Beni çağıran biri var, iki de elpiciği

Beni çağıran biri var, iki de elpiciği... Sizleri çağıran biri var mı?

Beni çağıran biri var, iki de elpiciği

Beni çağıran biri var, iki de elpiciği... Sizleri çağıran biri var mı?

26 Temmuz 2009 Pazar 16:03
Beni çağıran biri var, iki de elpiciği
banner203
2003 yılında Türkoğlu yollarını aşındırırken ilginç bir anım olmuştu, ne zaman oralardan geçsem hatırlar güler düşünür, fatihamı okur geçerim. Türkoğlu Fatih İlköğretim'de çalışırken iki sene dolmuşlarla yolculuk yaptık, her dolmuş seyahati çeşitli anılarla doluydu, köyle kent arasında kalmış bir yoculuk ve insanlar”¦ Ayaklarımızın altında tavuklar, dolmuşun üstünde hayvan yemleri, yoğurt satırları, un çuvalları, hastaneye giden kucağı bebekli kadınlar”¦ Yeni tayinleri çıkmış süslü bayan öğretmenler”¦. Ben de arka koltuğun önünde cam kenarında oturuyorum, her zaman ki gibi tarlada çalışanları yol kenarında bekleyenleri, seyrederek onlardaki samimi ilişkileri, toprakla alış verişlerini hep hayranlıkla izlemişimdir. Aksu'yu geçince yaşlıca bir bayan bindi ön koltuğa, koltuk iki kişilikti ama önceden oturan kadının kucağında iki yaşlarında bir kız çocuğu, yanında da dört yaşlarında bir kız çocuğu vardı. Kadın sert, azgın bir suratla: ”˜Çocuğunu kucağına alsana burası iki kişilik, kadın!' dedi. Kucağı zaten dolu olan genç kadın, öbür çocuğunu da kucağına doldurdu hiç sesini çıkarmadan, gel kızım kucağıma,dedi. Ensesine indiresim geldi, ama frenlerim kuvvetliydi, dudaklarımı kemirmekte buldum çareyi. Bir müddet sonra anneleri çocukların eline bisküvi tutuşturdu, yerinden kaldırdığı kız kendi yemeden yaşlı kadına uzatarak, "yer misin teyze" dedi. Sırtımdan beynime doğru kımıl kımıl bir elektrik akışı oldu, "helal olsun sana, büyüklüğün yaşta olmadığını gösterdin" dedim içimden. Yaşlı kadın bisküviyi aldı ve yedi, çocuğu da kucağına aldı, mutlu sonu görünce ben de rahatlamış olarak manzarama geri döndüm. Bir müddet gittikten sonra yine yolcu almak için durduk ve sakallı ihtiyar bir amca yanıma oturdu, sessizce selam verdi, selamını aldık ve içerde bir sessizlik vardı. İhtiyarın birden ellerini havaya kaldırmasıyla ben irkildim, anladım ki fatiha okuyor, çakallı çivarında mezarlık görmüş olmalı diye düşündüm ve ben de içimden okudum. İhtiyarın dolmuştaki açık seçik bayanların tesiriyle de olsa gerek yeni nesilden, gençliğin bozulduğundan inancın zayıfladığından şikayet tavırları anlaşılıyordu, derin derin nefes alması ortamdan sıkıntı duyduğuna işaretti. Baktım ki şovun tam zamanı, ilerde Kılılı mezarlığını görür görmez ellerimi yukarı doğru hemen kaldırdım yanımdakine duyuracak kadar sesli fatihayı okumaya başladım, adamdaki yüz ifadesini görecektiniz sanki ona dünyanın tümünü bedava verdiler, o da fatihasını huşu içinde okur okumaz daha amin kelimesinin nun'u bitmeden "oğlum sen nerelisin" dedi. Buralıyım amca, Maraşlıyım dedim, maşallah, ne iş yapıyorsun”¦. Diye art arda soru yağmuruna tuttu beni, zamandan gençlikten şikayetlerini bir paket halinde sunup rahatlayıp içini döktükten sonra çok konuştuğunun farkına vardı ve sustu. Birkaç dakika dayanabildi ve kulağıma eğildi, fısıltı ile : On yaşından beri beni kendine çağıran biri var, yanında da iki tane elpiciği var, altmış beş yaşıma geldim , evlendim çor çocuğa karıştım hala beni kendine çağırır durur, dedi. Adam herhalde itirafta bulunacak, fısıltıyla böyle garip şeyler söylüyor diye ben de eğildim adama doğru fısıldaşıp duruyoruz, adamın gözlerine şöyle şaşkın şaşkın baktım ve eee dercesine salladım kafayı, onun da amacı sözü orda kesip bendeki adrenalin vesair heyecan unsurlarını tepreştirmekmiş, gülümsedi ve devam etti, merak ettin değil mi, dedi. Evet dedim, çağıran kim elpicik ne dedim. Adam rahatladı kancayı taktı ya doğruldu bu sefer ben ona doğru eğilip cevabı bekliyorum. Beni kendine çağıran: Dünya , iki elpiciği ise nefis ve şeytan, şu yaşıma geldim hala beni kendine çağırıyor sen sen ol uyma oğlum onlara”¦ (Tamam amca) Rıdvan AKGÜL
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner215

banner124

banner154

banner126