Bir kabusu daha geride bıraktık”¦

Bayram öncesi çifte bayram yaşamıştık. Bayram sonrası 3 puan için yollara düştük. Galibiyet için o yolları teptik, ama olmadı yapamadık.

Bir kabusu daha geride bıraktık”¦

Bayram öncesi çifte bayram yaşamıştık. Bayram sonrası 3 puan için yollara düştük. Galibiyet için o yolları teptik, ama olmadı yapamadık.

23 Kasım 2010 Salı 17:48
Bir kabusu daha geride bıraktık”¦

Keçiören mağlubiyeti ile yıkıldık. Güzel bir oyun sergileyemedik. Alışkın değildik sentetik çimde futbol oynamaya, Keçiören sportif AŞ gibi”¦ Onlar halı saha sistemli sentetik çimlere alışmışlar biz ise ilk defa sentetikte oyun oynuyorduk. Bırak futbol oynamayı ayakta bile durmak için ne mücadeleler veriyorduk. Onlarda güzel futbol sergilemeseler de 3 puanı almayı bildiler. Yoksa onlarda da iş yoktu. Sadece güzel paslaşma haricinde”¦ Futbolu ile değil vücut Çalımı ile galip geldiler. Biz maçın 7. dakikasında attığımız golle maçı bitti sandık. Meğer yanılmışız. Unutmuşuz bir anda maçın 90 dakika olduğunu”¦ Onlar ilk gollerini atınca maçın kırılma anını dediğimiz anı yaşadık adeta”¦ Onların 2. golü ise açık bir ofsayttı. Yan hakem ofsaytı vermeyerek maçın kaderi ile oynayarak Maçı adeta katletmişti. Yan Hakemin faciasıyla karşı karşıyaydık. Tabi bizim Ahmet'te bu golde erken kalesinden çıkarak golün oluşmasına zemin hazırladı”¦ Burada kaleci Ahmet'e kızamıyorum neden mi? Yan hakem ap açık ofsaydı bayrağı ile orta hakeme bildirecek düşüncesi ile kalesinden erken bir çıkış yapan Ahmet hakemin adaletsizce devam ettirmesine maruz kaldı. Ama üçüncü gol resmen kaleci Ahmet'in suçuydu. Erken çıkışı 2. goldeki gibi 3. golde de aynı hataya düştü ama bu sefer ofsaytlık bir durum yoktu ortada”¦ Ahmet kaleyi bırakmamalıydı. Savunmada İlyas ve Emre keskin vardı onlar çıkmalıydı. En yakın İlyas hareketlendi. Kaleci Ahmet'le beraber savunma ile kalecinin çıktığını fırsat bilen Ekrem ise topu filelerle buluşturdu. Fırsatı kaçırmadı. Anlayacağınız Keçiören ismi gibi sportif bir futbol sergilemedi. Bizim eksikliklerimizi değerlendirerek gollerini attılar. Bizim gibi engel yok önlerinde para desen para, transfer desen önü açık sadece eksiği 12. adamın olmaması”¦ Rakip'te mevcut olan maddi destek bizde olsa bu takım süper ligde mücadele verir. Rakip Keçiören bir ilçe takımı”¦ Hemde o ilçenin 2. profesyonel takımı”¦ Maç başlamadan önce bazı araştırmalar için Keçiören sportif AŞ futbolcuları ve yöneticileri ile diyalog kurdum. İlçede en büyük destekçileri Belediye Başkanı olduğunu örgendim. Belediye sportif AŞ'yi 2. takım olarak görüyormuş. Favorisi aynı ligde mücadele eden Keciörengücüspor imiş. Belediye 2. takımına da gelir sağlamak için otoparklar, billboard gibi gelir getirecek yerlerin hasılatını kulüplere destek amaçlı gönderiyormuş. Bunlar anlatıldıkça ben içten içe eriyip gidiyordum. Tabi bu arada ben kendilerine bu soruları sorarken kendilerde bana Kahramanmaraş bir ili ve bu takım ise koskoca bir ilin takımı neden buralarda diye sordukları anda Diyemedim koca bir il bir ilçe kadar olamıyor diye”¦ sahip çıkanı yok, sizin belediye başkanı gibi belediye başkanı yok diyemedim. Susa kaldım. Onlar koca tekstil şehri takıma sahip çıkamıyor mu? Bir transferin önünü açamıyor mu? Dediklerinde ise yıkılıverdim pisikolojikmen. İyi ki maç sonunda onlarla karşılaşmadım. Karşılaşmadığıma da çok sevindim. Eğer karşılaşsaydım utancımdan yere bakarak yanlarından sıvışmanın yollarını arayacaktım. Aslında orada başını öne eğecek olan ben olmamalıydım. Başını öne eğecek kişiler takımı buraya sürükleyenler. Bu takımın küme düşmesini dört gözle bekleyenler. Bu takıma sahip çıkmayanlardır. Maçtan bir gün öncesi çokta mutluydum. Çünkü saha atmosferini rakibin maddi durumunu bilmiyordum. Hele özellikle takımın Kulüp Başkanı Doğan Tehçi ve As Başkanı Fikret Fındık'ın bütün mesaisini takıma harcadığını, sabırsızlıkla maç saatini beklediğini görmek ve onlara sabırsız olmamalarını söyleyen Teknik direktörün soğuk kanlı olması beni mutluluğa sevk ediyordu. Yöneticileri rahatlatmaya çalışan Başarılı Teknik adam şu sözler ile sesleniyordu. Biliyorsunuz ki ben geçen sezon hiçbir takımı çalıştırmadım. Benim için bir zindandı hayat. Hafta sonu olmasını hiç istemiyordum. Bunalım geçiriyordum evde.. Şimdi ise siz burada içiniz içinizi yiyor. Biliyorum maçı sabırsızlıkla bekliyorsunuz. Siz telaşlanmayın. Hiç Panik yapmayın. Düşünerek kendi kafanızı yormayın. Bırakın bizlere bizler düşünelim. Yarın ne olacağını. Bizi panik yapalım biz kafa yoralım. Bizim bunlara ihtiyacımız var. Bu stres ve heyecanımız, sabırsızlığımız bizim benzinimizdir. Siz kafanızı rahat tutun. Düşünecek olan bizleriz sizler değilsiniz diyerek Kulüp Başkanı ve Kulüp As Başkanının yüreğine soğuk su serpmesi bu soğukkanlılığı atmosferin dışında olmama rağmen bana bile moral vermişti. Tamam demiştim. Bu iş bitti. Bu maçı alıp 3 puan ile şehir'e döneriz diye düşünmüştüm. Ama olmadı. Oynayamadık sahada”¦ Bu Teknik ekibin suçu değildi, Futbolcuların da suçu değildi, Yöneticilerinde”¦ Burada tek suçlu olan vicdan azabı çekmesi gereken bu takımı bu hale düşüren bu takımın elinden tutmayan, sahip çıkmayarak şehrine laf getirenlerdir. Bilmem anlatabildim mi? Kalın Sağlıcakla”¦

Anahtar Kelimeler:
Keçiören
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner215

banner124

banner40

banner126