Ben ne bayramlar gördüm yalınayaklı

Ben ne bayramlar gördüm yalınayaklı hem anasız hem babasız, ocaklar dumansız, şeker tatsız, kapıları tokmaksız”¦ Ben acılar duydum yüreğimde sahipsiz saltanatsız. Başımız bile okşanmadı sadece burnumuza gelen kokular HADSİZ hesapsız”¦

Ben ne bayramlar gördüm yalınayaklı

Ben ne bayramlar gördüm yalınayaklı hem anasız hem babasız, ocaklar dumansız, şeker tatsız, kapıları tokmaksız”¦ Ben acılar duydum yüreğimde sahipsiz saltanatsız. Başımız bile okşanmadı sadece burnumuza gelen kokular HADSİZ hesapsız”¦

16 Eylül 2012 Pazar 20:07
Ben ne bayramlar gördüm yalınayaklı
banner203
Bilinçsizce izlediğim ellerin kaynakları aldı gözümü, bahar bekledim bitmeyen kış ortasında, çaresizliklerde boğulmuşken uzanan hurma dallının tutmayan çiçeklerindeki renkler aldı gözlerimi. Baharda gelirmiş kuşların hası kıpraştırmak için paslı gönlün tellerini, yürek çağlayanı hazır bekletir de bir damla gözyaşını göndermek için güneye, her istasyonda duraklayan posta trenine... Girdabın en ortasında karar verdim yaşamaya, çam fıstığının kanadını karıncanınkinde gördüm, virane gönüllerin baykuşu misali nöbetler tuttum gurbet gemisinin tütmeyen bacasında. Hapishane köşesinden baktım özgürlüğün tadına, kırlangıç çamurunda buldum sıcak yuva sağlamlığını, baktıkça küçülen gölgeme su döktüm büyümesin diye”¦ Damlayan musluklar gibi heba olan hayat, başkalarının dünyasına kıyas olarak yok olurken, cebimdeki delikten düşen kaybolmuş arzularım, tepkilerin şiddetinde erimiş buzdan hayallerim vardı. Öksüz ve yetimlerin bayram sevinci gibi yarım, sahte, fotokopi hayatlarda söndü fenerim, sessiz çığlıklarla haykırdım güneşe, zulmet karardıkça gözlerim büyüdü, “ben” büyüdükçe dünya küçüldü”¦ İğne deliğinden geçerken hayatın vartaları eşkıyaların sinsi kurgulu planlarına yem diye takılan körpeliğim, iştah kabartırken yeni oyunlar yazılıyordu üstüme, hangi rol, bilmem hangi sahnede”¦ Damarımdan boşa akan israf kanları ömrü tüketirken yoluma küfreden köstekler hep dünyanın arklarını ayıklıyor, yol veriyordu doludizgin kıyamete koşan rahşan atların karanlık emellerine”¦ Kertenkelenin kuyruğunda takılı kalıp, oyunu kaçıran sakallı çocuklara, dolmamış muavini edasıyla seslenelim : Devam et! Cümlenin bitenine koyulurdu nokta, hayat akıp giderken virgüllerle, kısa konuşma çizgilerinde saklı anlam deryasını, bakışlardaki ağır manalara bırakarak zil çalsın da tenefüse çıkalım”¦
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
tuğba 4 yıl önce

Yüreğinize sağlık hocam.Diğer yazılarınız gibi güzel bu da..

banner122

banner215

banner124

banner154

banner126