Kahramanmaraş'ta “Bediüzzaman” paneli yapılacak

Risale-i Nur Külliyatı ve müellifi Bediüzzaman Said Nursî'nin daha iyi anlaşılması ve tanıtılması amacıyla 23-30 Mart Bediüzzaman Haftası münasebetiyle ülke genelinde düzenlenen faaliyetlerden biri de Kahramanmaraş'ta yapılacak.

Kahramanmaraş'ta “Bediüzzaman” paneli yapılacak

Risale-i Nur Külliyatı ve müellifi Bediüzzaman Said Nursî'nin daha iyi anlaşılması ve tanıtılması amacıyla 23-30 Mart Bediüzzaman Haftası münasebetiyle ülke genelinde düzenlenen faaliyetlerden biri de Kahramanmaraş'ta yapılacak.

19 Mart 2013 Salı 22:38
Kahramanmaraş'ta “Bediüzzaman” paneli yapılacak
Bediüzzaman Said Nursî'nin vefatının 53. yıldönümü dolayısıyla Yeni Asya Gazetesi Kahramanmaraş temsilciliği tarafından düzenlenen “Bediüzzaman ve Milliyet Anlayışı” konulu panel, 23 Mart 2013 Cumartesi Saat:13.30'da Kahramanmaraş Necip Fazıl Kültür Merkezi'nde yapılacak.

Açılış konuşmasını Yeni Asya Gazetesi Kahramanmaraş Temsilcisi Mehmet Diken'in yapacağı Panel'de, Yeni Asya Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Gazeteci- Yazar Kâzım Güleçyüz ve Eğitimci-Yazar H. İbrahim Akgünler Panelist olarak iştirak edecek.

Paneli ise Sütçü İmam Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Ahmet Hamdi Aydın yönetecek.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
misafir 4 yıl önce

Altıncı Mesele
Menfî milliyette ve unsuriyet fikrinde ifrat edenlere deriz ki:
Evvelâ: Şu dünya yüzü, hususan şu memleketimiz, eski zamandan beri çok muhaceretlere ve tebeddülâta maruz olmakla beraber, merkez-i hükûmet-i İslâmiye bu vatanda teşkil olduktan sonra, akvâm-ı saireden pervane gibi çokları içine atılıp tavattun etmişler. İşte bu halde Levh-i Mahfuz açılsa, ancak hakikî unsurlar birbirinden tefrik edilebilir. Öyleyse, hakikî unsuriyet fikrine hareketi ve hamiyeti bina etmek, mânâsız ve hem pek zararlıdır. Onun içindir ki, menfi milliyetçilerin ve unsuriyetperverlerin reislerinden ve dine karşı pek lâkayt birisi, mecbur olmuş, demiş: “Dil, din bir ise millet birdir.”
Madem öyledir. Hakikî unsuriyete değil, belki dil, din, vatan münasebâtına bakılacak. Eğer üçü bir ise, zaten kuvvetli bir millet; eğer biri noksan olursa, tekrar milliyet dairesine dahildir.
Saniyen: İslâmiyetin mukaddes milliyeti, bu vatan evlâdının hayat-ı içtimaîyesine kazandırdığı yüzer faydadan iki faydayı misâl olarak beyan edeceğiz.
Birincisi: Şu devlet-i İslâmiye yirmi otuz milyon iken, bütün Avrupa'nın büyük devletlerine karşı hayatını ve mevcudiyetini muhafaza ettiren, şu devletin ordusundaki nur-u Kur'ân'dan gelen şu fikirdir: “Ben ölürsem şehidim, öldürsem gaziyim.” Kemâl-i şevkle ölümün yüzüne gülerek istikbal etmiş, daima Avrupa'yı titretmiş. Acaba dünyada basit fikirli, sâfi kalbli olan neferâtın ruhunda şöyle ulvî fedakârlığa sebebiyet verecek hangi şey gösterilebilir? Hangi hamiyet onun yerine ikame edilebilir ve hayatını ve bütün dünyasını severek ona feda ettirebilir?
İkincisi: Avrupa'nın ejderhaları (büyük devletleri) her ne vakit şu devlet-i İslâmiyeye bir tokat vurmuşlarsa, üç yüz elli milyon İslâmı ağlatmış ve inletmiş. Ve o müstemlekât sahipleri, onları inletmemek ve sızlatmamak için elini çekmiş, elini kaldırırken indirmiş. Şu hiçbir cihetle istisgar edilmeyecek mânevî ve daimî bir kuvvetü'z zahr yerine hangi kuvvet ikame edilebilir, gösterilsin. Evet, o azîm mânevî kuvvetü'z-zahrı menfî milliyetle ve istiğnâkârâne hamiyetle gücendirmemeli.
Yedinci Mesele
Menfî milliyette fazla hamiyetperverlik gösterenlere deriz ki:
Eğer şu milleti ciddî severseniz, onlara şefkat ederseniz, öyle bir hamiyet taşıyınız ki, onların ekserîsine şefkat sayılsın. Yoksa, ekserîsine merhametsizcesine bir tarzda, şefkate muhtaç olmayan bir kısm-ı kalîlin muvakkat, gafletkârâne hayat-ı içtimaiyelerine hizmet ise, hamiyet değildir. Çünkü, menfî unsuriyet fikriyle yapılacak hamiyetkârlığın, milletin sekizden ikisine muvakkat faydası dokunabilir; lâyık olmadıkları o hamiyetin şefkatine mazhar olurlar. O sekizden altısı ya ihtiyardır, ya hastadır, ya musîbetzededir, ya çocuktur, ya çok zayıftır, ya pek ciddî olarak âhireti düşünür müttakîdirler ki, bunlar hayat-ı dünyeviyeden ziyade, müteveccih oldukları hayat-ı berzahiyeye ve uhrevîyeye karşı bir nur, bir teselli, bir şefkat isterler ve hamiyetkâr mübarek ellere muhtaçtırlar. Bunların ışıklarını söndürmeye ve tesellilerini kırmaya hangi hamiyet müsaade eder? Heyhat! Nerede millete şefkat, nerede millet yolunda fedakârlık?
Rahmet-i İlâhîyeden ümit kesilmez. Çünkü, Cenâb-ı Hak, bin seneden beri Kur'ân'ın hizmetinde istihdam ettiği ve ona bayraktar tayin ettiği bu vatandaşların muhteşem ordusunu ve muazzam cemaatini, muvakkat arızalarla inşaallah perişan etmez. Yine o nuru ışıklandırır ve vazifesini idame ettirir.
Mektubat, Yirmi Altıncı Mektub, s. 314

Avatar
KGT 4 yıl önce

Bediüzzaman Said Nursî' KÜRD MİLLİYETÇİSİDİR.ONUN PEŞİNDEN GİDENLERDE ZIRNIK AKIL YOKTUR.

banner122

banner215

banner124

banner40

banner126