Gelişen, ilerleyen Türkiye için Nükleer güce Evet

Petrol ve doğalgaz'ın bazı ülkede geniş rezervler halinde bulunması,ve bu kaynakların yenilenemez oluşu,bizleri yeni nesil enerji kaynağı Nükleer enerjiye yöneltmiştir.

Gelişen, ilerleyen Türkiye için Nükleer güce Evet

Petrol ve doğalgaz'ın bazı ülkede geniş rezervler halinde bulunması,ve bu kaynakların yenilenemez oluşu,bizleri yeni nesil enerji kaynağı Nükleer enerjiye yöneltmiştir.

29 Ekim 2010 Cuma 11:17
Gelişen, ilerleyen Türkiye için Nükleer güce Evet
banner203

Nükleer enerji kullanmanın üç temel sebebi vardır. 1)En önemli enerji kaynağı petrolün önümüzdeki elli yılın sonlarında tükenmek üzere oluşu. 2)Ticari açıdan petrolden daha az maliyeti olması. 3)Kömür,petrol vb.fosil yakıtlara göre sıfıra yakın çevre kirliliği yapması. Öncelikle petrol,kömür,vb.fosil yakıtların zararlarından bahsedelim. Fosil yakıtlı santrallerden yılda milyonlarca ton kükürt ve azotoksit ile on binlerce ton kirletici parçacıklar meydana gelir ve bunlar atmosfere yayılır. Kükürt ve azotoksitler asit yağmuruna yol açarlar. Asit yağmurları ise bitkilerin, nehir ve göllerdeki balıkların ölümüne sebep olur.Ozon tabakasının incelmesine ve delinmesine yol açar.Ozon tabakasının incelmesinin insan sağlığına, ekolojik sisteme ve ekonomiye büyük zararları vardır. Fosil yakıtlardan bol miktarda CO2 yayılması olur. CO2 atmosferde sera etkisi yaratır, yani CO2 güneşten gelip yere ulaşan ve tekrar yükselen ışınları dünyaya geri yansıtır. Son zamanlarda havadaki kirletici gazların artışı,bölgesel yağışlarda belirgin farklılık,buzulların erimesine yol açarak deniz seviyesinin yükselmesine, hava ve okyanusların uzun süreli ortalama sıcaklığında artışlara yol açmaktadır. Fosil yakıtlardan dolayı yayılan diğer gaz ve parçacıklar ise, solunum yolları hastalıklarına, kanserlere ve erken ölümlere sebep olmaktadır. Ayrıca, kömür dumanlarında da radyoaktivite mevcuttur. Hatta termik santraller, nükleer tesislerden daha fazla radyoaktivite yayarlar.Bunun örneğini şehrimizdeki termik santral çevresindeki yerleşim birimlerinde görmüş bulunuyoruz. Ülkemizin gelişmesine paralel olarak artan elektrik enerjisi ihtiyacını karşılamak için çeşitli enerji kaynakları, özellikle nükleer enerji kaçınılmaz olarak karşımıza çıkmaktadır. Ülkemizde yapımı düşünülen Nükleer Santralın, Atatürk barajının ürettiği elektrik enerjisinden daha fazla elektrik enerjisi üretmesi planlanmaktadır. Bu boyuttaki bir yatırımın hem ülkemizin hem de santral çevresindeki yerleşim birimlerinin ekonomik ve teknolojik gelişimine önemli katkıları olacağı kesindir. Türkiye'nin hidrolik ve kömüre bağlı elektrik üretim kapasitesi 245 milyar kWh ile sınırlıdır. 2005-2010 yılları arasında Türkiye'nin elektrik enerji talebi bu miktarı aşacak ve yıllık yaklaşık %8 talep büyümesi ile 300 milyar kWh civarına ulaşacaktır. Bu ihtiyacın 2000 MW(e)'lık kısmını nükleer santralın karşılaması planlanmaktadır.Zaten ülkemizde yapılması planlanan nükleer santral sadece enerji amaçlıdır. Nükleer enerji ülkemizde neden engellenmeye çalışılıyor sorusunun cevabı açıkça ortadadır.Dış baskılar ve buna bağlı olarak enerji kullanımında dış alımın devam ettirilmesi isteği.Bir kaç örnek vermek istiyorum; Halkımızın yanlış bildiği düşünceler, Soru Söylenen Doğrusu Nükleer Santral Maliyeti 15 milyar USD 2-2.5 milyar USD Çevre kirliliği Yapar Yapmaz Elektrik Maliyeti En Pahalı En ucuz Patlayabilir mi? Evet Hayır Zararlı çaylar içildi mi? Evet Hayır Çernobil'de binler kişi öldü mü? Evet Hayır Çernobil nedeni ile ortaya çıkan Radyasyonlu çay efsanesi: Dış güçlerin oyunu olup, Çaykur'u Avrupa'dan 10 yıl uzaklaştırarak ve yurtiçi piyasasını ele geçirerek sonuçlanmıştır. Çay'la yan yana olan fındıkta neden radyasyon var denilmedi?: Çünkü Avrupalı çikolata üreticileri için tek kaynak Türk fındığı olduğu için ne bir yazı nede "radyasyonlu fındık" kelimesi bile basında çıkmamıştır. TÜRKİYE'nin teşebbüsleri: 1. 1968-1969 ABD - İspanyol firmaları fizibilitesi ve 400 MW Candu tipi önerisi!! 2. 1975-1976 Ecevit - Erbakan dönemi. Pazarlıkta başarısızlık! Dış baskılar..... 3. 1982-1985 Özal dönemi. Dış baskılar, kredi sıkıntısı, YİD modeli, çevreciler.... 4. 1998-2000 Ecevit - Yılmaz dönemi Almanların aşırı baskıları ve şartnameye aykırılıklar, rüşvet söylentileri ve ihalenin iptali. Çeşitli yakıtların enerji değerleri: 1 Kg Odun 1 KWs 1 Kg U235 1.300.000 kg kömür 1 Kg Kömür 3 KWs 1 Kg Petrol 4 KWs 1 Kg Uranyum 50.000 KWs 1 Kg Plütonyum 6.000.000 KWs Kullanılan kaynaklar: www.taek.gov.tr (Türkiye Atom Enerjisi Kurumu) www.nukte.org (Nükleer enerji bilgi Platformu) Dumlupınar üniv.jeoloji müh.öğretim üyeleri MEHMET YASİN ZİNCİRKIRAN

Anahtar Kelimeler:
Fosil
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Behlül 6 yıl önce

Yasin bey yazınız zevkle okudum. Biraz teknşk ayrıntı gibi olsada ülke gerçeklerini dile getirmeniz her şeyden daha önemli idi. Bu ülkenin vatanını bu günkü durumdan daha ileriye taşıyacak genç mühendislere fazlasıyla ihtiyacı olduğunu unutmayınız lütfen. Tebrikler ve kaleminize sağlıklar diliyorum.

banner122

banner215

banner124

banner154

banner126