BİZ ÇOCUKKEN...

Bizim çocukluğumuzda annelerimiz çalışmazdı.

BİZ ÇOCUKKEN...

Bizim çocukluğumuzda annelerimiz çalışmazdı.

13 Şubat 2010 Cumartesi 14:22
BİZ ÇOCUKKEN...

Bizim çocukluğumuzda annelerimiz çalışmazdı. Okuldan eve geldiğimde boynumdaki anahtarla kapıyı hiç açmadım. Hatta Babanım bile anahtarı yoktu. Annem evimizin bir parçası gibiydi, hep evdeydi. Her yere birlikte giderdik, zaten öyle çok da gidilecek bir yer yoktu ki..... En büyük eğlencemiz sokaklarda oynamaktı. Sokakta oynamak diye bir kavram vardı yani. Cafelerde, alış veriş merkezlerinde buluşmazdık. Okula arkadaşlarımızla gider, birlikte çıkar, oynaya,zıplaya yürüyerek gelirdik. Servis falan yoktu. Ayakkabılarımız eskirdi. Hatta öyle olurdu ki; çantalarımızı kaldırımlara koyar oyuna bile dalardık. Annelerimiz bu durumu bildiklerinden kardeşlerimizle bizlere ekmek arası bir şeyler hazırlar gönderirdi. Mahallemizdeki teyzeler Annemiz gibiydi. Susayınca girer evlerine su içerdik. Ya da pencereden bize bir sürahi bir bardak uzatırlar,hepimiz aynı bardaktan kana kana içerdik. Kısacacı evine gidip gelen elinde mutlaka yiyecekle dönerdi. Anneleri o arada çocuğuna verdiği şeyden bizlere de gönderirdi. Bu bazen bir kurabiye, bazen bir meyve olurdu.Cebimizde harçlığımız olduğunda düşmesin diye çıkarır çantamızın üstüne koyar oyun bitince geri alırdık.Çok garip ama kimse almazdı. Sokaklarımız evimiz kadar güvenli idi. Düşünce kaldırırlar, kavga edince barıştırırlardı bizi... Polisler gelmezdi kavgalarımıza, zabıtlar tutulmazdı. Sonra kavgalarımız da öyle ustura, falçata ile olmaz,onlar nedir bilmezdik bile, asla kanla falan da bitmezdi, en fazla saçlarımızdan çeker, hayvan adları sayar, tekme atar, yine oyuna dalardık. Birbirimizin suyundan içer, elmasına diş atardık. Misket oynamaktan parmaklarımız kanar yine de mikrop kapmazdık. Azar işitip, acillere taşınmazdık. Düşerdik ekmek çiğner basarlardı alnımıza, oyuna devam ederdik. Röntgenlere, ultrasonlara girmezdik.Ben bizim çocukluğumuzu çok özledim. Sokaklarımız ruhsuzlaştı sanki. Komşumu tanımıyorum ama evinin camında, temizliğe gelen kadını haftada bir görür kolay gelsin der konuşurum. Onun dışında orada kim oturur hiç bilmem. Evimizi kendimiz temizlerdik, kapı silmece; bilmem kaç kuruş hepimizin elinde bezler güle oynaya bitirirdik işleri. Evlerimiz var, içinde yaşayan yok. Parklarımız var, içinde oynayan çocuk yok. Ama her yıl sökülüp yenilenen kaldırımlar, lüks binalar, ışıl ışıl vitrinler, girip çıkan yapay insanlar... Ruh yok, buz gibi buz, bu biz değiliz.. Tahta iskemlelerimizde oturan yaşlılarımız, onlara dede, nene diye hatırını soran çocuklarımız yok oldu. Ben kapılarında 'vale'lerin, 'bady'lerin beklediği yerlerden hep korkmuş çekinmişimdir. Kapısını çarparak örtüyor diye çocuğuna kızıp, taksidini bitiremediği arabanın anahtarını, hiç tanımadığı birine vermek ters gelir bana. Benim değildir bu kültür. Ne ruhuma, ne kültürüme ne de cüzdanıma hitap eder. Nedir bunlar? Reklamlarla desteklenen beyni, ruhu ele geçirilmiş insanlar olduk. Birbirimize yabancı, yalnızlıklarımızla yaşar olduk. İyi de neden böyle olduk ? Biz mi istemiştik? Yoksa birileri mi böyle istedi?.. 'Her toplum hakettiği gibi yönetilir'derler ya, hakettiği gibi de yaşar diyelim mi? ( Kim yazmış bilmiyorum. Taa uzaklardan bir selam gibi geldi bana. Üzerimde kalmasın, o yüzden "sizlere" gönderiyorum. Umarım sizinde üzerinizde kalmaz bu selam. Siz de başkalarına gönderirsiniz.)

Anahtar Kelimeler:
öyleOyunaYoktu
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Ask-î Mâ'suk 7 yıl önce

Evlerimiz var, içinde yaşayan yok. Parklarımız var, içinde oynayan çocuk yok.
Ama her yıl sökülüp yenilenen kaldırımlar, lüks binalar, ışıl ışıl vitrinler, girip çıkan yapay insanlar...
Ruh yok, buz gibi buz, bu biz değiliz.
___________________________________

Ah hocam ah, hic sorma. Anneler calisir oldu, sokaklar kokmaya basladi hocam. Sokaklarda gezilmez oldu hocam, onun bunun namsunu artik göz dikiliyor hocam. Iktidarin basinda olanlar iyi götürecene hepten küme götürüyor, ne ahlak kalmis ne din ne iman...

Avatar
hanifi ünsal 7 yıl önce

çok iyi düşünmüşsünüz hocam valla yazınız iki defa okudum ben erdem dersanesinden hanifi ünsal serkan ünsalın kardeşi şu an kocaelide kısa dönem olarak askerliğimi yapıyorum.sizin yazıları okuyorum hocam çok hoş olacak inş.doğukent inşallah bizede doğukentten ev nasip olur.

Avatar
tuğçe 7 yıl önce

hocam harika şeyler yazmışınız

Avatar
rümeysa 7 yıl önce

hocam ccooooookkkkkkkk guzel ben 6 d den rümeysa

Avatar
TAYLAN KURTOĞLU 7 yıl önce

Muhterem hocam kıymetli kardeşim Rıdvan bey yüreğinin güzelliği kalbinin temizliği yüzüne vurduğunu hepimiz biliyoruz Yazınız için teşekkür ediyor duygularınız umuramı aleme ibret olur temennisi ile Saygılarımı Sunuyorum.

Avatar
Mustafa KÜÇÜKÖNDER 7 yıl önce

Sayın Rıdvan hocam duygulrını düşüncelerini çok güzel ifade etmişsin.Çare ne ne yapacağız hep karşılıksız sevdiğimiz halde,komşularımızı tanımıyoruz? bizden su isteyen çocuklarda yok.Site ve servis çocuğu yetiştiriyoruz? ne olacak hocam!

Avatar
mmakkurt 7 yıl önce

eyvallah hacı abi...özlediklerimizin farkında olmamızı sağlaman çok hoş.eline sağlık.

Avatar
carlos_mene 7 yıl önce

hocam her zamanki gibi döktürüyorsunuz

Avatar
miktat dağ 7 yıl önce

Yüreğinize sağlık RIDVAN HOCAM.Hislerimize tercüman oldunuz. Çocuklarımıza avm leri gezdiriceye kadar köylerimizide gezdirebilsek keşke.Çocuklarımız koyunun kaç tane ayağı olduğunu bilmiyor.

Avatar
Ahmet Sandal 7 yıl önce

Güzel yazınız ve duygulu anlatımınız beni müteessir etti Rıdvan Bey. Gerçekten aynı çocukluğu biz deçok şükür yaşadık.Şimdiki giişat elbette hoş değil. Benim sizin yazdığınıza ilaveten şunları yazacağım bizim zamanımızda Popstar yarışmaları, Recep İvedik, Kurtlar Vadisi ve Aşk-ı Memnu gibi ahlak bozucu ya da şiddeti körükleyen diziler de yoktu. Hayırlısı olsun.İyi olacak istikbal.Bu hâl, hâl değil. Selamlar

banner122

banner215

banner124

banner154

banner126