Namoğlu: Liglerin 2. devreleri hassasiyetlerin de en yoğun yaşandığı dönemlerdir

Antalya'nın Belek ilçesindeki Calista Luxury Resort Hotel'de düzenlenen 2014-2015 Sezonu MHK Kış Semineri'nde, bugün açılış töreni düzenlendi. Törende bir konuşma yapan Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Merkez Hakem Kurulu Başkanı Yusuf...

Namoğlu: Liglerin 2. devreleri hassasiyetlerin de en yoğun yaşandığı dönemlerdir

Antalya'nın Belek ilçesindeki Calista Luxury Resort Hotel'de düzenlenen 2014-2015 Sezonu MHK Kış Semineri'nde, bugün açılış töreni düzenlendi. Törende bir konuşma yapan Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Merkez Hakem Kurulu Başkanı Yusuf...

17 Ocak 2015 Cumartesi 18:48
Namoğlu: Liglerin 2. devreleri hassasiyetlerin de en yoğun yaşandığı dönemlerdir
Antalya'nın Belek ilçesindeki Calista Luxury Resort Hotel'de düzenlenen 2014-2015 Sezonu MHK Kış Semineri'nde, bugün açılış töreni düzenlendi. Törende bir konuşma yapan Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Merkez Hakem Kurulu Başkanı Yusuf Namoğlu, ikinci yarıdan beklentilerini ve yeni sezon planlamalarını anlattı.

Futbol Federasyonu bünyesinde 127'si profesyonel, amatörleriyle birlikte yaklaşık 13 bin kulübün bulunduğunu belirten Başkan Namoğlu, sezon sonu itibarıyla yaklaşık 105 bin müsabakanın oynanmış olacağını belirterek, "Böylesi bir organizasyona, 5 bin kişilik hakem kadrosundan yaklaşık 300 bin hakem ve ayrıca 80 bin gözlemci görevlendirmek konumunda olan tüm Merkez Hakem Kurulları, her dönemin içinde bulunduğu koşulların zorluğunun bilinci içinde ve ancak, her defasında güçlüklerin üstesinden yüz akıyla çıkma yeteneği gelişmiş bir camia olmanın, mutluluğu ve gururu içinde hizmetlerini sürdürmektedir." dedi.

Başkan Yusuf Namoğlu, "Rakibine, mesleğine ve yönetenine saygı, empati, dürüst oyun, hoşgörü ve fair-play gibi kavramların yeterince yeşermediği toplumlarda, standardın batılı normlara yükseltilmesine yönelik beklentiler şüphesiz, güçlü ve tutarlı uygulama kararlılıklarına ihtiyaç duymaktadır." diyerek, sözlerine şöyle devam etti:

"Bu yönde devletimizin, bakanlığımızın ve federasyonumuzun aldığı ve projelendirdiği karar ve uygulamalar, yarınlara daha olumlu bakmamızın da en güçlü güvencesi olmaktadır. Çağdaş ve modern stadyumların yaygınlaşması, alt yapılara yönelik tesisleşme, futbolun olumsuzluklarına karşı yasal düzenlemeler ve yönetimsel projeler bu bağlamdaki değişim göstergelerindendir. Kronikleşmiş sorunları çözebilmek için kalıplaşmış alışkanlıkları terk etmek, elbette sancılı bir süreci gerektirecektir.

Hepimiz biliyoruz ki, liglerin 2. devreleri bizler için olduğu gibi, federasyonumuzun tüm paydaşları için de, heyecanların ve beklentilerin olduğu kadar, hassasiyetlerin de en yoğun yaşandığı dönemlerdir. Bu gerçeklik içinde, futbolun saha içi yönetimini ve adaletini üstlenenlerin taşıdığı sorumluluk, onları gözlemleyen ve denetleyenlerle birlikte daha da artmaktadır. Doğru zamanda, doğru kadrolarla, doğru projeler uygulandığında, istenilen hedeflere ulaşmak; çalışma sürekliliği, herkesin üzerine düşeni en iyi şekilde gerçekleştirmesi ve güçlü bir toplum yapısının her ortamda sergilenmesi ile ancak mümkündür. Hakem kurumunun kazandığı değerlerin düzeyi ne kadar yüksek olursa olsun, sonuçta başarıyı taçlandıran olgunun, bireylerin kurumsal sorumluluk bilinci içinde, özgüvenli ve özverili çalışmalarıyla gerçekleşeceği açıktır.

Nitekim, UEFA Hakem Konvansiyonu'na katılım ile başlayan ve planlanan projelerle yoğunlaşan eğitim sürekliliği sonucunda Türk hakemliği, ulaştığı başarı çizgisi ile Avrupa ve dünyada kendini kabul ettirmiş, 2012 Avrupa Futbol Şampiyonası'ndan sonra 2014 Dünya Futbol Şampiyonası'nda da başarıyla temsil edilmiştir. Hakemlik kurumunu, federasyonumuzu, ülke futbolunu ve sporumuzu, sayın Doğan Babacan büyüğümüzden 40 yıl sonra, Dünya Kupası'nda yarı final müsabakası yönetecek kadar başarılı bir performans sergileyerek, genç arkadaşlarımıza hedefi ve yolunu gösteren değerli hakemlerimiz Cüneyt Çakır, Bahattin Duran ve Tarık Ongun hepimizi gururlandırmış ve bizlere olduğu gibi, ülkemizin futbol severlerine tarifsiz duygular yaşatmıştır. Şüphesizdir ki, hakemlerimizin yükselttiği çıta, daha büyük hedeflerin de teminatı olacaktır."

Sezon sonunda Avrupa kupası ya da Şampiyonlar Ligi, 2016 Avrupa Uluslar Kupası veya 2018 Dünya Kupası finalini yönetmenin, artık Türk hakemi için hayal olmaktan çıktığını da belirten Başkan Namoğlu, "Hakemliğimizin bu aşamaya gelmesinde büyük destekleriyle bizleri gururlandıran UEFA 1. Başkan Vekili sayın Şenes Erzik'e, verdikleri eğitimlerle hakemlerimizin başarısında önemli katkıları bulunan UEFA Hakem Komitesi üyesi Mr. Uilenberg, Mr. Larsen, Mr. Stevanato ve Mr. Werner ile emeği geçenlere huzurlarınızda teşekkürü görev kabul ediyorum. Eğitimdeki bu işbirliğinin hakemlerimizin ve onlar kadar başarılı gözlemcilerimizin uluslararası görevlerdeki performanslarına yansıdığını görmek de, bizleri ayrıca mutlu etmektedir." diyerek, şöyle devam etti:

"Dünya futbolunu yönlendiren ekonomi ve teknoloji birlikteliğinin, yeni sezonlarda çok daha yeni uygulamaların da kaynağını oluşturması gözetilerek, hakemlik kurumunun her türlü yeniliğe açık ve hazırlıklı olması kaçınılmaz bir gerekliliktir. Ancak, yenilikler için gereken ön hazırlık süreçleri de dahil, yönetim kurulumuzun desteği ile geleneksel kalıplar dışında, futbolumuzun ve hakemlik kurumunun geleceği adına, radikal karar ve uygulama sorumluluklarını almaktan kaçınmamamız gerektiği de açıktır.

Kararlarımızı ve uygulamamalarımızı önceden test etme ilkemize rağmen, çalışmalarımızda hiç şüphe yok ki, istem dışı hatalarımız olabilecektir. Bu noktada futbolun tüm paydaşlarının olduğu gibi, basınımızın uyarılarına ve önerilerine olan ihtiyacımızı da, en samimi duygularımla ifade etmek isterim. Hakemliğin dünyadaki en yüksek katmanında müsabaka yönetmek üzere, FIFA kokartı ile ödüllendirilen gençlerimizi, bu mutlu günlerine katılarak onurlandıran başta Gençlik ve Spor Bakanımız Sayın Akif Çağatay Kılıç olmak üzere siz değerli konuklarımıza, Üyesi bulunduğumuz UEFA Hakem Konvansiyonu ile işbirliği çalışmalarımıza, hakemlik kurumunun çağdaş normlara ulaşmasında, maddi ve manevi desteklerini ve geleceğe yönelik projelerimize güvencelerini esirgemeyen Türkiye Futbol Federasyonu Başkanımız sayın Yıldırım Demirören ile yönetim kurulu üyelerimize, Kurul Başkanlarımıza, şahsım, kurul üyesi arkadaşlarım, bu salonda bulunanlarla birlikte, ülkemizin her köşesinde cefakarca hizmetlerini sürdüren binlerce hakem, gözlemci ve mentör kardeşlerim adına teşekkür ediyor, seminerimizin futbolumuza hayırlı olması temennilerimle, kulüplerimize ve hakemlerimize başarılar diliyor, saygılarımı sunuyorum."

KULÜPLER BİRLİĞİ VAKIF BAŞKANI GÜMÜŞDAĞ'DAN DEMİRÖREN'E PLAKET

Bu arada Kulüpler Birliği Vakfı Başkanı Göksel Gümüşdağ da Türk futbolunun marka değerini artırabilmek için çaba gösterdiklerini söyledi. Türk futbolunun marka değerine futbolun tüm paydaşlarının katkı koyması gerektiğine işaret eden Gümüşdağ, şöyle konuştu:

"Sponsorlarla ilgili Yıldırım beyin açıklamalarını söylüyorum. Aynı mektup bana da geldi. TFF ve kulüpler birliği önemli çalışmalar yapıyor. Biz vakıf olarak Passolig ve e-bilet sisteminin doğru bir uygulama olduğunu düşünüyoruz. Sistemin hayata geçmesi, adaptasyonu için süreç gerekiyor. Her geçen gün futbol sahalarına gelmesini istediğimiz taraftar grubu futbol sahasına çekiliyor."

Törende TFF Başkanı Yıldırım Demirören, Kulüpler Birliği Başkanı Göksel Gümüşdağ'a Riva Hasan Doğan Milli Takımlar Kamp ve Eğitim Tesisleri'ne verdiği katkıdan dolayı bir plaket verdi.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner215

banner124

banner154

banner126