Yarsuvat: Galatasaray başıboş durumdaydı, tüzük hükümleri çiğneniyordu

Galatasaray Başkanı Duygun Yarsuvat, Galatasaray'ın başıboş durumda kaldığını, tüzük hükümlerinin çiğnendiğini belirterek, o yüzden göreve geldiklerini söyledi.Galatasaray Kulübü Başkanı Duygun Yarsuvat, NTV Spor'a konuk oldu. %100...

Yarsuvat: Galatasaray başıboş durumdaydı, tüzük hükümleri çiğneniyordu

Galatasaray Başkanı Duygun Yarsuvat, Galatasaray'ın başıboş durumda kaldığını, tüzük hükümlerinin çiğnendiğini belirterek, o yüzden göreve geldiklerini söyledi.Galatasaray Kulübü Başkanı Duygun Yarsuvat, NTV Spor'a konuk oldu. %100...

12 Nisan 2015 Pazar 23:54
Yarsuvat: Galatasaray başıboş durumdaydı, tüzük hükümleri çiğneniyordu
Galatasaray Başkanı Duygun Yarsuvat, Galatasaray'ın başıboş durumda kaldığını, tüzük hükümlerinin çiğnendiğini belirterek, o yüzden göreve geldiklerini söyledi.

Galatasaray Kulübü Başkanı Duygun Yarsuvat, NTV Spor'a konuk oldu. %100 Futbol'da Rıdvan Dilmen ve Güntekin Onay'ın sorularını cevapladı. 'Sizi başkan yapan koşullar nasıl oluştu?' sorusuna ise Yarsuvat, sarı kırmızılı kulüpte başkanlık görevini devraldığı bir önceki Ünal Aysal yönetimine ağır suçlamalarda bulunarak, şunları söyledi:

"Galatasaray başıboş durumdaydı. Tüzük hükümleri çiğneniyordu. Tüzükte belli, iki kere süre uzatmaya gidildi. Daha sonra 5 yıla çıkartıldı. Buna engel olmak için geldik. Bana bir hikayeyi hatırlatıyor bu, gazetelerde çıkan düşen uçağı biliyorsunuz. Galatasaray uçağının pilotu da Alplerin üzerinde paraşütle atladı. Uçağın içinde bulunan Galatasaraylılar da dümene geçip, uçağı indirdik."

'5-6 haftalık süreniz kaldı. Gönül isterdi ki devam etseydiniz' yorumu üzerine ise Yarsuvat, "Ben yine Galatasaray’ın, sporun içindeyim, aday falan değilim. 210 gün için geldim, 210 gün sonra bırakacağım diye söz verdim. Tüzüğün hükümlerine sadık kaldım. Sözümü tutmazsam Duygun olamam. Kamuoyunun nezdinde de Duygun olamam." dedi.

Galatasaray Kulübü Başkanı Duygun Yarsuvat'ın açıklamalarının detayları ise şöyle:

SAYIN AYSAL GALATASARAY’I BIRAKIP GİTTİ Mİ?

"Ben öyle düşünmüyorum. Siz de düşünün, bir şöfor neden yolda giderken, otobüsü bırakıp gidiyor. Galatasaray için sorumluluk altına girdik. Benimle beraber 15 kişi girdi. Bu Galatasaraylı olmanın bir sonucu. Sorumlu olmaktan kaçamazsınız. Uçak piste indi. 23 Mayıs’ta ekip değişecek. Uçaklarda ekipler, belli süre çalışırlar, ondan sonra yeni ekip gelir o uçağı alıp gider. Uçağı kaldırırken de zorlanmaz. Galatasaray’ın durumunu biz açıkladık. Şeffaf olmak zorundayız dedik. Şimdi herkes Galatasaray’ı tartışıyor. Başarıya odaklanmış iseniz şeffaf olacaksınız. Başarıyı kaçırdığınız zaman Galatasaray da bitiyor. Türkiye’de Gençlerbirliği hariç herkesin borcu var."

Galatasaray’ın içinde bulunduğu mali durumla ilgili ise, "Galatasaray obez bir çocuktu. Kadroları şişmişti, kadroları indirdik. Ama daha da inmesi gerek. O obezliğin 200 kişiye inmesi lazım. Bunu zamanda masraftan da kaçması lazım. Biz bunları kıstık. Kıstığımız zaman çok eleştiri aldık, ama bunu yapmak zorundaydık. Mesela Galatasaray UEFA kriterlerine uymaz deniyor, hayır uyar. Biz onu sağladık. 2016 tehlikesi vardı, ama yok. Avrupa Kupaları’na k atılmama şansı şampiyon olamazsak."

"Kulübün oyuncularına karşı borçsuz olması lazım. En büyük kriter bu. Biz bunları yaptık, bir çok arkadaşımız da yardımcı oldu. Bir çok spekülasyonlar var. Evrak vererez sonuca gidiyoruz deniyor ama o evrağı kabul etmemeleri de var. Futbolun başında iki arkadaşımız Abdurrahim Albayrak ve Ali Dürüst var. Bunların sonsuz başarısı var. Düşünebiliyor musunuz, Sneijder Abdurrahim ile tavla oynuyor. Sneijder takıma üçlü çektiriyor. Daha önce içine kapanık birisiydi. Türk oldu."

Galatasaray’ın zorlu süreçten geçip, bitime 8 hafta kala ligi lider götürüyor. Bunu nasıl sağladınız?
Mali güçlüklerle karşılaştığınız zaman bir başarının da gelmesi lazım. Bu başarı da takımın şampiyon olması. Ben bunu 4. Yıldız olarak nitelendirdim ve şampiyon olduğumuz zaman mali ezikliğimiz ortadan kalkar. Bir kulüp başarılarıyla, yetiştirdiği oyuncularla, onları satmakla para kazanır. Onun için altyapı çok önemlidir. Altyapıdan gelen oyuncuları kendi takımlarında oynatmakla para kazanılır. Bir kulübün başarısı spordandır. Bazı fikirler vardır, şirket kuralım çöp toplayalım. Bunlarla para kazanılmaz. Mağazacılıktır.

23 Mayıs’tan sonra sihirli değnek mi değecek?
23 Mayıs’tan sonra herşey devam edecek. 23 Mayıs’tan sonra Beşiktaş derbisi var. Galatasaray üstüste iki yıl şampiyon oldu, Şampiyonlar Ligi’nde gruptan çıktı ama antrenör ve yönetim kurulu değişikliği yaptık. Bütün bunlardır sonuçları. Ben değiştirmem. Türkiye’nin en iyi antrenörüydü. Şimdi benim için en iyi antrenörüm Hamza. Ben Mancini’yi de Prandelli’yi beğenmedim. Prandelli’yi hiç beğenmedim. İtalyanca’dan başka bir dil konuşmuyor. Emrinde, İngilizce, Fransızca konuşan insanlar var. Kimseyi istemedi. Halkla ilişkiler uzmanı olarak bir hanımı getirdi. Kadın hem Türkçe bilmiyor, İtalyanca ve biraz İngilizce biliyor.

Galatasaray’ı del Bosque gibi bir tehlike bekliyor mu?
Spor hukuku, sporcuları ve antrenörleri koruyan bir hukuk. Antrenör görevlerini yapamadı diye savunmamızı yapıyor. Borçlar kanununu uygularsak savunmamız yeterli. Bir şartı da Avrupa’da başarıya götürmek, kupada başarıya götürmek. Prandelli ile iş akdi tek taraflı feshedildi. Ama bu kalktı bir beyanat verdi. Galatasaray’ın işi Avrupa’da değil, Türkiye’de. Gelen geçen takımlardan 4 yiyorduk. Halk arasında dört çeker takım diye söyleniyordu. Bir takım tersliklerimiz vardı. Bu bize hukuki avantajlar getirecek.

Hajrovic mucizesi şöyle oldu, param verilmedi diye FIFA’ya gitmiş. Karar verildi. Orada biz haklıyız, o bıraktı kaçtı. Zaten gitmeden sözleşmesini yapmış. Yoksa boş kalmadı. Bir italyan dostum var. Prandelli bizde teknik direktör. 6 ay sonra kovarsınız dedi. O zaman başkan değildim. İtalya Milli Takımı’ndan geldi ama milli takımda da başarılı olamadı.

Şampiyonluk olarak oransal olarak tahmininiz nedir?
Şu anda kesin bir şey söyleyemiyorum, gönlüm Galatasaray’ın şampiyon olmasından yana ama baktığınız zaman ligin üst seviyeleri mehter takımı gibi. Üç ileri gidiyor bir geri gidiyor. Ben hukukçu olduğum için şüpheciyim, kesin rakam veriyorum. Ama yüzde 34 şampiyon adayı biziz. Bazen eziyet de çekiyorum. 3-0’dan 3-2 olduğu zaman eziyet çekiyorum. Sonra Sneijder atıyor 4-2 oluyor rahat uyuyorum.

Devam etseydim, Hamza Hamzaoğlu ile sözleşme yapardım. Hamza hoca öyle centilmen ki bir şey istemez. Hamza hocanın sözleşmesi 31 Mayıs’ta bitiyor deniyor, Galatasaray Hamza'sız mı çıkacak. Emin olun Hamza hoca sözleşmesi olsa da takımın başında sahaya çıkar.

Galatasaray’dan kimse umutlu değildi, ancak çok istikrarlı gittiniz. Bunda Abdurrahim Albayrak ve Ali Dürüst’ü, sonra Hamza Hamzaoğlu’nu da öne çıkarıyorsunuz. Sizce diğer kimlerin de payı fazla?
Diğerleri alınmasın ama Dursun Özbek’i unutmamak lazım. Çok ön plana çıkmaz ama disiplinli, istikrar sağlayan, kulübün mali yapısının başına gelen birisi. Faydalı gördüğüm için onu destekliyorum. Benim ağzımdan laf bir kere çıkar. Onu desteklerim. Abdurrahim Albayrak ve Ali Dürüst’ün de devam etmesini isterim. Ancak malzemeniz insan olunca yavaş gitmeniz lazım. İkna etmeye çalışırım. Fazla ısrar etmem. Yoksa eee derler.

“SNEIJDER ‘TÜRK’ OLDU”

"Kulübün oyuncularına karşı borçsuz olması lazım. En büyük kriter bu. Biz bunları yaptık, bir çok arkadaşımız da yardımcı oldu. Bir çok spekülasyonlar var. Evrak vererek sonuca gidiyoruz deniyor ama o evrağı kabul etmemeleri de var. Futbolun başında iki arkadaşımız Abdurrahim Albayrak ve Ali Dürüst var. Bunların sonsuz başarısı var. Düşünebiliyor musunuz, Sneijder Abdurrahim ile tavla oynuyor. Sneijder takıma üçlü çektiriyor. Daha önce içine kapanık birisiydi. Türk oldu."

Galatasaray’dan umudumu hiç esirgemedim. Ben Galatasaray’a 11 yaşında geldim. 1948 yılında Anadolu hisarından bir tekneyle içinde çeyizim vardı. Bir Eylül ayında Galatasaray’a geldim. Her şeyim Galatasaray. Her zaman seve seve Galatasaray için çalıştım. Yeni gelecek yönetime yine desteğim devam edecek, şüphe duymayın.

Galatasaray’ın çok telaffuz edilen eğitim vakfı ve İnan Kıraç’ın gücü, kimi işaret ederse o başkan seçilir söylemlerine katılır mısınız?
Ben bu görüşe katılmıyorum; çünkü Galatasaray’ın her kademesinde yer aldım. Zaman zaman İnan Kıraç’la karşı karşıya gelirim. İnan sadece eğitimledir. İnan Kıraç başkanlığa aday olsaydı seçilirdi. Böyle bir algı var ama bu alanlarda bezi yok. İnan bir kez Adnan Polat döneminde işe karıştı. 100 milyon doları var denildi. Size verilecek denildi. İnan Kıraç, Ünal Aysal bey adına 100 milyon Dolar’lık taahhütte bulundu, ama yerine getirilmedi.

DERİN GALATASARAY DİYE BİR ŞEY YOK

Galatasaray sadece bir spor kulübünün veya semtin adı değil. Galatasaray ilkokuluyla, lisesiyle üniversitesiyle bir kültür. Galatasaray incelenmesi gereken bir kurum. Galatasaray Spor Kulübü de 12 kişiyle kurulmuş ve yabancı takımları yenmek için kurulmuş. Galatasaray’ın böyle gelişmesi de Galatasaray için çok ayrı bir anlam içeriyor. Bir ada çıktı, Galatasaray’a üye olanlar oraya gelmek için uğraştı. Bunlar cazip geldi ve insanlar buraya geldi. Buraya herkes gelebilir. Derin Galatasaray diye bir şey yok. Galatasaray kültüründe Fransız ihtilalinde olduğu gibi aynı amaç var. Kültür, düşünce özgürlüğü, aynı hedefler var.

Ultraslan’ın o algıyı değiştirmesinde katkısı olmadı mı?
Kulüp üyesi olmak başka bir şey. Çarşı grubu kulübün sahibi midir? Ama taraftara güç verir, takımı motive eder. Onlar gibi takımı teşvik edemem. 50 bin kişiyi harekete geçiriyorlar. O da bir güç. Bunu ortadan kaldıramazsınız. Görmezlikten gelemezsiniz.

'Galatasaray kulübünün yapısı değişmeli' yorumları için Duygun Yarsuvat, "Dünya kulübü olmak demek, üye yapısını değiştirmekle mi oluyor. Galatasaray bu seviyeye gelmişse bu tüzükle bu üyelerle gelmiştir. Grubun üyelerini artırmak çözüm olmaz. Çıksam 10 milyon üye bulabilirim. Ama bu kadar insanı idare edebilir misiniz?"

Fenerbahçe’nin 1 milyon üye projesi doğru bir proje değil. Bunlara ne verecek. Bilet almak için ön sıra için bilet verecek. Stadın 40 bin kişilik. 1 milyon Kişi gelip oy verecek mi? Yöneticiyi seçecek mi?

"BİR TERÖRİST HAREKET OLABİLİR TÜRKİYE’Yİ ZOR DURUMA SOKMAK İÇİN"

Çaykur Rizespor maçı sonrası Fenerbahçe kafilesine düzenlenen saldırıyı da değerlendiren Yarsuvat, saldırının gerizekalıca ve aptalca bir hareket olduğunu söyledi.

"Bu olayı hemen anında öğrendim. Teknoloji sizin cep telefonunuza bunları getiriyordu. Misafirlikteydim ve orada hemen bir metin hazırlayıp GS TV’ye yolladım. Çok sersemce yapılmış bir hareket. Bu neden yapıldı bilemiyorum. Fenerbahçe Avrupa’da ses getiren bir kulüp. Bir terörist hareket olabilir Türkiye’yi zor duruma sokmak için. Fanatik bir saldırı olabilir. Gerizekalıca ve aptalca da. Bu olayı yapan da insan olamaz. Eğer ikincisiyle çok ciddi bir şekilde düşünmemiz gerekiyor. Fanatizim buna sebebi olmuşsa bunun müsebbibi biz yöneticiler, siz gazeteciler, oyunculardır. Niye seyirciyi almıyorum çünkü onları tahrik eden bizleriz. Biz yönetici olarak abuk subuk söylemler yapmamamız lazım."

"Bizde ve Amerika’da şiddet kültürü var. Futbolcular birbirlerine yakın olmaları gerekir. Aynı şovdan hayatlarını kazanıyorlar. Manchester United-Manchester City maçında oyuncular birbirlerine sarıldılar. Ben kendi kendime düşündüm, biz niye bunları yapamıyoruz diye. Niye birbirizimin yüzüne küfür ediyoruz. Neden yanlış yapıyoruz. Biz biraz şiddedet dayalı kültürün sahibiyiz ama bunu ortadan kaldırmalıyız. Çünkü kültür öğrenilir. Bunu kaldırdığınız zaman öğrenme de biter."

Futbol Federasyonu'nun olayları yönetmesiyle ilgili olarak da Duygun Yarsuvat, "1 hafta ara verilmesine çok taraftarım. Bu olayın dehşet verici yönlerine dikkat çekilmek için yapılmış bir olay. Bu hafta maç oynanmadı. Herkes buna yöneldi. Kadınlar haftası, erkekler haftası, babalar-analar günü, sevgililer günü,... bunlar kamuoyunun dikkatini çekmek için yapılmış günler. Biz de buna dikkat çekmek için yaptık. Ama sadece bununla sonuç alınmaz. Cezanın işe yaradığını hiç düşünmem. Bundan önce idam vardı, adam öldürme var mıydı? Her yerde vardı. Demek ki caydırıcılığı yok. Cezayı ağırlaştırdığınız vakit hakim de o cezayı vermek istemez. Bu kültür, eğitim değil. Eğitim çok farklı bir şey. Adam doktora yapar ama karısını döver. Bu eğitimle olacak şey değil. Karısını döven adamı bilin ki babası da annesini dövmüştür." dedi.

Galatasaray’ın geçen yıl play-off son karşılaşmasında Fenerbahçe maçına çıkmamasıyla ilgili olarak ise Başkan Duygun Yarsuvat, "Bir yanlış manevraydı. Galatasaray hiç bir ortamda sahaya çıkmamazlık yapamaz. Çıkar, olayı herkes görür ve o zaman çekilir. Olay olmadan, ‘olay çıkacak onun için gelmiyorum’ derse Galatasaray haksızdır. Galatasaray rest çekmez. Hele, ‘Hakemi değiştirmezsen gelmem’ diyemez. Haklılığını ispat etmeli. Rest çekemez. Büyük kulüpler rest çekemez. Siz de rest çekemezsiniz." yorumunu yaptı.

Fenerbahçe’nin, 'Kafileye yapılan saldırının failleri bulunmazsa maçlara çıkmam' açıklamalarını da rest olarak nitelendiren Yarsuvat, "O da bir rest. O resti yapamazsınız. Nasıl bir takımın geleceğini, ‘ben çıkmam’a getirebilirsiniz. Oyuncuları bırakın, seyircilerin sempatisi veya empatisi var. Bunu nasıl yaparsınız? Kaç milyon Fenerbahçe taraftarı var. 25 milyon seyircimiz var. 25 milyon hakkında karar veremezsiniz. Bu yanlış; bizimkilerin ki de yanlış. Bir nevi idaresizlik. Acizlik. Bazı kişiler var, başkanın kararı değildir, bazı kişilerin telkinidir diyor." ifadelerini kullandı.

Galatasaray basketbol takımının bu sezon çok büyük mali engellerle boğuştuğunun hatırlatılması üzerine de Duygun Yarsuvat, "Arroyo 4.5 milyon dolar aldı gitti. Gitmesinin nedeni de; 500 bin dolar istedi. O da rest çekti. 300 bin Dolar’ı verdik, ‘200 bin Dolar’ı da sonra veririz’ dedik. Yunanistan’la bir anlaşma yapmış denildi; ama Porto Riko’da bir kulübü satın almış. Bizim paralalarımızla aldı. Biz çok açılmışız. Basketbolu çok severim. Heyecan da veriyor. Hızlı oynanmaya başlandı. Fakat Galatasaray için maliyeti çok fazla. Amatör spor ama 5 liraya seyretmeye gidiyorsunuz. Maç başına aldığımız para, harcadığımız parayı karşılamıyor. Yer silicileri var, sucular var, spiker var. O bağırma bile para. Fenerbahçe bizden çok büyük yatırım yaptı. Biz onun yarısı kadar 30 milyon Dolar yatırım yaptık. O bile more than enough (yeterden fazla). 20 bin kişi önünde oynarsan getirisi var, ama 200 veya bin kişi önünde oynarsan getirisi yok." dedi.

Yarsuvat, "Türk oyunculardan müteşekkil bir basketbol takımı olması lazım. Daha düşük bütçelerle, para girdikten sonra artık ruh oynamıyor. Parasını aldıktan sonra oynar. Taraftar da oynanmasını ister ama ben de çok şey isterim. Ama onların da gelip taşın altına elini koymalı." diyerek sözlerini bitirdi.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner215

banner124

banner154

banner126