Kayseri’deki işkence dehşeti / O görüntüler travmatik etki yapar

Kayseri'de, iki küçük çocuğa yaptığı işkence görüntüleriyle Türkiye'nin gündemine oturan Songül A. 46 yıl hapis cezasına çarptırıldı ama dehşetin izlerini ömür boyu taşıyacak çocuklara bundan sonra nasıl destek olunmalı? Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Nöropsikiyatri Hastanesi'nden Yrd. Doç. Dr. Alper Evrensel'e göre çocukların bu travmayı en az hasarla atlatabilmeleri için olayı yaşadıkları ortamdan uzaklaştırılmaları ve uzun süreli psikolojik destek almaları gerekiyor.

Kayseri’deki işkence dehşeti / O görüntüler travmatik etki yapar

Kayseri'de, iki küçük çocuğa yaptığı işkence görüntüleriyle Türkiye'nin gündemine oturan Songül A. 46 yıl hapis cezasına çarptırıldı ama dehşetin izlerini ömür boyu taşıyacak çocuklara bundan sonra nasıl destek olunmalı? Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Nöropsikiyatri Hastanesi'nden Yrd. Doç. Dr. Alper Evrensel'e göre çocukların bu travmayı en az hasarla atlatabilmeleri için olayı yaşadıkları ortamdan uzaklaştırılmaları ve uzun süreli psikolojik destek almaları gerekiyor.

27 Aralık 2015 Pazar 19:35
Kayseri’deki işkence dehşeti / O görüntüler travmatik etki yapar
banner203
 Kayseri'deki işkence dehşeti
O görüntüler travmatik etki yapar

Çocukları o ortamdan uzaklaştırıp uzun süreli destek vermek gerekiyor

Kayseri'de, iki küçük çocuğa yaptığı işkence görüntüleriyle Türkiye'nin gündemine oturan Songül A. 46 yıl hapis cezasına çarptırıldı ama dehşetin izlerini ömür boyu taşıyacak çocuklara bundan sonra nasıl destek olunmalı? Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Nöropsikiyatri Hastanesi'nden Yrd. Doç. Dr. Alper Evrensel'e göre çocukların bu travmayı en az hasarla atlatabilmeleri için olayı yaşadıkları ortamdan uzaklaştırılmaları ve uzun süreli psikolojik destek almaları gerekiyor.

Yrd. Doç. Dr. Evrensel, çocuklara verilmesi gereken psikolojik destek ile uzun vadede bu olayın çocuklar üzerindeki olası etkilerini şöyle değerlendirdi:

"Bu tür olaylarda ilk müdahale travmaya neden olan ortamdan uzaklaştırmadır. Bu gibi durumlardaki yaklaşım tarzını en güzel anlatan örnek yanma olayıdır. Bedenimizin bir bölgesi kazara yanar ise refleksif olarak yakıcı cisimden kendimizi uzaklaştırırız. Fakat bu uzaklaşma yeterli değildir. Hızlı şekilde o dokunun soğutulması gerekir. Bunun için buz uygulanmalıdır ve bu uygulama 1-2 saat sürdürülmelidir. Böylece yanan dokunun tahribatı en aza indirilmeye çalışılır. Eğer böyle yapılmazsa derin yanık izleri kalır. Benzer şekilde psikolojik travmalar sonrasında da hemen o anda destek sağlanmalıdır ve bu destek aylarca sürdürülmelidir.

Büyüdüklerinde yansımaları olacak
Çocukluğunda şiddete ve ihmale maruz kalan kişiler yetişkinlik yıllarında bunun yansımalarıyla karşılaşır. Depresyon, panik bozukluğu, sosyal fobi, takıntı hastalığı, insanlara güven ve ilişki sorunları gibi ruhsal bozukluklar sıklıkla görülür. Ayrıca travmasını hatırlatan durumlarda ilk yaşandığı zamana yakın derecede korku ve kaygı nöbetleri yaşanır."

İnsanların yarasını yeniden acıtır
Yrd. Doç. Dr. Alper Evrensel, dehşet görüntülerinin sosyal medyada paylaşılmasını ve olayın "üvey anne" söylemi çerçevesinde yayılmasını da eleştirerek, şöyle devam etti: "Bu görüntüler, izleyende travmatik etki yapar. Sebebi de insanın empati yeteneğidir. Empati yapabilen insanlar kendisini o çocuğun yerine koyar ve sanki bu şiddet kendisine uygulanıyormuş gibi acı çeker. Eğer izleyen kişinin çocukluğunda benzer travmaları olduysa ve tedavi görmediyse travması canlanır. Sanki ilk defa o şiddete maruz kalıyor gibi bir kez daha yaralar açılır ruhsal yapısında. Bu nedenle görüntülerin tümüyle izlenmesi yerine şiddet uygulandığını ima eden kısımlarının fotoğraf şeklinde basında verilmesi yeterli olacaktır.

Bebekleri öz anneleri çöpe atıyor
Burada şiddet uygulayan kişinin sıfatı değil kişiliği önemlidir. Zira her sıfattan kişi hatta bazen öz anneler bile buna benzer ağır şiddet davranışları sergileyebilir çocuklarına. Doğumdan sonra sokağa ya da çöpe atılan bebekleri de öz anneleri atmaktadır. Burada da yine cani ruhlu şiddete meyilli psikopat kişilikli anneler söz konusudur. Bu nedenle şiddetin üvey anneyle ilişkilendirilmesi doğru ve mantıklı olmaz. Şiddete yatkın anti sosyal kişilik bozukluğu erkeklerin yüzde 3'ünde, kadınların ise yüzde 1'inde görülmektedir. Şiddete eğilimli kişilerin kısa süre içinde fark edilmesi ve onlardan uzak durulmasıyla görülebilecek zarar bertaraf edilmiş olur."
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner215

banner124

banner40

banner126