Çanakkale'den İstiklale Konulu Konferans Kahramanmaraş'ta Yapıldı

Anadolu Gençlik Derneği, Kahramanmaraş şubesi tarafından organize edilen “Çanakkale'den İstiklale” konulu Konferans yapıldı.

Çanakkale'den İstiklale Konulu Konferans Kahramanmaraş'ta Yapıldı

Anadolu Gençlik Derneği, Kahramanmaraş şubesi tarafından organize edilen “Çanakkale'den İstiklale” konulu Konferans yapıldı.

14 Mart 2010 Pazar 00:01
Çanakkale'den İstiklale Konulu Konferans Kahramanmaraş'ta Yapıldı
banner203

Anadolu Gençlik Derneği'nce düzenlenen programa ilgi oldukça yoğun oldu. Grup Anadolu'nun ezgileriyle Selim Kale ve ekibi tarafından söylenen “Ela gözlüm ben bu ilden gidersem” türküsüyle hüzünlü dakikalar yaşadı. Bir çok tanınmış simanın izledigi konferansta Saadet Partisi İl Başkanı Mehmet Akgül, Saadet Partisi İlçe Başkanı Atilla Kelebek, Saadet Partisi Parti müfettişi Mustafa Tüten, Karacasu eski Belediye Başkan ve Adayı Süleyman Topçuoglu, Ögder Başkanı Sabahattin Kala, İnş.Müh.Akif Çaylıoglu, İnş.Müh Halil İbrahim Gök, İşletmeci Selim Keçe, Mimar Müh. Ahmet Kara ve birçok hanım izleyici sukunet içinde izledi. Kur'an-ı Kerim tilaveti ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başlayan program, AGD Kahramanmaraş Şube Bakanı Hacı Ali Kulaç'ın açılış konuşmasıyla devam etti. AGD Şube Bakanı Hacı Ali Kulaç; “Bizler; AGD olarak ülkemizin geleceği olan gençligimizi milli, manevi ve tarihi değerleri etrafında buluşturmayı, bütün imkanlarımızı gençliğimiz için seferber ediyoruz. Sorumluluğumuzun gereğini yapıp şuurlu bir neslin inşası için çalışıyoruz.” dedi. “Sözü sahibine bırakmak üzere sizlere saygılarımı sunuyorum.” diyerek kısa bir konuşma yaptı ve sözü sahibine bıraktı. Konuşmacı Yazar Ekrem Şama Konferansına şu ifadelerle başladı; Şu Boğaz Harbi Nedir? Var mı ki dünyada eşi? Çanakkale Savaşı bir haçlı zihniyetiyle yapıldığının açık bir göstergesidir. Elbette haçlı ordusuna karşı yapılan bu mücadeleyi bir cihad olarak nitelendirmemiz gerekecektir. “Bizler her yıl milyonlarca insanla Çanakkale şehitliklerini ziyaret edip Muhteşem Zafer'imizin sırlarını öğrenip özümseyen bir Millet olarak haykırıyor ve diyoruz ki; Osmanlı'nın 14 günde ezileceğini ve başta İstanbul olmak üzere tüm topraklarının kendilerine teslim edileceğini sanan mağrur haçlı zihniyeti sahibi emperyalistlere, İmanlı bir neslin mücadelesi neticesinde 1915 yılında yüzbinlerce şehit kanı pahasına kazandığı Muhteşem Çanakkale zaferimizden aldığımız moral ve ilhamla Anadolu'da yaktığımız bağımsızlık meşalesi devam edecektir.” Batılı emperyalist devletler, başta yurdumuz olmak üzere tüm İslam ülkelerini parçalayıp İsrail'e vilayet yapmak istiyorlar. “Büyük Ortadoğu Projesi'nin eş başkanlığını gönüllü olarak yürütecek kadar teslimiyetçi iktidarları işbaşına getirmek istiyorlar. Güneydoğu Anadolu'muzu Siyonist İsrail'e, Doğu Anadolu'muzu Ermenistan'a, Karadeniz Bölgemizde Pontus'u canlandırmaya, İstanbul'umuzda, “Ekümenik Patrikhane” oyunları ile Bizans'ı diriltmeye teşebbüs ederek, Ege bölgemizi ve Kıbrıs'ı binbir oyun ve tuzakla Yunanlılara, vermek istiyorlar. Güzel yurdumuzun paylaşılması anlamına gelen, yeni Sevr haritalarını parçalayıp hazırlayanların suratına çarpacağız. Bizler de Seyit Onbaşı'yız, Yahya Çavuş'uz, biz de Cevat Bey'iz, biz de Selahaddin Adil Bey'iz. Çanakkale Savaşı bir haçlı zihniyetiyle yapıldığının açık bir göstergesidir. Bu mücadeleleri bir cihad olarak nitelendirmemiz gerekecektir. Çanakkale Ruhu'nu halen yaşayan ve yaşatan bir nesiliz. Asıl üzerinde düşünmemiz gereken, nusretin, yani Allah'ın yardımının cihad eden mehmetçikten yana olduğu gerçeğini bilinmesidir. Diyerek sözlerini tamamladı. Yazar Ekrem ŞAMA konferans sonunda okuyucularına “ŞU BOGAZ HARBİ” ve Hilelerle Çanakkale,Şiirlerle Çanakkale isimli kitaplarını imzaladı.

Anahtar Kelimeler:
HaçlıCihadMüh
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Mücahit Millîgörüş 7 yıl önce

EDİTÖR: Hakaret içeren yorumlar yayınlanamaz. Lütfen yorumunuzu tekrar yazınız.

Avatar
Eyüp 7 yıl önce

bazı okuyucular fanatik düşünceden öteye gidemiyorlar anlaşılan. Sivil toplum kuruluşlarından biri ecdatın kararlılığını ve azmini anlatan konferans yapmış. tebrik edilmesi gereken bir durumken nifak tohumları ekmekten başka işi olmayan şahıslar kişilere takarak maneviyattan uzak durum sergilemişler.

Avatar
Zahit Yalın 7 yıl önce

Bir eleştiriyi yaparken, gerçekleştirilmiş bir olay hakkında konuşurken, iyi bir araştırma yaparak, kurum,şahıs ve olayları akil ve kalp süzgecinden geçirmekle işe başlanmalıdır. Hissi ve nefsi değil sağlam iradeyle sorunun parçası olmadan çözüme ulaşmak gerekir.
Çanakkale savaşı ve İstiklal Marşının kabulü yıllarında kullanılan takvime dikkat edermisiniz
Neden sabitlendi kutlu mücadele tarihi. Miladi her ay'ımız bir Çanakkale'nin veya İstiklal marşının kutlandıgı ay olsa ve her ay nasiplense daha güzel olmazmıydı.
Her ay Çanakkale'nin gündemde tutuldugu bir ay.

Avatar
cihan yaldız 7 yıl önce

Haci Ali Beyin ifade kullanmaktan başka ne işe yaradığını da görmek istiyorum.Davası payelenmek mi yoksa islamın izzetini yüceltmek mi?

Avatar
M ODACI 7 yıl önce

GENEL KURULUNU ÜYELERDEN GİZLEYEN ADAM.

Avatar
Semih Akalın 7 yıl önce

Böylesine çok önemli bir kutlama tam zamanında, yani 18 Mart'ta yapılmalıydı.
Bu tür toplantılara şehrin önemli ve tanınmış simaları davet edilmeliydi.
Protokol diye isimleri basına verilenlerin isimlerine bakıyoruz:
Mehmet Akgül, Atilla Kelebek, Mustafa Tüten, Akif Çaylıoglu, Selim Keçe, Ahmet Kara.
Allah için söyleyin.
Şu isimlerin hangisini kim tanır, kim sever, kim bilir?
Ben bile tanımıyorum.
AGD yöneticileri, soruyorum size:
Anadolu Gençlik Derneği gibi köklü bir kuruluşun imzasını attığı bir kutlama faaliyeti böylesine toplumdan kopuk ve böylesine sönük mü olmalıydı?

Avatar
Lütfiye Münevver Hanım 7 yıl önce

İstiklâl Marşının kabûlü ile Çanakkale şehitlerini anma günü arasında bir hafta vardır.
AGD gibi güzide bir kuruluşun yönetimi bunu nasıl gözden kaçırır?
İstiklâl Marşının kabûlü ve Mehmet Akif Ersoy'u anma gününde, bir hafta sonraki Çanakkale Şehitlerini Anma gününün kutlanması,
ÖĞLE VAKTİNDE ÖĞLE NAMAZINI KILMAYIP DA, VAKTİ HENÜZ GİRMEMİŞ OLAN İKİNDİ NAMAZINI KILMAYA BENZER.
AGD Yönetiminin bu tür hususlara dikkat etmesi rica eder, selamlarımı sunarım.

Avatar
Mücahit GÜL 7 yıl önce

Milli manevi degerlerine baglı gençlik yetiş direcekmiş. sen önce kendini yetişdir. Çocuklar evcilik falan oynar sende DERNEKÇİLİK oynuyorsun................

Avatar
Zahit Yalın 7 yıl önce

Yaklaşımınız sıradan ve basit düşüncelerle oluşmuş bir yargı.Senin protokolde görmek istediklerin bunlardan dahamı yetkin.Agaca yaslanma kurur,İnsana yaslanma ölür.İnsan, yapacağı işlerde başkalarının yardımına ve desteğine değil, öncelikle kendi gücüne, bilgi ve becerisine dayanmalı ve güvenmelidir.
Senin gibi hazırlanmış kıta olmamalıdır.Sen tapındıklarına kul olabilirsin...sevsinler

Avatar
Eshâbil Özalplerden 7 yıl önce

Davet edilerek protokole oturtulanların listesine bakıyorum da...
Mehmet Akgül,Atilla Kelebek, Mustafa Tüten,Akif Çaylıoglu, İşletmeci Selim Keçe, Ahmet Kara
Toplumda daha güven duyulan, sevilen kimse bulamadınız mı davet edip de protokole oturtacak?

banner122

banner215

banner124

banner40

banner126