Babam 'Allah' dedi”¦

Sene 1997... Adana Balcalı Hastahanesi ”¦”¦ Servisi. Bu servise gelenlerin çoğu açıkça itiraf etmeseler bile ölümü kabullenmiş durumdalar.

Babam 'Allah' dedi”¦

Sene 1997... Adana Balcalı Hastahanesi ”¦”¦ Servisi. Bu servise gelenlerin çoğu açıkça itiraf etmeseler bile ölümü kabullenmiş durumdalar.

05 Mayıs 2011 Perşembe 05:36
Babam 'Allah' dedi”¦
Bekliyorlar”¦ Ara sıra ıztırabın gölgesinde hüzünlü kahkahalar atıyorlar. Son kahkahalarını”¦ Bazılarının attığı bu son kahkaha bazılarının duyduğu son kahkaha oluyor. Kimi son defa karısına bakıyor, kimi son defa kızını öpüyor. Kimi son defa ağlıyor, son defa gülüyor, son defa üzülüyor. Kimi son lokmasını yutuyor, kiminin son lokması boğazında kalıyor. Kimi yıllardır biriktirdiği servetinin hesabını son defa yapıyor. Kimi vasiyetini yazıyor, kimi yazamıyor”¦ Kimi yaptıklarını anlatıyor birbirlerine, kimi yapamadıklarını; kimi umudunu yitirmemiş olanlar yapacaklarını sıralıyor tek tek”¦ Kimi makyaj yapıyor pencere kenarından dışarıyı seyrederken, kimi başörtüsünü düzlüyor. Kimi yaşarken “Allah” diyor”¦ Kimi “Allah” diyor ölürken”¦ Ve herkes O'na gidiyor”¦ O'na yöneliyor”¦ .......... Hastalar Risalesi'ni bilmem kaçıncı defadır okuyorum abime. Ben yanına geldikten sonra rengi düzelmiş, adeta yeniden canlanmıştı. Tek bacağıyla fırsat buldukça yataktan yatağa, koğuştan koğuşa geziyor, kendi haline bakmadan umut aşılıyordu diğer hastalara. Yirmi beş yaşlarında, kot pantolonlu bir bayan geldi yanıma. “Affedersiniz” dedi. “babamın durumu ağırlaştı. Başında biraz okumanız mümkün mü acaba?” Elimdeki kitabı ağabeymin başucuna bıraktım. Genç bayanla beraber yandaki odaya geçtim. Kırk beş elli yaşlarında, saçlarının çoğu ağarmış, solgun yüzlü, sönük bakışlı bir hastanın yanına vardık. Hasta ben yanına varınca başını hafifçe çevirdi, gözlerini gözlerime dikti, gülümsedi. Okumaya başladım. Okurken gayri ihtiyari biçare hastanın ellerini tuttum. Buz gibiydi. Bakışlarındaki o sıcaklık olmasa bu elin bir ölüye ait olduğunu düşünecektim. Ben okudukça hastanın gözlerindeki sıcaklık arttı. Bir ara iyice canlandığını, avuçlarımdaki parmaklarının hareketlendiğini hissettim. Dudakları kıpırdamaya, bir şeyler mırıldanmaya başladı. Karşımda mütemadiyen ağlayan genç bayan, kulaklarını babasının ağzına iyice yaklaştırdı. Bir süre dinledi ve ağlamaktan kan çanağına dönmüş gözleri ışıldamaya, yüzü gülmeye başladı. Bana doğru yaklaşarak heyecanla; “Allah diyor” dedi. “Babam Allah diyor, dinler misiniz” Ben okumaya devam ederken hastanın dudaklarındaki kıpırtı önce hızlandı, sonra iyice yavaşladı. Yanımda oturan ve daha sonra o genç bayanın kocası olduğunu öğrendiğim adama doktorları çağırmasını işaret ettim. Birkaç saniye sonra doktor ve hemşireler hastanın yanına geldiler. Kısa bir muayeneden sonra kendisine merakla bakanlara doktor “kaybediyoruz” dedi, hastayı kaybediyoruz. O anda göz ucuyla karşımda bekleyen bayana baktım. Hayret, bakışlarında bir metanet, bir teslimiyet vardı sanki”¦ Ağlamıyordu. Ölüm gerçeğini kabullenmişti sanki. Aradan saniyelerle sayılabilecek bir zaman geçti. Hastanın hala avuçlarımda bulunan elinin gevşediğini, gözlerinin ferinin söndüğünü hissettim. Dudakları son defa kıpırdadı ve başı yana düştü. Ölmüştü. Ben okumaya devam ettim. Aynı dakika içinde içeri giren ve kocasının öldüğünü öğrenen kadına sarılan kızı adeta çığlık çığlığa haykırıyordu. “Allah dedi. Anne, babam Allah dedi. Değil mi abi, babam Allah dedi, değil mi?” O ne sevinçti Ya Rabbi!... Hüznün, acının içine gizlenmiş ne muhteşem bir sevinçti. Birinin kocası, birinin babası ölmüştü”¦ Ve hayatlarının bu en kötü gününde birbirlerine sarılmış şekilde buruk bir sevinci yaşıyorlardı sanki. Ve genç bayan kapının dışında sessizce ağlayan kardeşini bağrına bastı: “Ağlama” dedi. “Biliyor musun, babam ölürken Allah dedi.” ......... Bu olaydan birkaç gün sonra hastanedeki nöbetimi yeğenime bıraktım. Daha sonra abimin anlattığına göre hemen abimin karşısındaki yatakta yatan Abdullah isimli hasta ölümüne yakın bir zaman sormuş. “Ali hocayı getirin bana” demiş. “Ali hocayı getirin bana” Başında Kur'an okuyacak birini aramış çığlık çığlığa”¦ Ve çığlıklar atarak ölmüş. Rahmetli abim bunu anlatırken göz yaşlarımı tutamadım. Abim de ben de sessizce ağlaştık. Müslüman bir ülke. Bir hastahane”¦ Ölümcül hastaların bulunduğu bir servis”¦ Başlarında Kur'an okuyacak ve telkinde bulunacak birilerini arayan insanlar. Ve, vurdumduymaz bir idare. Hapishanelerde yatan mahkumların cinsel ihtiyaçlarını gidermeleri için hayat kadını görevlendirmeyi düşünenler, ölümle hayat arasındak o ince çizgide gidip gelen biçare hastalara moral verecek bir din adamını görevlendirmeyi düşünemezler mi acaba? Ne dersiniz?
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
tuba erdoğan metin 5 yıl önce

hocam yazınızı okudum etkilenmemek elde değil.Allah son nefesimizde imanlı olarak can vermemizi nasip etsin;hayırlı bir ömür ve imanlı bir ölüm....gerisi boş.....

Avatar
yusufcengiz a.76.kat. 2.no. 6 6 yıl önce

yazın beni coketkiledi ..sizingibihocaları allah başımızdan eksiketmesin

Avatar
Mustafa Zincirkıran 6 yıl önce

Ali Bey'in yazısında geçenleri çoğumuz yaşamışızdır. Aslında yoğun bakımda yatan hasatların tepkş veremeseler bile çevredeki sesleri duyduklarına inaniyorum. Evet yazıda belirtildiği gibi bir din görevlisi ile bu tür hastalara moral, telkin ve irşat görevleri yapılsa ne kadar faydalı olacağı gün gibi aşikardır. Büyük şehirlerde bu görevi gönüllü STK ların hastane yönetimlerinin müsaade ettiği ölçüde yerine getirdiklerini medyadan okumuştum. Ali Bey, bu konuda biir dedi. Desteklerle dillendirilip Sağlık bakanlığınca kadro tahsisi yapılmasının yolu açılır inşallah. Selamlar...

Avatar
GÜLŞEN 6 yıl önce

BU YAZINIZDA ANNEMİ KAYBETTİĞİM GÜNÜ TEKRAR YAŞAMIŞ GİBİ OLDUM.
O ÇOK ŞANSLIYDI BÜTÜN ÇOCUKLARI BAŞINDA KURAN OKUYORDU. ÇOK ÖNEMLİ BİR KONUYA DEĞİNDİNİZ. TEŞEKKÜRLER

Avatar
halilmaraşlıoglu 6 yıl önce

degerli hocam,cenabı hak cümlemize son nefesimizde yaratanın adıyla göçmeyi nasip eylesin.siz aldıgınız din egitimi ile o rahmetliye vesile olmuşsunuz ne mutlu size.inşallah bizlerde bizleri yetiştiren ebeveyn lerimiz gibi,neslimizi de din i veçibelerimizi ögreterek yetiştirir,rahmeti rahmana kavuştugumuzda baş uçumuzda kuranı kelamı okuyacak bilgilerle donanmalarını saglarız. elinize saglık

Avatar
feyza 6 yıl önce

bize ölümü hatırlattınız.kaleminize sağlık.allah zarı olsun.güzel bir eksikliğe değinmişsiniz.fikrinize sağlık

Avatar
TIRPAN 6 yıl önce

ÖYLE YA ALLAH ÖLÜRKEN LAZIM BİZE BAŞKA ZAMAN NE GEREK HASTANELERE BİR İMAM ATA CENNETİ KURTAR YOK ÖYLE. GENE AYKIRI BİR YAZI OLDU İSTEMEYEREK

Avatar
İsmail Çelik 6 yıl önce

Yüreğine sağlık. Gerçek hayatı öykü tadında anlatan nefis bir yazı. Öneri ise en önemli ihtiyaç

Avatar
öğretmen 6 yıl önce

”¢ Budur benim hayatta beğendiğim meslek, sözün odun gibi olsun doğrun tek (M Akif Ersoy).Umarım bir ışık olur.Teşekkürler hocam.

Avatar
Ahmet Sandal 6 yıl önce

Ali Bey merhaba. Güncel ve çok önemli bir konu bu. Hastalarımızın ve özellikle ağır hastalarımızın dini ve imanî yönden takviyeye ihtiyaçları var. Bu hususta Hasta Hakları Yönetmeliğinde hüküm bulunmaktadır. O hüküm aynen şöyledir:Sağlık kurum ve kuruluşlarında imkanları ölçüsünde hastaların dini vecibelerini serbestçe yerine getirebilmeleri için gereken tedbirler alınır. İşte bu hükmün her hastanede uygulanması gerekir. Çok önemli bir konuya dikkat çektiğiniz ve Hakka hizmet ettiğiniz için sağolun. Teşekkürler.

banner122

banner215

banner124

banner40

banner126