Vatandaşlarımız sahip oldukları hasta haklarını biliyorlar mı?

Yazıma, sağlık konusunda, zihinlerimizde çok etkili bir şekilde yer etmiş veciz bir söz ile başlamak istiyorum. Bu söz, Cihan Padişahı Kanuni Sultan Süleyman'a aittir. “Halk içinde muteber bir nesne yok Devlet gibi, olmaya Devlet cihanda, bir nefes sıhhat gibi”.

Vatandaşlarımız sahip oldukları hasta haklarını biliyorlar mı?

Yazıma, sağlık konusunda, zihinlerimizde çok etkili bir şekilde yer etmiş veciz bir söz ile başlamak istiyorum. Bu söz, Cihan Padişahı Kanuni Sultan Süleyman'a aittir. “Halk içinde muteber bir nesne yok Devlet gibi, olmaya Devlet cihanda, bir nefes sıhhat gibi”.

02 Eylül 2010 Perşembe 22:54
Vatandaşlarımız sahip oldukları hasta haklarını biliyorlar mı?
banner203

Sultan Süleyman'a ait bu veciz sözün gerçek ve hak olduğunu hepimiz biliriz de doğruluğunu en çok da, hasta olduğumuzda idrak ederiz. Çünkü hasta olduğumuzda dünya gözümüzde beş para etmez. Sağlımız bozuksa neye yarar, dünya, neye yarar para-pul, mal-mülk. Sağlık, her şeyin başıdır. Sağlık olmadan ne olabilir ki! Hiçbir şey olmaz. Mutluluk da, servet de, mal mülk de, hatta Devlet de, hep sağlıkla olur. Sağlık önemli, fakat, hastalıklar da bir gerçektir. Çağımızda hastalığın nerdeyse bin türlüsü var. Teknolojik gelişmeler bazı hastalıklara çare olurken, yeni yeni hastalıklara da sebep oluyor. İşte, fabrikalardan kaynaklanan hava kirliliği ve neticesinde ortaya çıkan nefes problemleri, işte, trafikteki motorlu araçların gürültüsünden meydana gelen psikolojik sorunlar, işte plastik ve metal maddelerin neden olduğu çeşitli sağlık problemleri. Bu arada metal deyince aklıma geldi. Geçenlerde bir Yaşlı Amca, “ah, bakır kaplar ah”, diyordu. “Kalaylı bakır kaplar gitti, hastalıkların bin türlüsü geldi” diyordu. Yaşlı Amcamız. Yanlış mı söylüyor! Teflon tavaların kansere yol açtığı Bilim Adamlarınca geçen günlerde açıklandı. Hangi maddeden yapıldığı belli olmayan tencerelerde, kimyevi maddeler de ihtiva eden tavalarda yemek yapılıyor ve sonra da “buyurun yeyin” deniyor. İşte hastalıkların bin türlüsünün meydana geldiği bu çağda, yediğimiz-içtiğimiz gıdalar ve içecekler hakkında bilgi sahibi olmalıyız. Buna rağmen hasta olduğumuzda, (Allah korusun) hasta hakları konusunda bilgi sahibi olmalıyız ki, sağlığımıza daha kısa zamanda kavuşabilelim. Hasta Hakları'nı şöyle tanımlayabiliriz. Hasta Hakları, “hasta durumunda olan ve bu durumundan dolayı sağlık hizmetlerinden öncelikle faydalanması gereken kişilerin, Anayasa'dan başlayıp en alt düzeydeki ilgili mevzuat kadar sahip oldukları haklara hasta hakları” denir. Ülkemizde Hasta Hakları Yönetmeliği 01.08.1998 tarih ve 23420 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu Yönetmelik toplam 51 maddeden müteşekkildir. Bu Yönetmeliğin 1. maddesi aynen şöyledir: Bu Yönetmelik; temel insan haklarının sağlık hizmetleri sahasındaki yansıması olan ve başta Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nda, diğer mevzuatta ve milletlerarası hukuki metinlerde kabul edilen "hasta hakları"nı somut olarak göstermek ve sağlık hizmeti verilen bütün kurum ve kuruluşlarda ve sağlık kurum ve kuruluşları dışında sağlık hizmeti verilen hallerde, insan haysiyetine yakışır şekilde herkesin "hasta hakları"ndan faydalanabilmesine, hak ihlallerinden korunabilmesine ve gerektiğinde hukuki korunma yollarını fiilen kullanabilmesine dair usül ve esasları düzenlemek amacı ile hazırlanmıştır. Burada şu soru hemen akla gelmektedir. Bu Yönetmelik, kamu, özel, üniversite, askeri hastanelerinin hepsinde geçerli midir? Bu sorunun cevabını Yönetmeliğin 2. maddesinde bulmaktayız. Bu Yönetmelik; sağlık hizmeti verilen resmi ve özel bütün kurum ve kuruluşları, bu kurum ve kuruluşlarda veya bunların dışında hizmete katılan her kademedeki ve unvandaki ilgilileri ve hizmetten faydalanma hakkını haiz olan bütün fertleri kapsar. Buna göre Hasta Hakları Yönetmeliği tüm Hastanelerde geçerlidir. Her Hastanın Sahip Olduğu Haklar: 1- Her hasta sağlık hizmetlerinden faydalanma Hakkına sahiptir. 2- Her hasta, bu Haktan, adalet ve hakkaniyete uygun olarak faydalandırılmalıdır. 3- Her hasta, hastalığının seyri ve gidişatı hakkında her aşamada bilgi isteme Hakkına sahiptir. 4- Her hasta, teşhis ve tedavi göreceği sağlık kuruluşunu seçme ve değiştirme Hakkına sahiptir. 5- Her hasta, teşhis ve tedavi gördüğü sağlık kuruluşunda personeli tanıma, seçme ve değiştirme Hakkına sahiptir. 6- Her hasta, sağlık kuruluşundan hizmet alırken öncelik sırasının belirlenmesini isteme Hakkına sahiptir. 7- Her hasta, modern tıbbın gereklerine uygun teşhis, tedavi ve bakım görme Hakkına sahiptir. 8- Hastalara tıbbi gereklilikler dışında müdahale yapılamaz. 9- Hastaların tıbbi gereklerden bahisle veya her ne suretle olursa olsun, hayat hakkından vazgeçilemez. 10-Sağlık personeli, hastanın durumunun gerektirdiği tıbbi özeni göstermek zorundadır. 11- Her hasta, sağlık durumu ile ilgili detaylı bilgi alma Hakkına sahiptir. 12- Hastalar sağlık durumu ile ilgili bilgiler bulunan dosyayı ve kayıtları, doğrudan veya vekili veya kanuni temsilcisi vasıtası ile inceleyebilir ve bir suretini alabilir. 13- Hastalar sağlık kurum ve kuruluşları nezdinde bulunan kayıtlarında eksik, belirsiz ve hatalı tıbbi ve şahsi bilgilerin tamamlanmasını, açıklanmasını, düzeltilmesini ve nihai sağlık durumu ve şahsi durumuna uygun hale getirilmesini isteyebilir. 14- Hastanın, mahremiyetine saygı gösterilmesi esastır. 15- Hastalar rızaları olmaksızın tıbbi ameliyeye tabi tutulamazlar. 16- Sağlık hizmetinin verilmesi sebebiyle edinilen bilgiler, kanun ile müsaade edilen haller dışında, hiçbir şekilde açıklanamaz. 17- Tıbbi müdahalelerde hastanın rızası gerekir. 18- Hastalar kanunen zorunlu olan haller dışında ve doğabilecek olumsuz sonuçların sorumluluğu kendilerine ait olmak üzere; uygulanması planlanan veya uygulanmakta olan tedaviyi reddetmek veya durdurulmasını istemek hakkına sahiptir. 19- 18 yaşından küçük ve mümeyyiz olmayanlardan organ ve doku alınamaz. 20- İlgilinin rızası mevcut olsun veya olmasın, Bakanlık tarafından tespit edilmiş olanlar dışındaki ilaç ve araçlar, aile planlaması hizmetlerinde kullanılamaz. 21- Hiç kimse; Bakanlığın izni ve kendi rızası bulunmaksızın, tecrübe, araştırma veya eğitim amaçlı hiçbir tıbbi müdahale konusu yapılamaz. 22- Herkesin, sağlık kurum ve kuruluşlarında güvenlik içinde olmayı bekleme ve bunu isteme Hakları vardır. 23- Sağlık kurum ve kuruluşlarında imkanları ölçüsünde hastaların dini vecibelerini serbestçe yerine getirebilmeleri için gereken tedbirler alınır. 24- Hastalar kişilik değerlerine uygun bir şekilde ve ortamda sağlık hizmetlerinden faydalanma Hakkına sahiptir. 25- Muayene ve tedavi sırasında hastaya yardımcı olmak üzere; mevzuatın ve kurum imkanlarının elverdiği ve hastanın sağlık durumunun gerektirdiği ölçüde, tedaviden sorumlu olan tabibin uygun görmesine bağlı olarak, refakatçi bulundurulması istenebilir. 26- Hastalar, koruyucu sağlık hizmetleri, tıbbi sebeplerden dolayı sağlık kuruluşuna bizzat gidilemeyen veya götürülemeyen haller ve tabii afetler gibi olağanüstü durumlarda hizmetleri sağlık kuruluşu dışında da alabilirler. 27- Hastaların ve hasta ile ilgili bulunanların, hasta haklarının ihlali halinde, mevzuat çerçevesinde her türlü müracaat, şikayet ve dava Hakları vardır. 28- Hasta haklarının ihlali halinde, personeli istihdam eden kurum ve kuruluş aleyhine maddi veya manevi veyahut hem maddi ve hem de manevi tazminat davası açılabilir. İşte yukarıda 28 madde ile sahip olduğunuz hasta haklarından herhangi birinden mahrum kalmış iseniz, hastanelerde oluşturulmuş Hasta Hakları Birimine müracaat etmeniz gerekmektedir. Sorununuz burada çözülemezse, yine hastanelerde kurulmuş olan ve resmi görevliler ile sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerinden oluşan sekiz kişilik hasta hakları kurulu devreye girmektedir. Bu kurul müracaatınız inceleyerek sağlık personelinin “kusuru var” ya da “kusuru yok” şeklinde karar vermektedir. Şimdi yazımın bu noktasında başlıktaki soruyu soruyorum. Vatandaşlarımız, sahip oldukları hasta haklarını biliyorlar mı? Çok açık yüreklilikle söylemek durumundayım. Ne hasta haklarında yeterince bilinçli ve eğitimli olduğumuz söylenebilir, ne de hasta hakları konusunda çalışan derneklere yeterince katkı verdiğimiz söylenebilir. Maalesef, toplum olarak kötü bir özelliğimiz var. Bir sorunla karşılaşırsak, “ancak söyleniriz, ancak ilgili mercilere söylemeyiz”. Esasında, “söylenmemeli ve söylemeliyiz”. Bir hastaneye gitmişiz, bir sorunla karşılaşmışız ve “kendi kendimize söylenmişiz” neye faydası var. Halbuki, bu durumlarda başvurulacak yol bellidir. Hastanelerde hasta hakları birimleri var. Buraya sözlü müracaat edip hakkımızı ararız. Sorun çözülmezse, yazılı olarak başvurur yine hakkımızı ararız. Hangi konuda olursa olsun, hak aramak en büyük vatandaşlık görevidir. Eğer hakkımızı gerekli ve etkili bir şekilde aramıyorsak, yan gelip yatıyorsak, bize vatandaş değil, belki de “yatandaş” demek gerekir. Yazımın sonunda çok bilinen bir sözü tekrarlıyorum: Allah (cc) doktora ve hastaneye muhtaç etmesin ve bu ikisinin eksikliğini de vermesin. Amin. Tüm vatandaşlarımıza, sağlık ve huzur içerisinde, doktor ve hastaneye ihtiyaç hissetmedikleri nice nice güzel günler dilerim.

Anahtar Kelimeler:
SahiptirHakkına
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Ahmet Sandal 6 yıl önce

Sayın Başkan Ahmet Tandoğan çalışmalarınızı takdir ediyoruz. Selamlar Ahmet Abi.

Avatar
ahmet tandoğan 6 yıl önce

hasata hakları dernek baskanı olarak duyarlılığınızdan ötürü tebrık eder çalışmalarınızda ve yazı ve yayın hayatınızda başarılar dilerimç

banner122

banner215

banner124

banner154

banner126