Modern putperestlik: “Seviyorum ve Tapıyorum!”

“öyle bir sınavdayız ki, Kitabı açıp bakmak serbest ama açıp bakan kim ki?” Sevme ile tapmanın, bir birleriyle hem benzer, hem de benzemez yönleri vardır. Bu nedenlerle bazı insanlar zaman zaman bu iki terimi bir birine karıştırıyorlar.

Modern putperestlik: “Seviyorum ve Tapıyorum!”

“öyle bir sınavdayız ki, Kitabı açıp bakmak serbest ama açıp bakan kim ki?” Sevme ile tapmanın, bir birleriyle hem benzer, hem de benzemez yönleri vardır. Bu nedenlerle bazı insanlar zaman zaman bu iki terimi bir birine karıştırıyorlar.

22 Aralık 2011 Perşembe 00:40
Modern putperestlik: “Seviyorum ve Tapıyorum!”
Sevme ile tapmanın, bir birleriyle hem benzer, hem de benzemez yönleri vardır. Bu nedenlerle bazı insanlar zaman zaman bu iki terimi bir birine karıştırıyorlar. Artık saçmalayacak başka boyut kalmadığının göstergesi olup, dinden çıkmak için neden aramaktır. Bağımlılık ve muhtaçlık hadisesidir. Bazen de bir takım zevkler için 5 dakikalığına din değiştirmek sanılıp ama aslında büyük yıkıntılara girilen büyük söz söyleme sanatının en uç ve en utanç sözcüğüdür. Nispeten şişme bir iltifat, bir nevi sevgi belirtmeci sanılan ateşten bir gömlektir Allah muhafaza! Büyük günah desem, yok demeyin. Hatta bu şirktir şirk! Sevmede, insan hakları, hukukun üstünlüğü, sosyal normlar, demokrasi, adalet, eşitlik, barış, dürüstlük, sözünde durma, sorumluluk yüklenme gibi insanların değer verdikleri çizgiler söz konusudur. Sevmenin, kişisel bir beğeni ve tercih üzerine oturduğu bir akıl ve mantık vardır. Bu nedenlerle içinde yaşadığımız maddi koşullar değiştiğinde, sevme anlayışımızı ya revize ederiz veya tamamen değiştiririz. Bir zamanlar sevdiğimiz bir kişiyi, ideolojiyi, partiyi, dini, kültürü terkeder başkasının peşine takılırız. Sevme kelimesinin kapsam alanı geniş, mantığı dinamiktir. Zaman ve zemine göre değişir. Kısacası sevgide, aklını kullanma düşünme, karşılaştırma, yorum yapma ve tercihte bulunma vardır. Tapmanın, üzerine oturduğu bir akıl, mantık, bilimsel normlar yoktur. Gerçek aşkın gelebileceği son noktayı gösteren söz sanmayın sakın. Bu anlayışa göre, ideoloji, parti, din ve önder kişiler, kusursuzdur, yanılmazdır ve bakidir. Onlarla ilgili mantıksız bir şeyde bile, bizim kavrayamayacağımız bir keramet vardır. O her şeyi bilendir. Bizim için neyin iyi neyin kötü olduğunu bilendir, karar verendir. Bayan sevgiliye söylenmesi halinde bayan kişi tarafından fazla kibar bulunacağını, erkek sevgiliye söylenmesi halinde de muhtemelen erkek kişinin sıkılmasına sebep olacağını, kısacası her türlü iki ucu ”¦.!!!... sonuçlar doğuracağını düşündüğüm eylemdir. Bazıları da bunu meslek ve huy edinir. İlişkilerde söylenen en büyük yalanlardan biri olduğu için her devirde amaca giden bir araçtır. Sahtekar adam söktörel olarak kandırıp aldatmaya yönelik kullanır, kızlarda bunu çok ama çok iyi yerler. Yok canım! Demeyin ve buyurun bakalım bu adamın sözlerine bakın: ”” Bir canım var o da senin olsun, ben sana tapıyorum. 3 gün sonra hatun kişi aldatılınca: ”” Hani ulan bana tapıyordun, hani çok seviyordun beni? Diyen kadına, adamın cevabı: ”” Ben tek tanrılı dinlere inanmam. Ve olaydan sonra dünyası yıkılan bir sevgili. Buyurun buradan yakın! Sonra da ilaçlar, şizofrenik obsesif depresyonlar. Ee yüreğinin tapınağa götürdüğü sevgilinin geri dönüşü psikiyatristen geçer. Nasıl olsa Tapıyorum dediği sevgili bedevaya gelmişti. O an düşünür “Gelişi bedeva olanın gidişi pahalıya mal olurmuş” Taptığım dediğimiz bir şeyi eleştiremeyiz, yargılayamayız ve karşı çıkamayız. Kısacası tapma, dogmatizmdir, kör bir inançtır. Bu nedenlerle içinde yaşanan maddi koşullar, ne kadar değişirse değişsin, onu revize etmemiz veya terk etmemiz söz konusu değildir. Hele ki aşkta olursa bu. Ne mi olur? İşte şairin dediği gibi: Beni seviyor musun diye hiç sorma Sana tapıyorum sevmek ne demek Böyle sorularla kafanı yorma Sana tapıyorum sevmek ne demek ************************** Aşkınla yanmışım oldum divane Sensin benim dertlerime tek çare Manalı manalı bakma sen öyle Sana tapıyorum sevmek ne demek İşte tapma denen saçma bağıl, insanları düşünmeden uzaklaştırır. Beyin fonksiyonumuzu kilit altına alır. Bunun sonucunda, gözümüzün önünde duran şeyleri göremez, yorumlayamaz ve sentezlere varamaz bir hale geliriz. En basit bir şeyi anlayamaz, yorumlayamaz duruma düşeriz. Bu durum, insanları gericileştirip çağ dışına itmeye başlar. Eğitim görmüş insanlar bile aptalca konuşmaya, yazmaya başlarlar. Örneğin: içimde ateş, ateşin içinde sen. Hangi tövbe kabul görünür ki günahın içindeyken”¦ ve Yunus'u bile yanlış olarak alırlar. içeriğini değil siluetini alıp işte bu derler: Cennet cennet dedikleri Birkaç köşkle birkaç huri İsteyene ver onları Bana seni gerek seni. Rabbim böyle düşünce ve heveslerden bizleri ve çocuklarımızı uzak eylesin. Bu nedenle eğiticeğiz eşimizi, çocuklarımızı hatta kendimizi. Asil yaşarsak imani dururuz. Bu merhalede asalet ve iman çok önemlidir.. Soysuzların işidir bu sözler. Sözün özü o ki; Bir soyluyu zor alır, kolay doyurursun. Bir soysuzu da kolay alır, zor doyurursun. Ama asil insanlar bunların arasındaki nüansı fark eder ve düşmezler. Tapmak ve tapınak tek Rabbidir onlar için. Benim gönlüm öyle paldır puldur girilmez, dergâhtır dergâh. Girince de dengeli gel, “tapmak” istemek, günahtır günah! Derler. Onlar tapılacak kişiyi görmek için başlarını kaldırıp yukarı bakarlar.Çünkü tapılacak aşk belden yukarıdadır, bilirler. Çocuklarınıza şu öğüdü bol bol verin: Kıymet verdiğimiz şeyler için (aşk, özgürlük, inanç) ölümüne mücadele etmeye mecbur olduğumuz çağlardan kalma, demode bir fikire kanmayın. Bugün Leyla için bunları söyleyecekler, yarın Mevla'nın huzurunda neyleyecekler, bir düşünsünler. Unutmayalım ki, herkes taptığı sevgilisinin vaat ettiği cennete girecektir. Suat GÜNEŞ
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner215

banner124

banner40

banner126