Türkiye'nin yapısı bu. Yani seçilmeyen, denetlenemeyen, millete hesap vermeyen bir takım adacıklar var. Bu adacıkların millete hesap verir hale getirilmesidir. Esas olan şey budur. Herkesi bu anlamda da beklediği şey Türkiye'de başta anayasa olmak üzere çok ciddi özgür ve demokratik bir anayasanın yapılması. Türkiye'nin atacağı en önemli adımlardan birisidir. Türkiye'nin demokratik bir restorasyon sürecine ihtiyaç var. Bu süreci de yapması gereken parlamentodur" şeklinde konuştu. Şu haliyle Türkiye'de birtakım adalar, kurum ve kuruluşlar ile şahısların millet denetimine açık olmadığına vurgulayan Kurtulmuş, "Bunların millet denetimine açık hale getirilmesi, bütünüyle söylüyorum bunun içinde siyasi partilerin yapısı değişmek üzere topyekün anayasasıyla, siyasi partiler yasasıyla, seçim yasasıyla Türkiye'nin yeniden çok ciddi bir şekilde demokratikleşeceği bir sistemi gerçekleştirmesi gerekiyor. Bunu yapacak olan da sivil iradedir. Yani milletin reyleriyle parlamentoya gitmiş olan parlamenterlerdir, partilerdir, iktidarlardır" dedi.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner215

banner124

banner40

banner126