Bizim mahallenin ...

Ben çocukken mahallemizde boz bir eşek vardı. Eşeğin ömrü üç nokta arasında sürekli bir şeyler taşımakla geçti. Sırtından yük eksik olmadı. Her doğan gün yeni yüklerle doğar , ister istemez taşımak zorunda olan eşek, hiç isyan etmeden ne yüklenmişse oraya

Bizim mahallenin ...

Ben çocukken mahallemizde boz bir eşek vardı. Eşeğin ömrü üç nokta arasında sürekli bir şeyler taşımakla geçti. Sırtından yük eksik olmadı. Her doğan gün yeni yüklerle doğar , ister istemez taşımak zorunda olan eşek, hiç isyan etmeden ne yüklenmişse oraya

15 Mart 2010 Pazartesi 18:19
Bizim mahallenin ...
Benim dikkatimi çeken kısım, eşeğin sürekli taşıması değil taşıdığı şeylerden istifade edemeyişiydi. Bazen çok kıymetli şeyler taşır, farkında bile olmazdı. Bazen taşıdığının farkında değildi çünkü alışmıştı taşımaya sorgu aklına bile gelmezdi.Yeme, içme, dinlenme ve karşı cinse duyulan ilgiden gayrısı çok da umrunda değildi. Bu, etrafımda şahit olduğum bazı üst model insanların yaşayış tarzına çok benziyordu. Hayvanlar, insanların bir alt modeliydi, bazı özellikler o serilerde yoktu bunu biliyordum, ama bazı insanların üst modele ait o özellikleri kullanmadıklarında çizgi eşitlenir, hatta daha da insanın derekesini dibe vurdururdu. Kendisine verilen üstün vasıfları, rütbeleri ne diye söküp atar, kullanmamak için, katırın ayaklarını direyip gitmem de gitmem dediği gibi, kullanmam da kullanmam demek verilen aklın harcı değildi.. Söz gideceği yeri bulur.Taşıyıcılık sadece eşeğe verilmiş bir vasıf gibi görünse de insan da bazen taşıyıcılık, hamallık yapar ;ama taşıdığı şeylerden istifade etmeli. Neler taşıdığına dikkat etmeli. Arada zihninde bir sayım yapıp, ne ticareti yapıyorum, ben zihnimde neler taşıyorum, hangisinden yararlanıp hangisini, mahallenin eşeği gibi noktalar arasında taşıyorumun muhasebesini yapmalı. Ne de olsa çok şeyin muhasebesini yapıyoruz, beş kuruş etmeyen davalara, olaylara günlerce , senelerce hatta ömrüne feda edercesine yatırım yapanlar varken, en önemli vasfımız aklımız ,zihnimizde nelerin hamallığını yaptığımızı düşünmek asıl vazifemiz olsa gerek. Bilgilerin sadece beyinde hamallığını yapıyorsak, noktalar arasında taşınıp duruyorsak yolumuz yanlış. Diş fırçalamanın önemini herkes bilir, bilhassa yatmadan önce, ama sadece kafada bilgisi taşınıyor icraat yoksa “taşıyıcı , hamal” demek daha doğru olur. Allah'ı , ahireti, hesap gününü, hakkı ,haramı, helali, adaleti bilip de bunları gözetmemek fiiliyata geçirmeden zihinde bu gerçekleri taşımak bizleri kurtarmaz. Sadece bilenler değil bildikleriyle amel edenlerden olalım ve etrafımıza sabırla bu yolu tavsiye edenlerden olalım. Selam ve saygılar”¦
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
canım hocam 7 yıl önce

hocam hayatınızı çok güzel anlatmışınız ellerinize ve yüreğinize sağlık

Avatar
MEHMET AKGÜL 7 yıl önce

SAĞOL KARDEŞİM ALLAH RAZI OLSUN ARA SIRA BÖYLE BİZE BAZI ŞEYLERİ HATIRLATAN İNSANLAR OLMASA BİZ HALA YÜKLERİN ALTINDA EZİLMEYE DEVAM EDECEZ.

Avatar
İsmail Çelik 7 yıl önce

güzel bir analiz, galiba bilgili olmak yetmiyor bilinçli olmak gerek...

Avatar
Ökkeş 7 yıl önce

O eşeklerden bizim mahallede de var, ihbar ediyorum.

banner122

banner215

banner124

banner154

banner126