Eshab-I Kehf'in Afşin'de Olduğunu Padişahlar Biliyorlardı

Araştırmacı Yazar Mustafa KÖŞ Osmanlı Padişahlarının Eshab-ı Kehf'in Afşin'de olduğunu bildiklerini iddia etti.

Eshab-I Kehf'in Afşin'de Olduğunu Padişahlar Biliyorlardı

Araştırmacı Yazar Mustafa KÖŞ Osmanlı Padişahlarının Eshab-ı Kehf'in Afşin'de olduğunu bildiklerini iddia etti.

19 Mart 2012 Pazartesi 19:03
Eshab-I Kehf'in Afşin'de Olduğunu Padişahlar Biliyorlardı
banner203
Araştırmacı Yazar Mustafa KÖŞ yaptığı açıklamada Afşin Eshab-ı Kehf Medresesinde görev yapmış on dokuz tane müderristin atamasına ait Osmanlı Padişahlarından Kanuni Sultan Süleyman diğer Osmanlı Padişahlarına ait Berat nameler ve Fermanlar Es ”“Seyid Mehmed' İn torunu İlçemiz Pınar Önü Cami Emekli İmamlarından Hasan POLAT Hocamız tarafından özen ve itina ile Saklanmaktadır. Hasan POLAT Hocamıza dedeleri tarafından Kuşaktan kuşağa aktarılan Osmanlı Beratnameleri ve Fermanları ve bilgilere göre Ashab-ı Kehf mağarasının bulunduğu şehrin Afşin olduğu kuvvetle en büyük ispatıdır. Araştırmacı yazar Mustafa KÖŞ yaptığı açıklamada Osmanlılar döneminde Eshab-ı Kehfe Atanan Müderris ve Şeyhülislamlara ait ayrı ayrı olmak bir çok belge ve Berat name ile Fermanların olduğunu belirterek İlçemiz Afşin İlçesine ait Osmanlı belgelerinin bir kısmının tasnifi yapılmış bir kısmınında tasnifi sürmektedir. Mustafa KÖŞ açıklamasına şöyle devam etti. Bu Belgeler İlçemiz Afşin'in Tarihi ile Eshab-ı Kehfin Afşin'de olduğunu gösteren en büyük belgelerdir dedi. Kehf Suresi'nde verilen bilgiler ve İslam müelliflerinin eserlerinde belirtilen yorumlar ve Osmanlı Ferman Beratnameleri Ashab-ı Kehf'in Afşin'de olduğunu desteklemektedir. Ashab-ı Kehf mağarası, Afşin kazasının kuzey batısında 6 km uzaklıkta Bencilüs dağının güney doğusunda, Binboğa dağının eteklerinde, Toroslara bağlı tepenin ilçeye bakan tarafında, vadiden bir hayli yüksekte sarp bir yamaçta bulunmaktadır. Biruni, Salebi ve Makrizi gibi bilim adamları Ashab-ı Kehf'in Afşin'de olduğunu belirtmektedir. Araştırmacı Yazar Mustafa KÖŞ konuşmasına şöyle devam etti 1520 yılında Kanuni döneminde Afşin Eshab-ı Kehf Medresesine1520 yılında Minnet Çelebi atanmıştır. Minnet Çelebi aynı zamanda Kanuni Sultan Süleyman'ın Kız kardeşi Hatice Sultanın eşidir. Minnet Çelebi Verem hastalığından ölünce 1531 yılında Afşin Eshab-ı Kehf Külliyesi Cami önüne Minnet Çelebi anısına Kayın Anası Valide Sultan tarafından Kaba Naib Çardağı Yapılmıştır. Selçuklular Afşin Eshab-ı Kehf Külliyesine sahip çıkmışlardır. Osmanlı Berat namelerinde ve Fermanlarında Afşin Medreselerinde görev yapan Müderrislerin isimleri şunlardır. 1-Mevlana Hüseyin 2-Mevlana Muhyiddin 3-Hüseyin Halife 4-Hasan ÇELEBİ 5-Evliya Hasan BEK 6-Hüseyin BEK 7-Mevlana Alaaddin 8-İbrahim Mevlana Muhammed 9-Ahmet Halife 10-Mevlana Muhammed 11-Emrullah Çelebi 12-El İman 13-Hacı Muhammed 14-Alaaddin Abdulkadir 15-Mevlana Himmet 16-Mevlana Yakup 17-Mevlana Mustafa 18-Molla Mustafa Sıtkı Efendi 19-Minnet Çelebi Kanuni Sultan Süleyman'ın Kız kardeşinin kocası Kanunin Eniştesi. Osmanlı İmparatorluğu döneminde Afşin Eshab-ı Kehf Medresesine gönderilen Padişahlara ait Ferman ve Berat nameler İlçemiz Pınar önü Cami Emekli İmamlarından Es Seyid Mehmed'in torunu Hasan POLAT hocamızda Orijinal şekilleri özenle saklanmaktadır. Afşin'imizin Sevilen İmamlarından Hasan POLAT Hocamızda bulunan Osmanlı Beratnameleri ve fermanları İlçemiz AfşinEshab-ı Kehf ile Afşin Tarihine önemli katkılar sağlamıştır. Bu Ferman ve Beratnameler bir kez daha Eshab-ı Kehf'in yaşadığı Efsus -Afşin şehri olduğu kanıtlanmıştır. Nasırüddin oğlu Süleyman Bey, Ashab-ı Kehf'teki kümbet, mescit ve medreseyi tamir ettirdi.Pınarbaşı köyünü, Neşait, Resülhacılı, Küçük Subi, Büyük Subi, Çanakçı Avşar mezralarını,Ceritli, Bonuğunlu ve Ebu Leyla Cematını, Efsus şehrinin yarısını, bunların bütün seri (yasal)haklarını, örfi vergilerini ve Ashab-ı Kehfin Pazar vergisini serbest bir şekilde vakıf etti.Dulkadir Beyliği devrinde camii, mescit, medrese, ribat ve zaviyelerle külliye haline gelenBölge Osmanlılar tarafından fethedildikten sonra 1525′de yapılan ilk yazışmada, Ashab-ı Kehf'e tahsis edilen vakıf gelirlerini, Selçuklu Sultanı I.Alaaddin Keykubat vakfiyesinde serbestlik üzere kullanılmasını şart koştuğu belirtildi. Dul kadirliler zamanındada bunların vakfiyeleri devam etti. Alauddevle ve Ali Beylerde Eshab-ı Kehf vakıflarının gelirlerini sağlayan kararnameler çıkardı. Selçuklulardan başlayıp, Dulkadiroğulları ve Osmanlı Padişahları Eshab-ı kehfe sürekli önem verdikleri ve Eshab-ı Kehf'in şehri Efsus ”“Afşin şehri olduğu Osmanlı İmparatorluğu tarafından biliniyordu.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
kasım 5 yıl önce

Belgelerle kanıt oldugu iyi olmuş eshb-ı kehf in birçok yerde oldugu söylenir ama günyüzüne çıkmış taktire şayen.

Avatar
ali 5 yıl önce

K.maraş lı olarak bundan gururduydum şahsen Eshab-ı kehf afşin ilçesinde oldugu hep söylenirdi Belgelerlede kanıtlanmış Böyle güzel haber için teşekkürler.

banner122

banner215

banner124

banner154

banner126