Şahin Alpay'dan Aklını Paralelle bozanlara çağrı

Şahin Alpay bu gün yazdığı yazısında herkese Nazlı Ilıcak'ın “Paralel ile aklını bozanlar, mukadder sonu sezemiyorlar” (Bugün, 06.09.2014) başlıklı mükemmel analizini okumalarını tavsiye etti ve artık uyanın dedi.

Şahin Alpay'dan Aklını Paralelle bozanlara çağrı

Şahin Alpay bu gün yazdığı yazısında herkese Nazlı Ilıcak'ın “Paralel ile aklını bozanlar, mukadder sonu sezemiyorlar” (Bugün, 06.09.2014) başlıklı mükemmel analizini okumalarını tavsiye etti ve artık uyanın dedi.

28 Eylül 2014 Pazar 09:18
Şahin Alpay'dan Aklını Paralelle bozanlara çağrı
İşte Şahin Alpay'ın o yazısı:

Türkiye'de polisi, yargıyı, devleti ele geçirmiş, “milli orduya” ve “milli iradeye” karşı kumpas kuran “paralel yapı”ya dair çok kullanışlı, dörtbaşı mamur komplo teorisiyle akıllarını bozanlar (yani, akıl ve mantıktan giderek uzaklaşanlar) için iyi bir uyarı.

Bunların başında, muhakkak ki, Cumhurbaşkanı Erdoğan geliyor. Erdoğan, ABD'nin Dış İlişkiler Konseyi'nde (CFR) yaptığı konuşmada “paralel yapı” ile ilgili ayrıntılı açıklamalarda bulunmuş; “Biz bu örgütü onbirinci yüzyılda ortaya çıkan ”˜Haşhaşiler' adlı örgüte benzetiyoruz. Haşhaşiler, dağlarda yaşıyor, haşhaş adı verilen uyuşturucu maddeleri kullanarak, devlet adamlarına suikastlar tertip ediyorlardı. İngilizce'deki ”˜assasination' (suikast) kelimesinin de işte bu örgütün adından yani ”˜Haşhaşiyn'den türediğini hatırlatmak isterim”¦” demiş. Başkan Obama'ya, “Bizden istediğiniz teröristleri biz size nasıl teslim ediyorsak siz de bizim ulusal güvenliğimizi tehdit eden bu şahsı (yani Fethullah Gülen Hocaefendi'yi) ya sınır dışı edin ya da bir suçu olmadığı iddiasında ise bize verin”¦” dediğini aktararak, Türkiye ve ABD yönetimlerinin, “her iki ülke için tehdit teşkil eden bu örgütle mücadelede işbirliği yapacakları”na dair umudunu dile getirmiş.

Ben Erdoğan'ın bu çok “ikna edici” açıklamaları, Amerikan kamuoyundan ziyade, Türkiye kamuoyuna, hatta kendi öz, AKP kamuoyuna yönelik olarak dile getirdiğine inanıyorum. Zira, başta AİHM eski yargıcı Rıza Türmen olmak üzere yerli ve yabancı birçok uzman, ABD hükümetinin iade talebini dikkate alabilmesi için, önce Gülen'in bir suç işlediğinin yargı yoluyla tesbiti, sonra da bu suçun ABD'de de suç sayılması gerektiğini yeterince açık bir şekilde izah etmişti. (Amerika'nın Sesi, 01.05.2014) ABD Dışişleri Bakanlığı eski çalışanlarından Prof. Henri Barkey de çok yakınlarda, Gülen'i iade talebinin ABD'de nasıl karşılandığıyla ilgili olarak şunları söylemişti: “Amerika'da Erdoğan'ın medyası için çalışanlar hariç hiç kimse 17 ve 25 Aralık operasyonlarının bir darbe olduğunu düşünmüyor. Hatta gülüyorlar, bir şey de anlamıyorlar”¦” (Taraf, 15.09.2014) demişti. Aklı başında insanları, şiddete ve hukuksuzluğa en kararlı bir şekilde karşı çıkan İslam yorumunun temsilcisi olan Gülen'in bir “terörist, örgüt lideri, Haşhaşi, darbeci” olduğuna ikna etmek kolay olmasa gerek.

Ben Ergenekon davası sanıklarından eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ dahil (Erdoğan'dan zerre kadar haz etmeyen askeri vesayet yanlısı) pek çoklarının “Fethullahçı kumpas” teorisine (ya da Yargıtay eski başkanı Sami Selçuk'un ifadesiyle “safsatası”na) can”“ı gönülden iman etmelerine tabii ki hiç şaşırmıyorum. Normalde aklı başında sayılan kimselerin arasında dahi “Fethullahçı komplo” teorisine (çeşitli bahanelerle) itibar edenler çıkmasına da şaşırmıyorum. Örneğin TÜSİAD yöneticilerinden Erkut Yücaoğlu, “Bir hukuk devletinin kendi içinde, yaygın deyişle, bir paralel devletin oluşmasına izin vermesi mümkün değildir...” diyerek, hemen Erdoğan'ın takdir ve teşekkürlerini kazanmasına dahi şaşırmadım. (Radikal 18.09.2014.)

Benim şaşırdığım nasıl olup da, aklı başında sandığım kimseler arasında dahi, AKP iktidarının “paralel yapı” ile mücadele bahanesini kuvvetler ayrılığını, yargı bağımsızlığını, hukuk devletini yerle bir etmek, iktidarı tekeline almak için kullandığını göremeyenlerin mevcudiyeti... Bunu görmek için, bırakın her şeyi bir kenara, AKP hükümetinin, yandaşlarının kazanamaması durumunda HSYK seçimlerini tanımayacağını ilan etmiş olması yetmez mi? AKP Grup Başkan Vekili Mahir Ünal, bu takdirde HSYK seçimlerini “gayr-i meşru ilan edeceklerini”, Başbakan

Yardımcısı Yalçın Akdoğan “referanduma gideceklerini” ilan ediyor. Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş da, “Hukuk da milli iradeyi yok sayamaz”¦” buyurdu. Ey aklını, mantığını paralelle bozanlar, artık uyanın!
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner215

banner124

banner40

banner126