TBMM Başkanvekili Nevzat Pakdil Resepsiyon Krizini Değerlendirdi

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanvekili Nevzat Pakdil, "29 Ekim cumhurun bayramı. Kendi aranızda istediğiniz kadar şaşalı törenler yapın, içinde halk yoksa, öznesi halk değilse başarıya ulaşmanız mümkün değildir" dedi.

TBMM Başkanvekili Nevzat Pakdil Resepsiyon Krizini Değerlendirdi

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanvekili Nevzat Pakdil, "29 Ekim cumhurun bayramı. Kendi aranızda istediğiniz kadar şaşalı törenler yapın, içinde halk yoksa, öznesi halk değilse başarıya ulaşmanız mümkün değildir" dedi.

30 Ekim 2010 Cumartesi 22:00
TBMM Başkanvekili Nevzat Pakdil Resepsiyon Krizini Değerlendirdi
banner203
AK Parti Kahramanmaraş İl Başkanlığı'nın Ekim ayı İl Danışma Meclisi toplantısı, Necip Fazıl Kısakürek Kültür Merkezi'nde gerçekleştirildi. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başlayan toplantıda konuşan TBMM Başkanvekili Nevzat Pakdil, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nda yaşanan resepsiyon krizine değindi. 29 Ekim'in cumhurun bayramı olduğunu ifade eden Pakdil, halktan kopuk olarak yapılan törenlerin bir anlam taşımayacağını dile getirdi. Pakdil şöyle konuştu: "Dün 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nı hep beraber kutladık. Cumhurun bayramı, halkın bayramı ama halktan koparsanız, halka uzak durursanız o bayram sizin olmaz. Kendi aranızda istediğiniz kadar şaşalı törenler yapın, istediğiniz kadar bir kısım kutlamalarda bulunun eğer içinde halk yoksa, öznesi halk değilse sizin başarıya ulaşmanız mümkün değildir. Halkla beraber olmanın en pratik yolu ve onun göstergesi de yapılmış olan seçimlerdir ve halkoylamalarıdır. Hep beraber bunları gördük ve yaptık. Bundan sonra daha güzel bir sistemde hep beraber yaşayacağız." Konuşmasında Hakim ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) seçimlerine de değinen Pakdil, hakim ve savcılara seçme, seçilme hakkının çok görülmesinin doğru bir davranış olmadığını kaydetti. "Böyle bir mantık olmaz" diyen Pakdil, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bakınız muhterem kardeşlerim yapılan şeylerin bir anlamı olması lazım. Şimdi düşünün milletin iradesine inanıyorsunuz, millet iradesine evet diyorsunuz ama ondan sonra 11 bin tane hakim ve savcı kardeşimizin, yargı mensuplarının, okumuş yazmış olan insanların seçeceği insanlara, 'siz bu işi beceremezsiniz' diyorsunuz. Böyle bir mantık olmaz. Yani bu memleketin en ücra köşesindeki insanlar tercihli sistemle bile tercihlerini yapıp seçiyorlar ama bu memleketin en okumuş insanları, 'Türk milleti adına' diyerek karar veren insanlara o seçme hakkını, seçilme hakkını çok görüyorsunuz. 'Hayır efendim biz 5 kişi, 6 kişi bu işi daha güzel yaparız. Ama 11 bin hakim ve savcının yapacağı işten sağlıklı bir netice çıkmaz' demek doğru bir davranış değildir. Onların hepsi milletin önüne gitti, bunlar geride kaldı. Şu anda zaten seçimler ve diğer şeyler yapıldı. Arkasından o anayasa değişikliğindeki hususlar tekrarında yapılacak. Bu süreç içerisinde bize düşen görev kardeşlik hukukumuzu korumaktır. Kardeş olduğumuzu unutmamaktır." "DÜNYADA HİÇBİR ŞEY GİZLİ KALMAZ" Yasa dışı dinlemeler konusuna da değinen Pakdil, hiçbir şeyin gizli kalmayacağını belirtti. İnsanların noksanlarını ortaya dökmekle kendisine mevki elde etmeye çalışan kişilerin de başarıya ulaşmasının söz konusu olamayacağını ifade eden Pakdil, "Hani şimdi dinlemeler ortaya çıktı söyleniyor ya. Her şey bilinir ve ilahi kayıt altındadır. Bir de o sözler mutlak suretle sahibine ulaşır. Türkçe'de güzel bir atasözü vardır. Derler ki, 'Kem alet ile kemalat olmaz.' Başkasının ayağının altını kazıyarak, noksanlarını ortaya dökerek insanlar kendilerine yükseklik arıyorlarsa ona ulaşmak kesinlikle mümkün değildir. Derler ki, 'Söz ola kese savaşı, söz ola kestire başı.' Savaşı kesen sözlerin bir anlamı vardır, eğer sözler baş kestiriyorsa hiçbir anlamı yoktur. O bakımdan nasipte olan kaşığa çıkar. Yarışmak olur, rekabet olur ama hukuk içerisinde olur, adalet içerisinde olur, güzellikler içerisinde olur, sevgi içerisinde ve değerler açısından olur. Bizim hepimizin bunlara en iyi şekilde riayet etmemiz gerekir" diye konuştu. Toplantıda konuşan AK Parti İl Başkanı Fatih Mehmet Erkoç ise, hedeflerinin Türkiye'yi muasır medeniyetler seviyesine çıkartmak olduğunu söyledi. Bunun için tüm AK Parti teşkilatları olarak çalışacaklarını belirten Erkoç, "Kara propagandalar hiçbir zaman milletimizi yanıltmayacaktır. Millet her zaman en iyisini bilir. Milli iradeyi yok sayanlarla mücadelemizi sürdüreceğiz. Hedefimiz, cumhuriyetimizi ve milletimizi demokraside, hukukta, sağlıkta, yerel yönetimlerde Atatürk'ün gösterdiği muasır medeniyetler seviyesine çıkartmaktır" ifadelerini kullandı. Toplantıya, AK Parti Kahramanmaraş milletvekilleri Veysi Kaynak, Fatih Arıkan, Belediye Başkanı Mustafa Poyraz, Merkez İlçe Başkanı Necati Okay, ilçe ve belde belediye başkanları ile çok sayıda teşkilat mensubu katıldı.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
A.TÜRKOĞLU 6 yıl önce

Şu son resepsiyon krizi ile ayen beyan anlaşılmıştır ki;

1-CHP=TSK
2-Her iki kurum da halkın değerleri ile kavgalıdır,
3-TSK alenen siyeset yapmaktadır.

İlave olarak, madem TSK kurumsal olarak baş örtüsüne karşı; baş örtüsü gördüklerinde kırmızı görmüş boğa misali tepki gösteriyorlar, o halde azıcık kurumsal olarak ilkeleri varsa, ailesi baş örtülü olan şehit cenaze törenlerine de katılmamaları gerekiyor.

Ve son olarak, siyesi iktidar da ilkeli ve dik duruşun bir gereği olarak, TSK'nın hiç bir etkinlik ve davetine icabet etmeyerek tepkilerini ortaya koymaları gerekiyor.

banner122

banner215

banner124

banner154

banner126