Türklerin kişisel bakıma ilgisi artıyor

Türkiye'nin önde gelen dermatologlarından Prof. Dr. Bülent Taştan, Türk insanının kişisel bakıma yönelmeye başladığını, bu sebeple güzellik merkezlerinin giderek daha popüler hale geldiğini söyledi.

Türklerin kişisel bakıma ilgisi artıyor

Türkiye'nin önde gelen dermatologlarından Prof. Dr. Bülent Taştan, Türk insanının kişisel bakıma yönelmeye başladığını, bu sebeple güzellik merkezlerinin giderek daha popüler hale geldiğini söyledi.

05 Ocak 2010 Salı 19:54
Türklerin kişisel bakıma ilgisi artıyor

Bir Güzellik Merkezi'nde incelemelerde bulunmak üzere Kahramanmaraş'a gelen Prof. Dr. Taştan, Türkiye'nin güzellik sektöründe her geçen gün daha da geliştiğini söyledi. Türk insanının zamanla kişisel bakımına daha çok önem vermeye başladığını kaydeden Taştan, dünyada ve Avrupa'da bu sektörde yaşanan gelişmelerin yakından takip edildiğini dile getirdi. İnsanların giderek dış görünümüne önem verir hale geldiğinin altını çizen Taştan, "Bu sebeple güzellik merkezlerin sayısı giderek arttı. Ayrıca bu sektördeki mevcut cihazların hemen hemen hepsinin Avrupa'yla birlikte ülkemize de gelmesi söz konusu. Yani şu anda yurt dışında hangi cihaz varsa, bunların tamamı Türkiye'de uygulanmakta. Ayrıca yine cilt bakımı ve kozmetik gibi konularda güncel uygulamalar yakından takip edilmekte. Özellikle epilasyon ve bölgesel incelme amaçlı yoğun olmak üzere, birtakım toksin uygulamaları, kasları gevşetici ve dolgu uygulamaları da ön plana çıkıyor. Artık herkes yaş olarak dış görünümünü belirtmek istemiyor ve genç görünmeyi arzuluyor. Hal böyle olunca da bu güzellik merkezleri de daha popüler hale geliyor" diye konuştu. Teknolojinin Türkiye'de yakından takip edilmesinin, insanların yurt dışına gitmesinin de önüne geçtiğini ifade eden Taştan, "Bizler sürekli olarak yurt dışı kongreler ve fuarlar takip ediyoruz. Dolayısıyla yeni çıkan cihazlar sürekli gündemimizde. Şu anda örnek vermek gerekirse Kahramanmaraş'ta faaliyet gösteren Park Sante'de bulunan cihazlar, gerek Avrupa'da gerek Ankara ve İstanbul gibi büyük şehirlerimizdeki merkezlerde bulunan cihazlar gibi ve hatta daha ileri düzeyde. Yani yurt dışında olup da Türkiye'de olmayan hemen hemen hiçbir cihaz yok. Yurt dışında hangi cihaz üretildiyse Türkiye pazarında bu cihazlar mevcut. Yani bu konuda Avrupa standartlarındayız. Dolayısıyla insanlarımız kişisel bakımları için yurt dışına gitme gereği duymuyor" ifadelerini kullandı. Zayıflama ve bölgesel incelmede kullanılan kavitasyon uygulaması hakkında da bilgiler veren Prof. Dr. Taştan, 6-10 seans arasında devam eden bir tedavi ile 3 ve 9 cm arasında zayıflama başarısı gösterildiğini söyledi. Taştan, "Son birkaç yıl içerisinde uygulamaya konulan kavitasyon tedavisi ile bölgesel incelmede önemli başarılar sağlanıyor. 'Ses dalgalarıyla yağ parçalama yöntemi' dediğimiz bu uygulama ile sporla eritilemeyen karın ve bacak iç ve dış kısımlarındaki yağ birikimleri parçalanıyor. Ağrısız ve acısız yapılan bu tedavi ile herhangi bir iğne uygulamadan sadece yüzeyden ultrasonik başlıklarla ses dalgası atarak haftada bir seanslar yapılıyor. 6 veya 10 seans arasındaki tedavi süreci ile ortalama her seansta 1 veya 2 santim olacak şekilde genelde 3 santim ve 9 santim arasında değişen başarılara ulaşılıyor" şeklinde konuştu. Radyo frekansla bölgesel incelme ve vücut şekillendirmesinin de son zamanlarda ortaya çıkan en popüler uygulamalardan biri olduğunu söyleyen Prof. Dr. Taştan, mevcut cihazlarla 4 işlemin bir arada gerçekleştirildiğini belirterek şunları söyledi: "Hem radyofrekans, hem infra ısı kaynağı, hem mekanik merdaneler dönerek ısıtmakta ve cihaz vakum yaparak 4 işlemi bir arada gerçekleştirmekte. Böylece hem selülit görünümünde düzelme, hem de bölgesel incelme sağlamakta. Bu cihazda haftada bir seans olmak üzere 6-10 seans uygulanarak her seans giderek artan düzelmeyle kişinin görünümü daha iyiye doğru götürüyor. Öte yandan 4'lü kombinasyon sağlayan bu cihaz uluslararası alanda da ödül almayı başarmış ve ayrıca ABD ilaç dairesinin de onayıyla bölgesel incelmede ve selülitte onay almayı başarmıştır." Erkeklerin ise kişisel bakım noktasında en çok yardım gördüğü konuların başında ise kelliğin geldiğini dile getiren Taştan, yaklaşık 3 yıldır dünyada uygulanan saç lazeri tedavisi ile önemli mesafeler alındığına dikkat çekti. Saçların, özellikle genetik tipleri dolayısıyla ve bazı hastalıklar ile bu hastalıkların tedavisinde kullanılan ilaçlar sebebiyle döküldüğünü işaret eden Taştan sözlerini şöyle tamamladı: "Genelde uygulama periyodu 6 ayla bir yıl arasında değişmekte olup haftada 2 veya 3 seansla başlayıp seans araları giderek azalmakta. Cihazın yaptığı iş, öncelikle kişinin kendi saçında bir iyileşme sağlayıp mevcut saçın kalitesini artırmakta, daha uzun dönemde ise ince olan tüyleri kalına çevirmekte, böylelikle de bir sıkılaşma sağlamakta. Cihaz yurt dışında ABD başta olmak üzere dünyanın birçok yerinde yaygın olarak kullanılılıyor."

Anahtar Kelimeler:
TaştanCihazSeans
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Eren Turan 7 yıl önce

Sonuc ne olacak ? herkesin dis guzellik pesinde kostugu, kimsenin kimseyi begenmedigi bir yasam dogurur bu. Dogustan kucuk sorunlari olanlar icin iyi olabilir, ama diger insanlar pisikolojisini bozmaktan ileri gitmez.
Yok surani yaptir yok burani yaptir gibi reklamlar cok sacma.

banner122

banner215

banner124

banner40

banner126