Küresel ısınma ve pozitivizm

İnsanlara “çağdaşlık adına yutturulan” bir akım var. Akımın adı, pozitivizm. Bu akım, kaç yüzyıldır dünyaya hakimse, Batı da o yıllar kadar Dünyaya hakimdir. Bu akım kaç yüzyıldır dünyaya egemense, mazlumlar o yıllar boyunca boyun eğmektedir.

Küresel ısınma ve pozitivizm

İnsanlara “çağdaşlık adına yutturulan” bir akım var. Akımın adı, pozitivizm. Bu akım, kaç yüzyıldır dünyaya hakimse, Batı da o yıllar kadar Dünyaya hakimdir. Bu akım kaç yüzyıldır dünyaya egemense, mazlumlar o yıllar boyunca boyun eğmektedir.

28 Temmuz 2009 Salı 17:26
Küresel ısınma ve pozitivizm
Nedir bu pozitivizm? Özet olarak belirtelim. Pozitivizm, insanın kısır aklını yüceleştiren, akıldan başka bir rehber tanımayan ve bu doğrultuda, bilim kılıfı içinde materyalizme ve Batılılara hizmet eden bir akımdır. Pozitivistler, “insan-doğa ilişkilerinde oldukça taraflı davranırlar, konunun ilahi boyutunu hep göz ardı ederler, insanları kavramlarla, kuramlarla kandırmayı amaçlarlar. Dünyadaki bilime, yönetime, kültür-sanata ve diğer alanlara halen de egemen olan bu akımı kısaca açıkladım. Son zamanlarda, pozitivistlerce ortaya atılan şu Küresel Isınmaya da kısaca değinelim. Küresel ısınma nedir? Küresel ısınma, Dünyadaki ortalama sıcaklıkların yıllar içinde düzenli olarak artış göstermesidir. Hangi yıllar içinde? Son yüzelli yıl içinde. Milyarlarca yıl önce yaratılan dünyada son yüzelli yılın sözü mü olur, şeklinde düşünebilirsiniz. Bu şekildeki bir düşünce gerçekten çok doğru ve yerinde bir düşüncedir. Haydi buna da mümkün diyelim. Dünyamız ısındığı için, küresel boyutta kuraklık baş gösterecek, buzullar eriyecek, çölleşme her tarafı saracak, dünyayı sular basacak vb küresel felaketler ortaya çıkacak. Haydi bunları da kabul edelim ve tedbirler alınması gerektiğini düşünelim. Peki çözüm yolu nedir? Pozitivizmin temsilcileri tarafından çözüm yolu olarak sunulan tedbir, “sera gazı etkisi yapan yakıtların kullanımını yasaklamak” şeklinde kendini gösteriyor. Bu yakıtlar, kömür, petrol vb gibi yenilenmesi mümkün olmayan yakıtlardır. Gelelim işin en can alıcı noktasına. Bu yakıtları ölçüsüzce sanayi ve teknolojinin kullanıma açan ve gerekli tedbirleri düşünmeyen kim? Yine pozitivizm. Yine pozitivizmin ağababaları, yani kapitalistler ve materyalistler. Ey pozitivizm, Ey materyalizm, Ey kapitalizm adınız batsın sizin. Sonunda onu da yaptınız ve dünyanın başına büyük bir felaketi diktiniz. Dünyayı büyük bir felaketin eşiğine siz getirdiniz. Nasıl mı? İnsan, pozitivizmin vermiş olduğu sarhoşlukla, pozitivizmin vermiş olduğu sahte güvenle, dünyayı yalnızca kendisinin sandı. Dünyadaki çevre değerlerinin, toprağın, havanın, suyun yalnızca kendisine hizmet etmesi için yaratıldığını düşündü. Diğer canlıların haklarını hiç aklına getirmedi. Halbuki, hayvanlar da, kuşlar da, bitkiler de, ağaçlar da aynı insanlar gibi birer ümmettir (birer topluluktur) ve onların da hakları vardır. Diğer canlılar ekosistem içinde güzel bir uyum sergilerken bu uyumu insan bozdu. Bilinmektedir ki, bitkiler ve hayvanlar ekosistem bütünlüğü içinde görev yaparlar. Örneğin, toprağa düşen bir hayvan leşini diğer hayvanlar sanki bir temizlik görevlisi gibi yerler, tüketirler. Ama insanoğlu öyle değil. İnsanoğlu devamlı kirletir. İnsanoğlu, kendi çıkarları için ormanı keser, nehirleri kirletir. Bu fiilleri o kadar ölçüsüzce işler ki, kendi sonunu hazırladığını, kendi kıyametini çağırdığını bile düşünemez. Bunun adı aymazlıktır, bunun adı ahmaklıktır. İnsanoğlu, yaratılmışların en şereflisidir ama, aynı zamanda da nankör, düşüncesiz ve bencildir de. İnsanın bencilliğinin, düşüncesizliğinin, nankörlüğünün bir tezahürünü, çok açık ve net bir şekilde, çevreyi, doğayı tahrip etmesinde görmekteyiz. Pozitivizmin, bu bencilliğe, bu nankörlüğe bir tedbiri, bir çözümü var mı? Yok. İnsanoğlunun doğayı tahrip etmesinin en büyük nedeni “doğayı bir emanet olarak görmemesi” değil mi? Pozitivistler, “emanet kavramı”nı hiç dikkate aldı mı, hiç aklına getirdi mi? Hayır. İnsan, bu Dünyayı ve içindeki nimetleri Kur'an-ı Kerim'de emredilen tarzda değerlendirseydi, böyle bir sorun meydana gelir miydi? Kesinlikle gelmezdi. İşte, küresel ısınma, küresel ısınma diye feryat eden pozitivistlerin bu hususlara da eğilmesi ve bunu da araştırması, bunu da dillendirmesi gerekir. Maalesef, bu yapılmadığı gibi, küresel ısınma kavramı bir şal gibi bütün soruların üzerini örtmektedir. Evet, pozitivistler sorumluluktan kaçmıştır. Küresel ısınma diye bir kavram ortaya atmış, dikkatlere başka yöne çekmiş, kendi sorumluluklarından kaçmıştır. Pozitivistlerin, “küresel ısınmadan biz sorumluyuz” demeleri gerekirken, “küresel ısınmaya bizim yanlış eğitim ve tek taraflı bilim metodumuz neden oldu” demeleri gerekirken, “küresel ısınma” diye bir kavram icat ederek, dikkatleri başka tarafa çekmişlerdir. Kısacası, pozitivizm sorunun asıl nedenini ve çarelerini tam olarak, tüm boyutlarıyla açıklamıyor. Diğer sorunlarda yaptığının aynısını yapıyor. Pozitivizm “sorun” üretiyor, ürettiği soruna ilişkin bazı çözüm teorilerini de birlikte üretiyor. Kısacası, küresel ısınma dahil, bütün çevre sorunlarının temelinde, esasında pozitivizmin aklı yücelten “sakat anlayışı” var.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner215

banner124

banner154

banner126