Akıllı telefonlar ve tabletler hakkında uzmanlardan korkutan epilepsi uyarısı geldi!

Türk Nöroloji Derneği ve Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Şerefnur Öztürk, AA muhabirine yaptığı açıklamada çok önemli uyarılarda bulundu. Epilepsinin bilinmeyen, ürkülen ve çok fazla ön yargıyla bakılan bir hastalık olduğunu söyleyen Öztürk, akıllı telefon ve tabletlerin epilepsi hastalığını tetiklediğini ifade etti.

Akıllı telefonlar ve tabletler hakkında uzmanlardan korkutan epilepsi uyarısı geldi!

Türk Nöroloji Derneği ve Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Şerefnur Öztürk, AA muhabirine yaptığı açıklamada çok önemli uyarılarda bulundu. Epilepsinin bilinmeyen, ürkülen ve çok fazla ön yargıyla bakılan bir hastalık olduğunu söyleyen Öztürk, akıllı telefon ve tabletlerin epilepsi hastalığını tetiklediğini ifade etti.

30 Temmuz 2015 Perşembe 23:22
Akıllı telefonlar ve tabletler hakkında uzmanlardan korkutan epilepsi uyarısı geldi!
banner203

Türk Nöroloji Derneği ve Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Şerefnur Öztürk, AA muhabirine yaptığı açıklamada çok önemli uyarılarda bulundu. Epilepsinin bilinmeyen, ürkülen ve çok fazla ön yargıyla bakılan bir hastalık olduğunu söyleyen Öztürk, akıllı telefon ve tabletlerin epilepsi hastalığını tetiklediğini ifade etti.

Akıllı telefon, tablet ve televizyon gibi teknolojik cihazların uzun süre kullanılması ve elektronik ortama aşırı maruz kalınmasının, epilepsi hastalığını tetiklediği belirtildi.
Türk Nöroloji Derneği ve Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Şerefnur Öztürk, AA muhabirine yaptığı açıklamada, epilepsinin bilinmeyen, ürkülen ve çok fazla ön yargıyla bakılan bir hastalık olduğunu söyledi.
Epilepsinin beynin elektriksel işlevinde bir bozulma ile ortaya çıkan ve tuttuğu bölgeye göre farklı belirtiler verebilen hastalık olduğunu anlatan Öztürk, rahatsızlığın kendisini sadece küçük göz dalmalarıyla gösterebileceği gibi bütün bedende kasılma ve şuur kaybı şeklinde de ortaya çıkabildiğini ifade etti.
Erken tanı ve tedaviyle epilepsi hastalığının önüne geçilebileceğine işaret eden Öztürk, "Toplumumuzda ve dünyada 'Epilepsi tedavi edilemez' gibi bir algı var. Aileler epileptik çocuklarını saklıyor. Bu da tedavinin önüne geçiyor. Bu hastalar normal hayatlarına devam edebilir. Destek olduğumuzda  iş bulup, evlenip  çocuk sahibi olan çok hastamız var. Bunları görmek bizi gerçekten çok mutlu ediyor" diye konuştu.
- Akıllı cihazların aşırı kullanımı etkili
Öztürk, epilepsinin hiçbir sebep olmadan ortaya çıkabildiği gibi beslenme bozukluğu, beyin ve beyin zarlarını etkileyen enfeksiyon, kaza ve travmalar, beyin kanamaları veya inmeler sonrası, genetik ve günümüzde aktif halde kullanılan akıllı cihazların aşırı kullanılması gibi nedenlerle de görülebileceğini vurguladı.
Epilepsi hastalarının uykusuzluk ve açlığa çok hassas olduğuna dikkati çeken Öztürk, şunları kaydetti:
"Günümüzde yüksek ışıkla kullanılan akıllı telefon, tablet, bilgisayar ve televizyon ekranları ile bozuk floresanlar, epilepsi tanısı konulmuş bir hastada nöbet riskini artırdığı gibi tanı konulmamış bir bireyde de bu hastalığı tetiklemektedir. Uzun süre telefon görüşmelerine maruz kalmak, belli süre telefon ekranına bakmak epilepsi nöbetini ortaya çıkarabilir, bazen o zamana kadar çıkmayacak bir epileptik atağın bile çıkmasını sağlayabilir. Kişinin epilepsi tanısı varsa her durumda parlak ışıklardan ve elektronik cihaz kullanmaktan kaçınmalıdır. Cihazların ışık seviyeleri mümkün olduğunca düşük ayarda tutulmalı."
Öztürk, bazen hiçbir neden, yatkınlık yoksa bile aşırı ses ve ışık uyarısının beyinde anormal elektriksel işlevlere neden olabileceğini anlattı.

- Zaman ve ortam sınırlaması getirilmeli
Çağın getirdiği teknolojik nimetlerden yaygın şekilde yararlanıldığının altını çizen Öztürk, şöyle devam etti:
"Günümüzde akıllı telefon ve cihazlar küçük yaştan itibaren kullanılıyor. Çocuklar artık 1 yaşından itibaren ellerinde telefon ve tabletlerle büyüyor. Ancak bunların da belli bir saat ve programda kullanılması şart. Çünkü aşırı elektriksel ve görsel ışığa maruz kalmak epileptik odağı uyandırabileceği gibi öğrenme mekanizmalarını da negatif yönde etkileyebiliyor. Çocuk, görsel araştırma, dokunma duyusu, akranlarıyla iletişime geçme, deneme-yanılma yönlerini hiç görmeden akıllı cihazlarla yaşamaya başladığı zaman beyinde farklı yapılanmalara yol açıyor. İyi kullanıldığında aslında çok da etkin eğitim araçları olan bu cihazların kullanımında anne babalar ve eğiticiler, mutlaka zaman ve ortam sınırlaması getirmeli. Teknolojinin sunduğu olanakların çocuk ve gençlere zarar verici değil yararlı olabilmesi sağlanmalıdır." (Radikal)
Son Güncelleme: 30.07.2015 23:27
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner215

banner124

banner40

banner126