Seninle Neyi Paylaşabilirim ki?

Yaşamın sosyal boyutunu görmezden gelmek mümkün olmadığı için, dünyanın merkezine kendimizi yerleştirsek bile, tek başımıza yaşama imkânını hatta ihtimalini bile düşünemeyiz. Birlikte yaşama zorunluluğu ise insanları paylaşmaya mecbur kılıyor. Ekmeği, aşı

Seninle Neyi Paylaşabilirim ki?

Yaşamın sosyal boyutunu görmezden gelmek mümkün olmadığı için, dünyanın merkezine kendimizi yerleştirsek bile, tek başımıza yaşama imkânını hatta ihtimalini bile düşünemeyiz. Birlikte yaşama zorunluluğu ise insanları paylaşmaya mecbur kılıyor. Ekmeği, aşı

25 Mart 2009 Çarşamba 21:44
Seninle Neyi Paylaşabilirim ki?
Paylaşmak elbette çok güzel bir davranıştır. Paylaşan ve paylaşılan insanların duygularını tamir eder. Paylaşmak insan ruhundaki rahatsızlıkları törpüler ve insanları rahatlatır. İnsanların gözünü ve gönlünü bağlayan hırstan kurtulmanın bir diğer adıdır paylaşmak. Paylaşmak, paylaşan kişinin elinde kalanlarının sigortasıdır bir bakıma. İzin verirseniz bu yazımda, paylaşmanın ne kadar güzel bir davranış olduğunu anlatmaya çalışmayacağım. Paylaşmanın, ne kadar kötü yanları varsa onları sizinle paylaşmak istiyorum. Evet, yanlış okumadınız paylaşmanın zararlarını paylaşmak istiyorum sizinle. İhtiyacı olmayan bir insanla, hiçbir şeyinizi paylaşmayın. Bilginizi, paranızı, zamanınızı, ekmeğinizi ihtiyacı olmayan insanlarla paylaşmayın. Gereksinim duymayan insan, sizin sunduğunuz değerlerin kıymetini bilmez. İyilik yapma duygularınız güzelleşeceği yerde güçsüzleşir. Seminer vermek amacıyla güzel yurdumun dört bir yanını geziyorum. Katılımcıların hazır bulunuşluk düzeyleri, sadece beni değil benden ziyade kendilerini etkiliyor. Salona kendi iradesi ile bilerek ve isteyerek gelen insanlara sunum yapmak ile zoraki veya hatıra binaen salona gelen katılımcılara konuşmak arasında dağlar kadar fark var desem abartmış sayılmam diye düşünüyorum. Her şeyden önce sizin sunacağınız imkânlara, paylaşacağınız insanların ihtiyaç duymaları ve bunu ifade etmeleri gerekir. Paylaşacağınız bir bilgiye ihtiyacı olmayan kişilerle, bu bilgiyi paylaşmayın. İhtiyacı olmadığı için lüks olarak algılar, size göre çok değerli olan bilginin kıymetini bilmez. İhtiyacı olmayan birine para yardımında bulunmanız durumunda da değişen bir şey olmaz. Yapacağınız yardım gerçek yerine ulaşmayacağı için sonunda üzülen siz olursunuz. Her geçen gün gelişen teknoloji işlerimizi kolaylaştırmanın yanı sıra yoğunluğumuzda bir azalmaya sebep olmuyor. Hala bizim için zaman çok değerli bir kavram olma özelliğini koruyor. Gerçekte zaman ayırdığımız kişiler, değer verdiğimiz insanlardır. Kendisine ayırdığımız zamanın farkında olmayan, bu özel zamana ve ilgiye ihtiyaç hissetmeyen kişilerden zamanınızı esirgeyin lütfen. Size göre çok özel olan değerli zamanınızı paylaştığınız insanlardan aynı ilgiyi göremediğinizde aşağılandığınızı, incindiğinizi hissedersiniz. Tartışma kurallarını bilmeyen, nezaketten yoksun, görgü kurallarını içselleştirememiş kişilerle polemik yaşamaktan sakının. Çevrenize faydası olmasını düşlediğiniz birikiminizi aktarmaya çalıştığınız kimseler, bunun değerini idrak edememişlerse, sizi boş konuşmakla itham ederler, pat diye sözün ortasına girip sizi incitirler. Kendi uzmanlık alanının dışında konuşan, özel alan bilgisi gerektiren konularda bile ulu orta hüküm veren önyargılı insanlarla sohbet etmeye kalkışmayın. Özel eğitim aldığınız, uzmanı olduğunuz konularda dahi kendinizi yetersiz görmeye başlarsınız. Moraliniz bozulur, toparlanamazsınız. Her kimle ve her neyi paylaşacaksanız, paylaşacağınız insanın bunun değerini bilip bilmediğine dikkat edin. Özellikle dostluğunuzu ve hayatınızı paylaşacağınız insanların kalitesine özen gösterin. Unutmayın ki, dostlarınızın kalitesi sizin kalitenizin bir göstergesidir. “Bana dostunu söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim” sözü boş yere söylenmemiştir. İhtiyacı olmayan kişilerle paylaşacağınız her değer, paylaştığınız kişileri tembelliğe sürüklerken sizi de güçsüzleştirecektir. Bilginizi, maddi ve manevi değerlerinizi, ihtiyacı olmayan, kıymetini bilmeyen kişilerle paylaşırsanız onlara iyilik yapmış olmazsınız. Siz güç durumlarla imtihan olurken aynı zamanda dostunuzu da yitirmiş olursunuz. Paylaşmak, iki ucu da keskin bir bıçağa benzer. Paylaşmayıp biriktirmeye kalkarsanız, biriktirdiğiniz değerler zarar görür. İçten içe tükenmeye başlar. Doğru kişilerle paylaşmadığınız zaman da kıymeti olmaz. Hem karşıya hem size zarar verir. [B]Koşulsuz bir paylaşım yoktur. Olmamalı da. Paylaşılıp paylaşılamayacak şeyler olduğu gibi paylaşılacak ya da paylaşılamayacak insanlar da mevcuttur.[/B] Bunları birbirinden ayırt etmek çok zor olduğu gibi bir o kadar da önemlidir. Bu nedenle karşınıza çıkan bir insanla bir şeyi paylaşmadan önce, o kişi ile neyi paylaşabileceğinizi iyice tartın lütfen. Zemin etüdü yapılmadan yükselen binaların sonu enkazla sonuçlandığı gibi, ölçüp tartmadan yapılacak paylaşım da insanların hüsranı ile sonuçlanabilir. [B]Yazara mesaj:[/B] yusufyesilkaya@gmail.com www.yusufyesilkaya.com [B]Not: Bu yazı;[/B] www.yusufyesilkaya.com , www.dinahlak.com , www.haber46.com.tr ve www.gelisimbahcesi.com [B]web sitelerinde eş zamanlı olarak yayınlanmaktadır.[/B]
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner215

banner124

banner40

banner126