Fernando Muslera: Kadıköy'deki şampiyonluğu unutamıyorum

Galatasaray'ın başarılı file bekçisi Fernando Muslera, nişanlısı Patricia Callero ile birlikte kulüp televizyonuna verdiği röportajda Türkiye'yi ve İstanbul'u çok sevdiğini söyledi. Muslera, unutamadığı olayın ise Kadıköy'de Fenerbahçe ile berabere kalarak şampiyon oldukları sezon olduğunu belirtti.

Fernando Muslera: Kadıköy'deki şampiyonluğu unutamıyorum

Galatasaray'ın başarılı file bekçisi Fernando Muslera, nişanlısı Patricia Callero ile birlikte kulüp televizyonuna verdiği röportajda Türkiye'yi ve İstanbul'u çok sevdiğini söyledi. Muslera, unutamadığı olayın ise Kadıköy'de Fenerbahçe ile berabere kalarak şampiyon oldukları sezon olduğunu belirtti.

03 Ocak 2015 Cumartesi 23:11
Fernando Muslera: Kadıköy'deki şampiyonluğu unutamıyorum
banner203
Galatasaray ile Fenerbahçe maçlarının dünyanın en büyük derbisi olduğunu belirten Uruguaylı file bekçisi Fenerbahçe'yi 3-1 yendikleri maçın da unutamadığı karşılaşmalardan biri olduğunu sözlerine ekledi. Evinin kapılarını ilk kez kulüp televizyonuna açan Fernando Muslera ve nişanlısı Patricia Callero, Türkiye, İstanbul, Türkçe, Türk yemekleri ve düğünlerinin ne zaman yapılacağı konusunda da önemli açıklamalar yaptılar. 

GSTV'den Melisa Çizmeci'ye konuşan Fernando Muslera ve nişanlısı Patricia Callero düğün tarihini ülkelerinde aileleriyle konuştuktan sonra açıklayacaklarını, ama 2015 sonunda hem ülkelerinde hem de eski teknik direktörü Fatih Terim'in Galatasaray Adası'nda organize edeceği geceyle İstanbul'da yapacaklarını söyledi.

Fernando Muslera ve nişanlısı Patricia Callero'nun GSTV'ye verdiği röportajın detayları şöyle:

-Sosyal medyada çok konuşulan bir fotoğrafınız var, çam ağacının önünde ve oldukça romantik”¦Bu fotoğraflar devam edecek mi?
Muslera: Bizim çektiğimiz bütün fotoğrafların mimarı Patricia'dır, fikirler hep ondan çıkıyor. Yılbaşı'nda bu ağacın önünde resim çektirmek bizim geleneğimizdir

-Birçok çift bu resmi gördükten sonra neden bizim böyle resmimiz yok diye kavga edebilirler”¦
Patricia: Bizim eve gelip çift olarak çam ağacın önünde fotoğraf çektirebilirler

-Çok güzel bir çiftsiniz, eve geldiğimizden beri güzel enerjinizi hissediyoruz. Nando böyle güzel bir kız arkadaşın var ve her zaman yanında, eminim kendini çok şanslı hissediyorsun?
Muslera: Bir elmanın iki yarısı gibiyiz. Gerçekten Patricia yanımda olduğu için çok şanslı hissediyorum. Devamlı benim yanımda, bazen Uruguay'a gittiğinde ayrı kalıyoruz, o yüzden beraber olduğumuz dakikaların kıymetini bilmeye çalışıyoruz. Tabiki bu ilişkide Patricia'nın çok emeği var. Sürekli benim yanımda, maçlara da geliyor ve evde beraber vakit geçiriyoruz. Birbirimiz için yaratıldığımızı düşünüyorum. Çok şanslıyım ki böyle bir kız arkadaşım var.

-Patricia, İstanbul'a alıştın mı, nereleri geziyorsun, burada neler yapıyorsun?
Patricia: İstanbul'a alıştım, bu şehri çok seviyorum. İstanbul'un havası Uruguay'a göre biraz daha soğuk. Bazen zorluk yaşayabiliyorum. Ama çok sevdiğim bir yerdeyim, çok sevdiğim bir şehirdeyim. Tarihi yerleri gezmeyi çok seviyorum. Camilere gidiyorum. Alışverişe çok meraklı değilim. 

-Türkiye'de çift olarak gitmekten en hoşlandığınız yer neresi?
Muslera: Beraber gidip dinlenmekten en keyif aldığımız yer Sapanca. Çok keyif alıyoruz. Devamlı gittiğimiz bir yer var. Yeni yerler keşfetmeyi seviyoruz. Ne zaman bir izin olsa veya boş vakit bulsak Sapanca'ya gidiyoruz.

-Türk yemekleriyle aranız nasıl? 
Muslera: En sevdiğim Türk yemeği kebap. Yemek ayırt etmem.
Patricia: Ben yemek konusunda biraz seçiciyim. Favori yemeğim kıymalı yumurtalı pide.

-Nando, çay var mı çay?
Muslera: Basın mensupları antrenmanda bize baklava ikram etti. Orada çay istemiştim. Beni duyduklarını fark etmedim. Ama zaten uzun yıllardır Türkiye'de yaşıyorum. Artık bu kültürde öğrendiğim kadarıyla baklavanın yanında çay içiliyor. Ben de öyle yapıyorum. Dolayısıyla baklavayı görünce çay nerde diye sordum.

-Daha önce Melo da çay tutkusunu söylemişti, hepiniz çok seviyorsunuz?
Muslera: Şu anda Türk gibiyiz, sadece ben değil bütün yabancı arkadaşlarım da böyle. Öğlen yemek yiyoruz, yemekten sonra çay içiyoruz, Akşam da yemekten sonra çay içiyoruz. Hatta yemekten sonra odamıza çay geliyor. Bir çay fanatiğiyim.

-Mutfakla aranız nasıl yemek yapıyor musunuz?
Patricia: Ben yemek yapmayı seviyorum. Hem Türk hem de Uruguay yemekleri yapıyorum. Makarna oluyor, et oluyor. 
Muslera: Çok yorgun değilsem Patricia'ya yemek konusunda yardım ederim. Ayrıca güzel mangal yakarım. Yazın da kışın da yapabiliriz.

-Patricia, eminim seyircilerimiz de merak ediyor, seni daha yakından tanımak istiyoruz, modellik yapıyorsun ve spora olan ilgini biliyoruz? 
Patricia: Fitness model olarak çalışıyorum. Yani çalışıyorum derken şimdi Muslera'nın yanında olduğum için, hep ona destek olduğum için çok fazla yarışmalara katılamıyorum. Genelde bu tip yarışmalar Amerika'da oluyor. Uzun bir seyahat oluyor. Yarışmaya katılıyorsunuz, tekrar dönmesi zaman alıyor. Araya uzun ayrılık girdiği için şu an bu tip yarışmalara katılmıyorum. Ama sporuma dikkat ediyorum, kendime bir hedef koyuyorum ve yarışmalarda başarılı olmaya çalışıyorum. Ama şu sıralar biraz ara verdim.

-Muslera burada yokken neler yapıyorsun?
Patricia: Nando burada yokken tabi ki gönlüm, kalbim onunla birlikte”¦ Muslera'nın iyi bir oyun çıkarması için dualarım onun ile birlikte”¦ Fitness'a gidiyorum, diğer futbolcuların eşleriyle görüşüyorum. Nando'ya yemekler yapıyorum ve onu bekliyorum.

-Hangi futbolcuların eşleriyle görüşüyorsun?
Patricia: Dil olayından ötürü Alex Telles'in kız arkadaşı ve Melo'nun eşi Roberta İle görüşüyorum.

- Patricia'nın bir görüntüsü vardı, ağırlık kaldırıyor ve Muslera ile Telles ona bakıyor, gerçekten çok güçlü..
Patricia: Katılacağım Fitness Model yarışması vardı. Ona hazırlanıyordu. Yasin Hocamıza teşekkür etmek istiyorum. Boş zamanlarında bize çok yardımcı oldu.

-Tanışma hikayelerini dinleyelim?
Muslera: Bu tamamen Uruguaylı olan bir büyükelçi sayesinde oldu. Çünkü Patricia o zaman İtalyanca eğitimi alıyordu, İtalya'ya gidecekti. Ben de o zaman İtalya'da oynuyordum. Bu arada Büyükelçi bizi tanıştırdı. İlişkimiz bu şekilde başladı.

-Muslera romantik midir? İlişkiniz nasıl başladı?
Muslera: Patricia'nın kalbine mesajlarla girmeyi başardım, ilk başta telefon ile konuşuyorduk. Ben normalde Uruguay'da Montevideo'da yaşıyorum. Patricia, 4 saat uzaklıkta o yüzden Uruguay'a gittiğimizde çok fazla görüşme şansımız olmuyordu. Hep mesajlaşıyorduk. Benim için en uygun kişi olduğunu düşündüğüm anda Patricia'ya benimle Türkiye'ye gelir misin?, ben seninle Türkiye'ye gidip, orada beraber hayatıma devam etmek istiyorum dedim. Patricia da bana öncelikle sen 4 saat yol gel annem babam ile tanış, önce onların içine sinsin ve seni tanısınlar, ondan sonra ben senle her yere gelebilirim diye bir cevap aldım. Patricia'yı Türkiye'ye götüreceksem, öncelikle anne ve babasıyla tanışmam ve onların içine sinmesi gerekiyordu. Ben de bunu yaptım.

-Birbirine yaptıkları en özel sürpriz neydi?
Muslera: Nişanlanmamız. Bir sene oldu ve sadece benim ile Patricia'nın bildiği bir ortamda oldu. Sonuçta bizim için özel bir şey. O yüzden yaptığım en büyük sürpriz, o nişan yüzükleri diyebilirim.

-Muslera hayranları merak ediyordur, evlilik ne zaman?
Muslera: 2015'in sonu gibi düşünüyoruz. Ama bunu Uruguay'a gidince ailemizle paylaşacağız. Umarım bu röportajı seyretmezler. Çünkü böyle bir plandan haberleri yok. Ama 2015'in sonunda Uruguay'da böyle bir düşüncemiz var. Türkiye bizim ikinci evimiz, burada da bir organizasyon yapacağız. Buradaki planımız Galatasaray Adası'nda evlenmek. Bu planın baş mimarı Fatih Terim. Onu ziyarete gittiğimizde böyle bir muhabbet açılmıştı. Fatih Hoca da böyle bir organizasyon yapalım,Bu organizasyonu da tamamen ben üstleneceğim demişti. İstanbul'da olacak düğün organizasyomuzun baş mimarı Fatih Hoca'dır.

-Sizin şarkınız nedir?
Muslera: Spesifik olarak tek şarkımız yok, kendi dinlediğim bir şarkı var, o da aklıma şu an gelmedi. Şarkının “Benim hayatımı değiştirdin” gibi bir sözü var. Bir gün Patricia, Uruguay'dan İstanbul'a geldiğinde onu bu şarkıyla karşılamıştım, o yüzden bu şarkıyı çok seviyorum.

-Sesiniz güzel mi?
Patricia: Nando çok iyi şarkı söyler. 
Muslera: Kaleci olarak hatırlanayım.

-Patricia, Nando her zaman çok pozitif gözüküyor, yüzü hep gülüyor. Nelere kızar, onun bilmediğimiz özelliklerini bize anlatır mısın?
Patricia: Muslera'yı çok sinirlendiren bir şey yok. Bizim ilişkimizde de hiç öyle kavgalarımız olmaz. Muslera gerçekten çok neşeli, pozitif ve sakin bir insan. Hiç sinirli değil. Futbolu çok sevdiğimi söyleyemem. Nando eve maçtan sonra sinirli gelse bile hemen başka konular açarım.
Muslera: Çok gol yediğim zaman sinirleniyorum.

-Patricia, maç öncesi Nando'ya nasıl moral verirsin?
Patricia: Maçtan önce mesajlaşıyoruz, hep ona destek mesajları atıyorum. Destek mesajlarımı atıyorum. Futbolla çok ilgili olmasam da, maça gittiğimde sadece Nando'ya odaklanıyorum ve onun yaptıklarını izliyorum. Ne yapması gerektiği kafamda canlanmış durumda oluyor. Ve onların çerçevesinde mesajlar atıyorum.

-Patricia seni takip ettiğini söyledi, senin unutamadığın maç ve kurtarış hangisiydi?
Muslera: Fenerbahçe ile oynadığımız ilk derbi maçını unutamam. Kendi sahamızda oynamıştık ve 3-1 kazanmıştık. O derbiden önce hep bana ambiansı anlatılıyordu. Lazio ”“ Roma derbisi ile kıyaslanıyordu. Ama ne zaman ki sahaya girdim o atmosferi gördüm, şu anda benim için dünya derbilerinde ilk sırada Galatasaray ”“ Fenerbahçe derbisi var. Şükrü Saraçoğlu Stadı'nda oynadığımız bir maçta. Sow topa vurmadan önce ben yerdeydim, yükselip sol elimle araya girmiştim, o kurtarışımı unutamıyorum”¦

-Patricia, Nando'yu izlerken neler hissediyorsun, heyecanlanıyor musun?
Patricia: Nando'nun kaleci olarak en önemli özelliği yaptığı kurtarışlar. Onları gördüğüm zaman inanılmaz mutlu oluyorum, inanılmaz neşeleniyorum. Ama tabii gergin izlediğim zamanlar da oluyor. Özellikle gol yediği zaman gerçekten çok üzülüyorum çünkü hemen empati kuruyorum, kendimi onun yerine koyuyorum. Nando ne zaman üzülürse ben de o zaman üzülüyorum.

-Türk insanı Muslera deyince çok sevdiğini söylüyor, biz sıcakkanlı insanlarız, sevgimizi güzel gösteririz, senin karşılaştığın sevgi gösterileri de oluyordur?
Muslera: Sultanahmet'te bir taraftar yanıma gelmişti, onu hala unutamıyorum. Uruguay'dan gelen bir televizyon benimle röportaj yapacaktı, bir bey yanıma geldi, sen Muslera mısın? dedi. Hayır dedim. Yok yok sensin dedi. Evet benim dedim. Kafası karışmıştı. İnternette de görüntüsü var.

-Patricia, Muslera'nın çok hayranı var, onu kıskanıyor musun?
Patricia: Herhangi bir problemim yok. Muslera'nın bayanlar tarafından da beğenilmesi çok normal. İlk başlarda beni üzen bir nokta vardı. Bazı bayan hayranları bana hakaretlerde bulunuyorlardı. Bu beni üzüyordu o zamanlar. Şu anda öyle bir şey yok. Bir problemim yok.

-Kadıköy'e şampiyonluk için gittiğimizde neler hissediyordun? Ve sonrasında kupayı kaldırınca?
Muslera: Buraya gelir gelmez hedefim şampiyonluklar yaşamaktı ve Allah da bana yaşattı. Çok şükürler olsun. Çok gergin bir maçtı, beraberlik ve galibiyet bizi, onların kazanması da onları şampiyon yapacaktı. Son bir 90 dakikaya kaldı. Çok gergindim. Galatasaray'da ilk senemde şampiyonluk yaşayacaktım. Maçtan saatler önce Hakan Balta ile futboldan bağımsız, plajlardan, otellerden bahsettik. Biraz kafamız dağılsın diye”¦ Hakan ile de bir röportaj yaparsan sana anlatır. Maçtan sonra inanılmaz anlar yaşandı, muhteşem bir şampiyonluk yaşadık. Rakibimizin sahasında kazandığımız bir şampiyonluktu ve çok mutlu oldum, ilk senemde böyle bir şampiyonluğu kazandığım için”¦ O gün iyi bir Galatasaray vardı ve kişisel olarak benim de performansım iyiydi.

-Biz futbolcularımızın eşlerine ve kız arkadaşlarına “Yenge” diye hitap ediyoruz, Patricia bu lakabı biliyor musun ve seviyor musun?
Patricia: Bu lakabı biliyorum ve çok seviyorum.

-Türkçe anlıyorsunuz artık, yıllar içinde daha da iyi öğrendiğini düşünüyorum?
Muslera: İlk başta geldiğimde çok zordu, ama zamanla anlamaya başladım. Türkçe benim için karışık bir dil. Mesela sen bir soru sorarken kelimeleri aralarından seçebiliyorum. Ne söylediğinin tamamını olmasa da birazını anlıyorum”¦ Merhaba, nasılsın, kolay gelsin, mutlu yıllar gibi kelimeler biliyorum. Florya'da çalışanlar da bana öğretiyor. Galatasaray TV geldiğinde “Mutlu Yıllar” diyorum. Üzerine bir şeyler koymaya çalışıyorum. Taffarel söylüyor, onu tekrarlıyorum. Bildiğim kelimeler her geçen gün artıyor.
Patricia: Ben de bazı kelimeleri biliyorum. Ama Nando'dan daha az”¦

-Türk müziği dinliyor musunuz? Hoşunuza gidiyor mu?
Muslera: Çok fazla Türkçe müzik dinlemiyoruz ama telefonumda olan tek Türk şarkısı “Benim gibi olmayacak”. Bana bu şarkıyı Ufuk Ceylan öğretti.

-Galatasaraylı ünlü isimler de seni çok seviyor”¦
Muslera: Bu beni çok mutlu etti, genelde sorulduğunda takımda hep gol atanlar sevilir. Eğer benim ismim de anılıyorsa bu gerçekten beni çok mutlu eder.

-Muslera'nın çizgi filme merakını biliyoruz, Patricia birlikte çizgi film izler misiniz? 
Muslera: Evde beraber vakit geçirmekten çok mutluyuz. Patricia ile birlikte mate çayı içiyoruz. Beraber film seyrediyoruz. Takip ettiğimiz seriler var.Onun haricinde hala çizgi film de izliyoruz. Ama dışarı çıkmadığımızda birlikte çok iyi vakit geçiriyoruz.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner215

banner124

banner154

banner126